Yapay zeka teknolojilerinin hızla gelişmesi, şirketleri daha kaliteli ve özgün veri kaynaklarına yönlendiriyor. İnternetin büyük bir kısmının yapay zeka tarafından üretilmiş içeriklerle dolmaya başlaması, 'yapay zeka pisliği' olarak adlandırılan bu durum, modellerin eğitim sürecini olumsuz etkiliyor. Bu sorunu aşmak isteyen teknoloji devleri, dikkatlerini insanlığın edebi mirasına çevirmiş durumda.
Son yapılan araştırmalar, yapay zeka şirketlerinin, modellerini eğitmek için büyük miktarlarda ikinci el kitabı, aracılar vasıtasıyla gizlice satın aldığını ortaya koyuyor. Bu kitaplar, özellikle 2022 öncesine ait ve yapay zeka tarafından henüz işlenmemiş, orijinal içerik barındırma olasılığı yüksek kaynaklar olarak öne çıkıyor. Bu strateji, hem veri kalitesini artırmayı hem de kamuoyunda oluşabilecek tepkilerden kaçınmayı hedefliyor.
Daha önce de yapay zeka şirketlerinin eğitim verisi için fiziksel kitaplara yöneldiği biliniyor. Örneğin, önde gelen yapay zeka şirketlerinden biri, modellerini geliştirmek için milyonlarca basılı kitaptan veri çekip ardından bu kitapları imha etmişti. Bu şirket, kitapları belirli bir platformdan temin etmişti. Mahkeme kararları, kitapların yapay zeka eğitimi için kullanılmasının telif hakkı yasası kapsamında 'adil kullanım' sayılsa da, bu şirket daha önce telif hakkı ihlali nedeniyle önemli bir ceza almıştı.
Benzer bir şekilde, bir yayıncılar koalisyonu da küresel teknoloji şirketlerinden birine dava açarak, bu şirketin yapay zeka modellerini geliştirmek için milyonlarca telifli kitabı yasa dışı bir şekilde kullandığını iddia etti.
Kitap satışları için geniş bir veri tabanına sahip olan bir platform, yapay zeka sektörünün büyümesiyle birlikte, bu şirketler için özel kitap toplama hizmetleri sunmaya başlamış durumda. Yapılan anlaşmalarda tek seferde binlerce, hatta bir milyon adede kadar kitap alımı gerçekleşebiliyor.
Bu durum, özellikle ikinci el kitap satıcıları arasında da dikkat çekiyor. Bazı satıcılar, son aylarda olağanüstü bir kitap satış artışı bildirdi. Normalde haftada birkaç düzine kitap satarken, bu rakamların yüzlere ulaştığı ve normal hacmin beş katına çıktığı belirtiliyor. Diğer online kitap satış platformlarında da benzer toplu alım artışları gözlemleniyor.
Bu büyük ölçekli alımların doğrudan yapay zeka şirketleri tarafından yapıldığına dair kesin bir kanıt olmasa da, bazı işaretler dikkat çekiyor. Alımların yalnızca Uluslararası Standart Kitap Numarası (ISBN) olan kitaplarla sınırlı olması, herhangi bir konu, tür veya yazar ayrımı gözetilmemesi ve hatta kitap fiyatlarının dikkate alınmadan yüksek fiyatlarla bile alınması bu durumun göstergeleri arasında.
Yapay zeka firmalarının kitapları dijital ortama aktarma yöntemleri de ilginç detaylar barındırıyor. Şirketlerin, kitapları zarar vermeden tarama veya sayfalarını ayırarak yüksek hızlı tarayıcılardan geçirme gibi farklı yöntemler kullandığı biliniyor. Verimlilik ve maliyet açısından genellikle kitapları parçalayarak tarama yöntemi tercih ediliyor ve bu da milyonlarca kitabın fiziksel olarak yok olmasına neden oluyor.
Basılı kitaplar, yapay zeka için değerli bir bilgi kaynağı olsa da, bu durumun etik boyutları da tartışılıyor. Nadir veya baskısı tükenmiş kitapların bu süreçte ayırt edilip edilmediği belirsizliğini koruyor. Ayrıca, taranan kitapların sadece yapay zeka eğitimi için özel veritabanlarına aktarılması, bu bilgilerin gelecekte kamu erişimine kapalı kalması anlamına geliyor. Bu durum, daha akıllı yapay zekalar elde etme adına, geleceğin bilgiye erişimini kısıtlama riski taşıyor.