Ara

Ölümcül Mantar Enfeksiyonlarına Karşı Umut Işığı: Yeni Bir Tedavi Keşfedildi!

Bilim insanları, hayatı tehdit eden mantar enfeksiyonlarına neden olan mikroorganizmaları etkisiz hale getirebilecek, daha önce pek bilinmeyen bir bakteriyel antibiyotik keşfetti. Bu buluş, ilaçlara direnç kazanan mantarların küresel bir sağlık sorunu haline geldiği günümüzde büyük önem taşıyor.

Araştırmayı yöneten moleküler biyolog Ana Traven, “Her yıl dünya genelinde tahmini iki milyon insan mantar enfeksiyonları nedeniyle hayatını kaybediyor, ancak tedavi seçenekleri hala sınırlı. Modern tıp, cerrahi ve kanser tedavilerinden organ nakli ve yoğun bakıma kadar birçok alanda, bu ölümcül enfeksiyonları önleme ve tedavi etme yeteneğimize bağlı.” ifadelerini kullandı.

Traven ve ekibi, bu soruna çözüm olabilecek mevcut ancak az bilinen bir antibiyotik buldu. “Mantar enfeksiyonları için geliştirilmiş aşılar bulunmuyor ve mevcut antifungal ilaçların bazıları oldukça toksik olabiliyor. Bu da bu hastalıkları önlemek ve tedavi etmek için acilen yeni yollara ihtiyaç duyulduğunu gösteriyor.” diyen Traven, keşfedilen antibiyotiğin bu ihtiyaca cevap verebileceğini belirtti.

Candida albicans, genellikle vücudumuzda fark edilmeden yaşayan, zararsız bir maya türüdür. Ancak çok nadir durumlarda patojen hale gelebilir. Bu enfeksiyonlar genellikle bağışıklık sistemi zayıf olan veya kritik ameliyatlar geçirmiş kişilerde daha sık görülür.

C. albicans, yayılmasına yardımcı olan yuvarlak maya formundan dokulara nüfuz etmesine olanak tanıyan ipliksi hifal forma geçiş yapabilir ve hücrelerimize zarar veren kandidalisin adlı bir toksin salgılar. Eğer C. albicans kana karışırsa (kandidiyemiyazis olarak adlandırılır), enfeksiyon hayatı tehdit edici boyutlara ulaşabilir. Üstelik, eskiden etkili olan antifungal ilaçlar artık eskisi gibi çalışmamaya başladı.

Yakın zamanda keşfedilen gladiolin adlı antibiyotik, mantarların istilacı hifal formundan daha az zararlı maya hücrelerine geri dönmesini sağlıyor. En azından laboratuvar ortamındaki deneylerde bu etki gözlemlendi.

Günümüzdeki en iyi antibiyotiklerin birçoğu doğadan elde ediliyor. Gladiolin de bu genellemeye uyuyor. İlk olarak 2017 yılında keşfedilen gladiolin, Burkholderia gladioli bakterisi tarafından üretiliyor. Bu bakteri de, Candida gibi, hastanede yatan hastalarda komplikasyonlara neden olabiliyor, ancak bu durum çok daha nadir görülüyor.

Bakteriler ve mantarlar her zaman barışçıl bir arada yaşamazlar; çoğu zaman aynı kaynaklar için rekabet ederler. Bir mikroba karşı en etkili kimyasal silahlar, rakibinin genlerinde bulunabilir.

B. gladioli insanlara karşı tehlikeli olabildiği ve C. albicans’ın da sorun yarattığı aynı ortamlarda bulunabildiği için, doktorlar doğrudan bakteriyi ortama bırakıp kimin kazanacağını bekleyemezler. Bu nedenle bilim insanları, laboratuvarda yetiştirilen ve başlangıçta kistik fibrozisli bir hastanın akciğerinden elde edilen bakterilerden dikkatlice gladiolin elde ettiler.

Gladiolin, daha önce tüberküloza neden olan bakterilere karşı umut vaat eden bir etki göstermişti. Yeni bulgular, gladiolinin amfoterisin B adlı güçlü bir antifungal ilacın etkinliğini artırabildiğini gösteren güncel araştırmalara ekleniyor.

Yapılan yeni araştırmalar, bu bakteriyel yan ürünün C. albicans üzerindeki etkisini, Tye7 ve Gal4 adlı iki anahtar proteini aktive ederek ve mantarın glikoz metabolizmasını hızlandırarak detaylı bir şekilde ortaya koyuyor. C. albicans glikozunu tükettiğinde, gladiolinin sayesinde daha az istilacı olan maya formuna geri dönüyor.

Araştırmacılar, amfoterisin B eklediklerinde, ikili birleşimin sinerjik bir etki yaratarak, tek başına uygulanan tedavilerden daha güçlü bir şekilde C. albicans biyofilmlerini baskıladığını gözlemledi.

Monash Üniversitesi'nden moleküler biyolog Greg Challis, “Bulgularımız, gladiolinin mevcut ilaçların tehlikeli mantar patojenlerini, tıbbi cihazlarda oluşan ilaç dirençli biyofilmler dahil olmak üzere öldürmeye yardımcı olabileceğini ve aynı zamanda daha düşük, daha az toksik dozlarda antifungal ilaçların kullanılmasını sağlayabileceğini gösteriyor.” dedi.

Bu tedavinin insan vücudunda benzer şekilde işe yarayıp yaramayacağını anlamak için, ilacın insanlarda güvenli ve etkili olup olmadığını test etmek üzere klinik denemelere geçilmeden önce bir dizi öncü deneme yapılması gerekecek.

Bazı uzmanlar, mantar enfeksiyonlarının bakteriyel enfeksiyonlar kadar yaygın olmadığı için genellikle göz ardı edildiğini, ancak teşhis ve tedavisinin çok daha zor olabileceğini ve giderek artan yayılma ve direnç görüldüğünü belirtiyor. Bu mücadelede her türlü yardıma ihtiyaç duyulacak ve gladiolin de bu yardımın bir parçası olabilir.

Önceki Haber
Tükürüğünüzdeki Gizli Örüntü, Kolorektal Kanser Riskini Ortaya Koyabilir: Yeni Araştırma Sonuçları
Sıradaki Haber
Laptop RTX 5090'dan Çığır Açan Performans! M5 Max'i Geride Bıraktı, Ama Bir Şartla...

Benzer Haberler: