Sony'ye açılan yeni bir davada, PlayStation Store üzerinden 'satın alınan' dijital oyunların makul tüketiciler tarafından mülkiyet olarak algılanmayacağı savunuluyor. Ancak, Tüketici Hakları Wiki'de derlenen belgeler, Sony'nin kendisinin birçok kez dijital oyunların kullanıcılara ait olduğunu belirttiği en az 44 örnek ortaya koyuyor. Bu liste, Sony'nin çeşitli hizmetlerinde ve web sayfalarında kullanıcıların dijital PS4 ve/veya PS5 oyunlarını 'sahip olduklarını' açıkça ifade ettiği yüzlerce örneği kapsıyor.
Sony'ye göre, bir oyuncu PlayStation Store'dan bir oyunu sepetine ekleyip 'Satın Al' düğmesine bastığında, dijital ürünlerin mülkiyetini kazandığına dair bir sözleşme yapıldığına inanması 'makul' değil. Şirket, aslında ödenenin, Sony tarafından sunulduğu sürece geçerli olan, geri alınabilir sınırlı bir lisans olduğunu savunuyor. Bu durum, hukuki anlamda mülkiyetten oldukça farklı.
Bu dava, tam olarak mülkiyet üzerine olmasa da, tüketiciye yönelik bilgilendirme ve ürün temsiliyle ilgili. Davacılar, dijital bir oyun satın almanın Sony'nin fikri mülkiyetinin mülkiyetini devrettiğini iddia etmiyorlar. Bunun yerine, Sony'nin 'satın al', 'satın alma' ve 'sahip olma' gibi kelimeleri kullanmasının, tüketicileri geri alınabilir bir lisans yerine kalıcı bir kullanım hakkı elde ettiklerine inandırabileceğini öne sürüyorlar. Bu ayrım önemli çünkü Sony'nin savunması, makul bir tüketicinin bu işlemi bu şekilde yorumlamayacağı iddiasına dayanıyor. Aynı zamanda davacılar, Sony'nin kendisinin de müşterilerinin satın aldığı dijital oyunları tanımlarken bu tür sahiplik dilini rutin olarak kullandığını gösteren önemli kanıtlar sunmuş durumda.
Bu konu, Sony'nin dijital mağazasının gelecek yıldan itibaren yeni PlayStation oyunlarını satın almanın tek yolu olacağının doğrulanmasıyla daha da belirginleşiyor. Yayıncının 2028'in Ocak ayında oyun diskleri üretimini durduracağı duyurusu, oyunların fiziksel kopyalarını sahipliğin bir kanıtı olarak gören oyuncular arasında büyük tepkiye yol açmıştı. Çoğu oyuncunun oyunları dijital olarak satın aldığı (bazı raporlara göre PlayStation oyunlarının %85'i kadar) ve disk üretimi ile kullanımının giderek azaldığı da belirtilmeli.
Ancak oyuncuların öfkesi aslında disklerin sonuyla ilgili değil. Bu öfke uzun süredir birikiyordu çünkü oyuncular tüketici haklarına aykırı uygulamalardan rahatsızlık duyuyorlardı. Disklerin ortadan kalkacağı gerçeği, meraklı kitlenin dışındaki birçok oyuncuyu, dijital satın alımlarının mülkiyetinde olmadığını ve istendiği zaman geri alınabileceğini fark etmeye zorladı; tıpkı Sony'nin geçmişte yaptığı gibi. Özellikle son yıllarda oyun yayıncılarının fiyat artışları göz önüne alındığında bu durum daha da can sıkıcı hale geliyor; oyunlar tipik 60 dolar tavanından 70 dolara ve son olarak 80 dolara yükseldi (Mario Kart World, Zelda: Tears of the Kingdom ve şimdi de Grand Theft Auto VI gibi oyunlarda), ancak genellikle eski oyunlar kadar tatmin ve keyif sunmakta zorlanıyorlar.
Böylece Tüketici Hakları Wiki'ye ve Sony'nin kendi web sitesi ile dijital mağazasında mülkiyet dilini açıkça kullandığı örneklere geri dönüyoruz. Wiki, bu alıntıları hem canlı sayfalara bağlantılarla hem de ilgili metnin vurgulandığı arşivlenmiş ekran görüntüleriyle katalogluyor. Tüketici Hakları Wiki, tüketici hakları savunucusu ve YouTuber Louis Rossmann tarafından kurulmuş olsa da, sitenin etrafında oluşan topluluk, özellikle de sorumluluklarını reddeden teknoloji şirketleri tarafından tüketici haklarının sürekli aşınmasına karşı ayaklanarak bu çalışmanın büyük bir kısmını gerçekleştirmiştir.
Bu davanın gerçekten deneme aşamasına gelip gelmeyeceği ne yazık ki hala belirsiz. Sony, her dört davacının da PlayStation Network'e kaydolurken bu tür bir anlaşmaya taraf olduğunu belirterek davayı özel tahkime taşımaya çalışıyor; bu durumda Sony muhtemelen her davacıya küçük bir nakdi ödeme yapacak ve yasal olarak konu kapanacaktır. Dava jüri önüne çıkarsa, en azından Kaliforniya'da kamuya açık bir kararla gerçek bir yasal emsal oluşturma olasılığı var. PlayStation Store'da tüketici şeffaflığı adına, mahkemenin bu davayı dinlemeyi kabul etmesini umalım.