Ara

Alzheimer’ın Erken Habercisi Olabilecek Bir Belirti: Kadınlarda Görülen Uyku Sorunları Teknoscope’ta!

Alzheimer hastalığını erken teşhis etmek, hastalığın daha iyi araştırılması ve tedavi yöntemlerinin denenmesi için büyük önem taşıyor. Araştırmacılar, bazı kadınlarda görülen uyku kalitesindeki bozulmanın, hastalığın erken bir belirtisi olabileceğine dair yeni kanıtlar buldu.

Uyku ve Alzheimer arasındaki ilişkiyi netleştirmek karmaşık bir konu. Kötü uyku kalitesinin Alzheimer riskini artırdığını ve Alzheimer hastalığının da beyindeki tau proteini birikimi nedeniyle muhtemelen uykuya müdahale ettiğini biliyoruz. Ancak kötü uykunun bir risk faktörü mü yoksa hastalığın bir belirtisi mi olduğu henüz tam olarak anlaşılabilmiş değil.

Bu bağlantıları ayırarak hastalığın başlangıcını bulmaya çalışan bir ekip, genetik yatkınlığı olan yaşlı kadınlara odaklandı (kadınlarda Alzheimer'ın daha yaygın olması da bilinen bir gerçek).

Katılımcıların bildirdiği daha kötü uyku, testlerde daha düşük görsel hafıza performansı ve Alzheimer ile ilişkili beyin bölgelerinde daha fazla tau proteini birikimi ile ilişkilendirildi. Ancak bu ilişkiler, yalnızca hastalık için genetik riskin en üst düzeyinde olan kadınlarda bulundu. Bu da durumun yaşlanmanın doğal yıpranmasından ziyade, özellikle hastalıkla ilişkili olduğunu gösteriyor.

Kesin sonuçlar için daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulsa da, bu bulgular uyku düzenindeki bozulmaların, daha ciddi belirtiler ortaya çıkmadan önce, Alzheimer geliştirme riski daha yüksek olan kişilerde bir işaret olabileceğini düşündürüyor.

Araştırmacılar, yayımlanan makalelerinde, "Uyku şikayetleri, Alzheimer hastalığı için umut vadeden bir risk faktörü olabilir." ifadesini kullanıyor. "Uygun bir uyku düzeni oluşturmak ve uyku kalitesini iyileştirmek, özellikle yaşlı kadınlarda, Alzheimer hastalığının hafifletilmesi ve önlenmesi için potansiyel bir müdahale hedefi olabilir."

Analize, 65 yaş ve üzeri 69 kadın katıldı. Katılımcılardan uyku düzenleri (uyku süresi, verimliliği ve uykusuzluk süresi dahil) hakkında anket doldurmaları istendi ve standart hafıza testleri uygulandı. Katılımcılardan 63'ünün, belirli beyin bölgelerindeki tau birikimini ölçen beyin tarama verileri de mevcuttu.

Katılımcıların zaman içindeki takibi yapılmadığı için nedensel sonuçlar çıkarma konusunda sınırlamalar bulunuyor. Ancak en yüksek genetik riske sahip grupta, kötü uyku, düşük görsel hafıza skorları ve aşırı tau arasındaki ilişki istatistiksel olarak anlamlı kaldı.

Araştırmacılar, veri toplama tamamlandıktan sonra analizi tekrarlamayı planlıyor.

Bahsedilmesi gereken bazı sınırlamalar da var. Alzheimer ile ilişkili sadece belirli beyin bölgelerinde bir ilişki görüldü ve sadece görsel hafıza (şekillerin ve boşlukların hatırlanması) etkilendi. Sözel hafıza (duyulan veya okunan bilgilerin hatırlanması) ise herhangi bir değişiklik göstermedi. Ayrıca, mevcut uyku bozuklukları olan kadınlar analizden çıkarıldığında, bu ilişki ortadan kayboldu.

Çalışmanın dikkat çekici bir diğer bulgusu ise, genetik riskin daha düşük olduğu gruptaki (bu çalışmadaki genel olarak yüksek riskli grubun alt seviyesinde yer alan) kadınların aslında daha kötü uyku kalitesi bildirmeleri. Ancak bu grupta, kötü uyku aynı görsel hafıza ve tau değişimleri paterniyle ilişkili değildi.

Araştırmacılar, "Belki de genetik riski yüksek grupta, öz bildirim ve nesnel uyku ölçümleri arasında bir tutarsızlık yakalıyor olabiliriz. Bu durumda, hafif bilişsel bozukluğu olan bireyler, öznel uyku durumlarını aşırı tahmin edebilirler. Bu durum, Alzheimer'ın erken klinik belirtileri olan anosognozi veya hafıza geri çağırma eksikliklerini yansıtıyor olabilir." yorumunu yapıyor.

Depresyon veya genetik miras gibi birçok Alzheimer risk faktörüne kıyasla uyku, daha değiştirilebilir bir değişkendir. Mevcut araştırmalar bağlamında, bu bulgular daha iyi bir uyku düzeni benimsemenin ve uyku kalitesini iyileştirmenin, Alzheimer'ın genetik riskinin bir kısmını azaltmaya yardımcı olabileceğini öne sürüyor. Bu durum, bu çalışmanın kapsamının biraz dışında olsa da önemli bir çıkarım.

Bu keşfin bize, kötü uyku ve Alzheimer arasındaki ilişki hakkında daha fazla bilgi verdiğini ve bireyler arasındaki değişken risk faktörlerinin önemini gösteriyor. Uyku kalitesi pahalı testler gerektirmeden öznel olarak bildirilebildiği için, araştırmacıların bu konuyu daha fazla inceleyeceğinden emin olabilirsiniz.

Araştırmacılar, "Uyku bozuklukları ve Alzheimer hastalığı arasında çift yönlü bir ilişki olduğunu gösteren kanıtlar artıyor. Kötü uyku, Alzheimer hastalığından orantısız bir şekilde etkilenen ve erkeklere göre daha kötü öznel uyku kalitesi bildiren yaşlı kadınlar için göz ardı edilmiş bir risk faktörü olabilir." ifadelerini kullanıyor.

Bu araştırma, Journal of Prevention of Alzheimer's Disease'de yayımlandı.

Önceki Haber
Apple'dan Büyük Adım: M6 MacBook Pro'lar OLED Teknolojisiyle Piyasaya Sürülmeye Hazır!
Sıradaki Haber
Eski Akıllı Saat Yeni Vites: Audi A4'e 3D Baskı ile Dönüşüm!

Benzer Haberler: