Ara

Bilim İnsanları Keşfedilmemiş Bir Okyanus Kanyonunda İnsan Atıklarıyla Karşılaştı

Dünyanın okyanuslarının en karanlık derinliklerinde sürprizler beklemek doğaldır. İnsan için burası, gezegenimizin sunduğu en zorlu ortamlardan biridir ve bu derinliklerde nelerin yaşadığına veya yaşamın nasıl sürdüğüne dair çok az şey biliyoruz.

Ancak bu seferki sürprizler, insanlığın bıraktığı ayak izleriyle çok tanıdıktı. 2025 yılında uzaktan kumandalı bir araçla yapılan bir dizi dalış sırasında bilim insanları, daha önce hiç keşfedilmemiş bir su altı kanyonunda, insan yapımı atıkların kendilerinden önce oraya ulaştığını gördüler.

Yaklaşık 1.120 metre derinlikte başlayan bu sessiz keşif yolculuğunda, 1.920 metrede parlak renkli bir noodle paketi, biraz daha derinde, 1.949 metrede bir kanca takılı naylon ip, daha fazla gıda ambalajı, plastik poşet ve kullanılmış bir bardak gibi atıklar görüntülendi. Araştırmayı yürüten ekibin kullandığı araç, her dalışta daha fazla insan yapımı çöp tespit etti.

Arjantin'deki Mar del Plata Su Altı Kanyonu'nda yapılan 17 dalış boyunca, ekip deniz seviyesinden 1.120 ila 3.820 metre derinlikler arasında insan yapımı toplam 29 atık tespit etti. Bunların 27'si plastikten oluşuyordu.

Derin Deniz Araştırmaları Grubu'ndan (GEMPA) deniz biyoloğu Diego Urteaga, ekibin ana amacının derin deniz bentik biyoçeşitliliğini incelemek olduğunu belirtiyor. Ancak okyanusun bu izole edilmiş noktasındaki atıkların bariz varlığının, onları belgelemeyi ve bilim camiasıyla paylaşmayı önemli hale getirdiğini vurguluyor.

Su altı kanyonları, adından da anlaşılacağı gibi, deniz tabanına oyulmuş devasa vadilerdir. Aynı zamanda besin maddelerinin birikerek akıntılarla taşındığı ve kanyon duvarları tarafından tutulduğu biyoçeşitlilik noktaları olabilirler. Mar del Plata kanyonu, Arjantin kıta sahanlığının yüzlerce kilometre açıklarında yer alıyor ve bu durum, kıyıdan doğrudan ulaşan atıklar senaryosunu zorlaştırıyor.

Araştırmacılar, bulunan atıkların türlerinin (dolaşmış ip, lastik çizme, raf ömrü uzun gıda ambalajları) kentsel kaynaklardan ziyade, özellikle balıkçı tekneleri gibi açık denizde faaliyet gösteren gemilerden kaynaklanan atıklarla daha tutarlı olduğunu belirtiyor. Bu durum, insan faaliyetlerinin denizdeki önemli bir atık kaynağı olabileceğine işaret ediyor.

Bu üzücü keşiflere rağmen, küçük bir umut ışığı da vardı. Diğer su altı kanyonlarıyla karşılaştırıldığında, Mar del Plata'nın beklenenden daha az kirli olduğu gözlemlendi. Ekipteki bir diğer deniz biyoloğu Daniel Lauretta, başlangıçta çok daha kirli bir alan beklediğini ve şanslı bir şekilde atık miktarının nispeten düşük olduğunu ifade ediyor.

Bazı su altı kanyonlarında kilometre başına 50 ila 80 atık tespit edilirken, Mar del Plata'daki atık yoğunluğunun hesaplandığı bir dalışta bu sayının üçten az olduğu görüldü. Ancak atıkların miktarı kadar, derin deniz ekosistemleri üzerindeki etkileri de endişe verici. Bulunan bazı atıkların, bölgede yaşayan deniz canlıları tarafından yuva olarak kullanılmaya başlandığı görüldü. Bu durumun uzun vadeli ekolojik sonuçları henüz tam olarak anlaşılamamış olsa da, insan yapımı nesnelerin derin deniz ekosistemlerini değiştirebileceği ve canlıların doğal dağılım alanlarının dışına taşınmasına neden olabileceği düşünülüyor.

Araştırmacılar, Mar del Plata kanyonundaki atık envanterinin tam olmadığını ve daha küçük veya sedimanla kaplı atıkların gözden kaçmış olabileceğini belirtiyor. Ekip, Arjantin'deki diğer su altı kanyonlarında da benzer çalışmalar yaparak, atıkların yaygınlığını ve Mar del Plata'nın genel resimdeki yerini daha iyi anlamayı hedefliyor. Zira okyanusların derinliklerinde hala insan gözünün hiç görmediği pek çok sır yatıyor ve bilim insanları bu bilinmezliği keşfetme hayalini sürdürüyor.

Önceki Haber
NVIDIA'nın B200 GPU'ları Lansman Fiyatının %58 Üzerinde Değerleniyor!
Sıradaki Haber
Dinozorlar Soğuk Bölgelerde Hayatta Kalmak İçin Yumurta İnkübatörleri mi Geliştirdi?

Benzer Haberler: