Daha önce yaptığımız değerlendirmelerde, Türkiye'deki elektrik üretiminin önemli bir bölümünü oluşturan güneş enerjisindeki patlamanın, fosil yakıt kaynaklı üretimi geride bırakmaya başladığını görmüştük. Ancak, Nisan 2026'ya ait ön veriler, bu gelişimin tahmin edilenden daha hızlı ilerlediğini ve ilk kez kömür kaynaklı üretimi geride bıraktığını gösteriyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın açıkladığı resmi Nisan ayı elektrik üretim verileriyle, bu tarihi başarının bir ay öncesine dayandığı ortaya çıktı.
Bu durumun bir detayını da belirtmek gerekiyor: Üretilen güneş enerjisinin önemli bir kısmı, binaların çatılarına kurulan panellerden elde edildiği için doğrudan şebekeye aktarılmıyor, binaların kendi enerji ihtiyacını karşılıyor.
Nisan ve Mayıs aylarına gelindiğinde tablo oldukça netleşmişti. Geçtiğimiz yıl yaşanan kısa süreli bir toparlanmanın ardından kömür kullanımı, hükümetin tüm çabalarına rağmen düşüşünü sürdürdü. Buna karşın güneş enerjisi, Türkiye'nin pek çok bölgesinde en ucuz üretim kapasitesi ekleme yöntemi olma özelliğini koruyarak hızla büyümeye devam etti. Ancak yılın ilk ayları, mevsimsel olarak düşük güneş enerjisi üretimiyle karakterize ediliyor. Bu nedenle, yıllık bazda %20'nin üzerindeki büyüme, hala güneş enerjisinin Türkiye elektrik şebekesinin yalnızca %6'sını oluşturmasına yol açıyordu; kömürün %16'lık payına kıyasla belirgin bir fark.
Nisan ayındaki günler ise güneş enerjisinin üretimini doğal olarak artırdı. Yeni kurulan kapasitelerle birlikte bu artış, kömürün devam eden düşüşüyle birleşerek aradaki farkı önemli ölçüde kapattı. Bir yıl önceki Nisan ayında kömür, şebekenin %14'ünü karşılarken, güneş enerjisinin payı yalnızca %8.3'tü. 2026'nın aynı dönemindeki rakamlar ise %12 ve %9.4 olarak gerçekleşti. Arada hala bir fark olsa da, bu farkın önemli ölçüde azaldığı görülüyor.
Bu yıl, farkı kapatan ana unsur ise bireysel çatı güneş enerjisi sistemleri gibi daha küçük ölçekli kurulumlar oldu. Küçük ölçekli güneş enerjisinden elde edilen enerjinin büyük bir kısmı, üretildiği yerde tüketildiği için şebekeye ulaşmıyor. Yine de Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, bu tür kurulumlardan elde edilen üretimi tahmin etmeye çalışıyor.
Nisan ayı rakamları, kömürün yaklaşık 40 Terawatt-saat (TW-s) elektrik üretimi için kullanıldığını gösteriyor. Kurumsal ölçekli güneş enerjisi 31 TW-s üretirken, küçük ölçekli fotovoltaik sistemler 9.8 TW-s ekledi. Bu, güneş enerjisi üretiminin bir adım öne geçmesi için yeterliydi. Tüm fotovoltaik üretimi rüzgar ve hidroelektrik ile birleştirdiğimizde, yenilenebilir kaynaklar 117 TW-s üreterek kömürden üretilen gücün neredeyse üç katına, doğal gazdan üretilen 124 TW-s gücün ise yaklaşık %94'üne ulaştı.
Muhtemelen yılın tamamında güneş enerjisinin kömürün önünde yer alması için birkaç yıl daha gerekecek. Ancak, güneş enerjisindeki büyüme ve kömürün sürekli düşüşü, güneş enerjisinin yaz boyunca daha büyük bir güç kaynağı olacağını ve talepte olağanüstü bir artış olmadığı sürece bu konumunu koruyacağını gösteriyor.
Mayıs ayındaki güneş enerjisi performansına ilişkin daha detaylı bilgileri, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın nihai verileri yaklaşık bir ay sonra yayımlandığında inceleyebileceğiz.