Ara

Bilim İnsanları Sualtı Operasyonları İçin 3D Baskı Kalkanlı Siborg Hamamböcekleri Geliştirdi!

Bilim dünyası, uzaktan kumandalı, 3D baskı ile üretilmiş ve kızılötesi kameralarla donatılmış siborg hamamböcekleri ile çığır açan bir gelişmeye imza attı. Esnek bir "dalış kıyafeti" giydirilen canlı böcekler, artık üç saate kadar su altında hayatta kalabiliyor ve hareket edebiliyor.

Bu teknoloji, ilk olarak yirmi yıl kadar önce Amerika Birleşik Devletleri Savunma Bakanlığı İleri Araştırma Projeleri Ajansı (DARPA) tarafından başlatılan siborg böcek projelerinin güncel ve dikkat çekici bir örneğini sunuyor. Yeni geliştirilen 3D baskı varyantı, uzaktan kumandalı ve kızılötesi kameralara sahip hamamböcekleri, su altında uzun süreler boyunca operasyon kabiliyeti sağlıyor.

Bilim dünyası, bu böcekleri afet bölgelerinde arama kurtarma çalışmalarına destek amacıyla kullanmayı hedefliyor. Siborg böcekler, üzerine teknoloji entegre edilmiş canlı böceklerdir. Daha önceki çalışmalarda, bu böceklerin kontrollü bir sürüsünün oluşturulabildiği gösterilmişti. Ancak, bu sürünün su altında hareket edememesi, araştırmacıları yeni çözümler üretmeye teşvik etti.

Yapılan güncellemeler sonucunda, böcekler su altında üç saate kadar, yaklaşık 50 cm derinlikte hareket edebildi. Bu süre, çoğu su birikintisi ve hafif sel bölgeleri için yeterli. İlginç bir şekilde, böceklerin su altındaki hızı karadaki hızına yakın seyrediyor. Hamamböcekleri yüzme konusunda uzman olmasa da, kürek çekerek ve yüzerek su içinde ilerleyebilirler.

Bu gelişmenin arkasındaki sır, böceklerin giydiği özel olarak 3D baskı ile üretilmiş dalış kıyafetleri. Bu kıyafetlerde, spiracles olarak adlandırılan böceklerin "burun deliklerine" bağlanan tüpler bulunuyor. Tanktaki sünger, kontrollü bir reaksiyonla oksijen üreterek böceğin nefes almasını sağlıyor. Bu yöntem, ağır ve basınçlı oksijen tankı taşıma zorunluluğunu ortadan kaldırıyor.

Hamamböcekleri, bu tür görevler için ideal bir platform sunuyor. Elektriksel uyarılarla bacakları kolayca kontrol edilebiliyor ve hareket kabiliyetleri, birçok minyatür robottan daha iyi bir arazi navigasyonu sağlıyor. Ayrıca, biyolojik pilleri teorik olarak haftalarca dayanabiliyor. Bu, enerji sınırlamalarıyla boğuşan minyatürleştirme projeleri için kritik bir avantaj.

Araştırmacıların bir sonraki hedefi, bu su altı böcek sürülerini kurtarma operasyonlarında kullanmak. Ayrıca, daha zorlu ortamlar ve hatta uzay keşifleri gibi daha uzak hedefler de gündemde. Hamamböceklerinin dayanıklılığı göz önüne alındığında, Mars gibi gezegenlerde bile kullanılabileceği düşünülüyor. Hamamböcekleri, haftalarca yiyeceksiz ve susuz kalabilir, insanları hızla öldürebilecek düşük oksijenli veya yüksek karbondioksitli ortamlarda rahatça işlev görebilirler. Ayrıca radyasyona karşı da oldukça dirençliler ve spiracleslerini kapatarak 40 dakikaya kadar nefeslerini tutabiliyorlar.

Hamamböceklerinin sindirim sistemi de oldukça gelişmiş; insan atıkları dahil pek çok şeyi tüketebiliyorlar. Yaralanmalarında kanama olmaması ve bağışıklık sistemlerinin toksinleri metabolize edebilmesi de cabası. Hızlı adaptasyon yetenekleri ve üreme hızları da onları dayanıklılık konusunda eşsiz kılıyor.

Önceki Haber
GitHub'dan Fiziksel Medya İsyanı: Dijitalleşmeye CD-ROM Cevabı
Sıradaki Haber
Intel'den Kritik 18A Üretim Süreci İçin Müjdeli Haber: Verimlilik Sorunları Aşıldı, Aylık Üretim 15.000 Wafer'a Yükseliyor

Benzer Haberler: