Aktif kalmanın genel olarak sağlığımızı koruduğunu ve her gün belirli sayıda adım atmanın bunu yapmanın basit bir yolu olduğunu hepimiz biliyoruz. Ancak, bu adımları atarken zaman, mesafe ve temponun hangi kombinasyonlarının en iyi faydayı sağladığı daha az net. Herkesin günlük yürüyüşe çıkma fırsatı, iş yoğunluğu, sağlık sorunları veya diğer yaşam koşulları nedeniyle eşit olmuyor. Özellikle bazı kişiler için sağlığı en üst düzeyde nasıl geliştireceğini bilmek oldukça faydalı olabilir.
British Journal of Sports Medicine'da yayınlanan yeni bir araştırmada, Sidney Üniversitesi'nden bir ekip liderliğindeki araştırmacılar, geniş bir sağlık araştırma veri tabanındaki 64.000'den fazla orta yaşlı bireyin kayıtlarını analiz ederek ortalama sekiz yıl boyunca takip etti. Çalışma süresi boyunca atılan adım sayısı ve bu adımların yoğunluğu, ölümler ve ölüm nedenleriyle karşılaştırılarak egzersiz alışkanlıkları ile sağlık sonuçları arasındaki ilişkiler incelendi.
Araştırmanın en önemli bulgusu, yürüyüşten fayda görmek için günlük 10.000 adıma ulaşma zorunluluğunun olmadığı. Monash Üniversitesi'nden davranış bilimci Nicholas Koemel, "Bu çok paylaşılan adım hedefi aslında bilimsel bir kanıttan ziyade 1960'larda bir Japon adımsayar kampanyasından geliyor. Önemli olan mesaj, her adımın değerli olduğu ve adımları nasıl attığınızın da önemli olabileceğidir." dedi.
Araştırmacılar, çeşitli adım sayıları ve tempoların daha düşük ölüm riskleriyle ilişkili olduğunu buldu. Yayınlanan makalelerinde araştırmacılar, "Önceki adım odaklı çalışmaların çoğu, yoğunluğu ve miktarı izole bir şekilde ele alıyordu, bu da toplam günlük adım hacmi ve yoğunluğu arasındaki ortak ilişkiyi anlama konusunda kanıt yetersizliğine yol açıyordu. Adımları belirlemek için gelişmiş bir ivmeölçer algoritmasıyla birlikte büyük bir prospektif kohort kullanan çalışmamız, tüm nedenlere bağlı ölüm (ACM) ve kardiyovasküler hastalık (CVD) ölüm riskiyle ilişkili farklı adım tabanlı stratejileri inceledi." ifadelerini kullandı.
Analiz için katılımcılar dört gruba ayrıldı: günde 5.000 adımdan az atanlar, günde 5.000-7.500 adım atanlar, günde 7.500-10.000 adım atanlar ve günde 10.000 adımdan fazla atanlar.
Bu gruplar arasında ilginç örüntüler ortaya çıktı. Örneğin, günde 5.000 adımdan az ama tempolu (dakikada yaklaşık 80 adım) yürüyenler ile günde 5.000-7.500 adım ama daha yavaş (dakikada yaklaşık 60 adım) yürüyenler arasında benzer ve önemli bir ölüm riski azalması görüldü. Başka bir deyişle, eğer istediğiniz gibi 7.500 adımı tamamlayacak vaktiniz yoksa, daha yüksek tempoda yürümeyi deneyebilirsiniz; bu, aynı sağlık faydalarını sağlayabilir. Eğer hızlı yürüyemiyorsanız, daha fazla adım atmayı hedefleyin.
Araştırmacılar, günün en tempolu 30 dakikasında dakikada yaklaşık 90-100 adım hızına ulaşmanın bir tür ideal nokta olduğunu ve bunun faydalı bir sağlık hedefi olabileceğini belirtti. Öte yandan, tempo faktörünü dışarıda bıraktığımızda, günde 7.500-10.000 adım, en düşük ölüm riskiyle ilişkilendirildi.
Araştırmacılar, "Bulgularımız, riski azaltmak için hem günlük adım sayılarını hem de adım yoğunluğunu hedefleyen adım tabanlı yaklaşımlar için kanıt tabanına katkıda bulunuyor ve özellikle günlük adım sayısını veya adım yoğunluğunu artırmada engelleri olan orta yaşlı ve yaşlı yetişkinler için adım tabanlı müdahalelere ışık tutabilir." diye ekledi.
Çalışmanın gözlemsel niteliği, neden-sonuç ilişkisinin kanıtlanamayacağı anlamına geliyor; araştırmacılar sadece ne olduğunu gözlemledi, farklı senaryoları birbirine karşı test etmedi. Adım aktivitesi, çalışma süresinin sadece bir kısmı için kaydedildi ve zamanla değişmiş olabilir. Diyet ve yaş dahil olmak üzere birden çok faktör verilerde hesaba katılmış olsa da, adım sayısını ve ölüm riskini etkileyen başka 'gizli' etkiler (hastalık veya sosyal izolasyon gibi) olmuş olabilir.
Bu sınırlılıklara rağmen, uzun çalışma süresi ve katılımcı sayısı, bu araştırmayı gelecekteki sağlık kılavuzları için kullanışlı bir referans haline getiriyor ve basit bir günlük adım sayısının her şey olmadığını gösteriyor. Araştırmacılar, "Çalışmamız, ölüm riskiyle ilişkili farklı adım boyutlarının kombinasyonlarını incelemek için tek ölçütlü yaklaşımların (örn. yalnızca günlük adım sayılarına odaklanma) ötesine geçerek, gelecekteki adım ilişkili halk sağlığı ve klinik kılavuzlarına bilgi sağlayacaktır." şeklinde belirtti.
Bu araştırma, British Journal of Sports Medicine'da yayınlanmıştır.