Yapay zeka (YZ) veri merkezlerinin inşaatı, tedarik zincirinin karşılayamayacağı bir talep artışına yol açıyor. Çin'in önde gelen optik fiber üreticileri, siparişlerini 2027'nin başlarına kadar doldurmuş durumda. Bu durum, özellikle cam bazlı fiber optik kablo tedarikinde ciddi sıkıntılara neden oluyor ve teslimat sürelerini aylara hatta bazı ürünlerde bir yıla kadar uzatıyor.
YZ altyapısından kaynaklanan talep, fiber sektörünün daha önce planladığı her şeyin çok ötesine geçmiş durumda. Sektör verilerine göre, 2025 yılında veri merkezlerinin fiber talebi bir önceki yıla göre yaklaşık %76 oranında artış gösterdi. 2027 yılına gelindiğinde ise bu segmentin toplam küresel fiber talebinin %30'unu oluşturması bekleniyor. Karşılaştırma yapmak gerekirse, 2024 yılında bu oran %5'in altındaydı.
Tüm bu yoğun talebin arkasındaki temel neden, YZ eğitim ve çıkarım kümelerinin geleneksel bulut altyapılarından çok daha yoğun ağ bağlantıları gerektirmesi. YZ odaklı veri merkezleri, geleneksel sunucu raflarına kıyasla yaklaşık 36 kat daha fazla fiber optik kabloya ihtiyaç duyuyor.
Ne yazık ki, optik fiberin temelini oluşturan ve fiberin çekildiği cam çubukların (preform) üretimi, yüksek giriş engelleri ve teknik zorluklar barındıran bir süreç. Sektör kaynaklarına göre, yeni preform üretim kapasitesinin oluşturulması genellikle 18 ila 24 ay sürüyor. Bu da, kablo üretiminin ne kadar hızlı ölçeklenirse ölçeklensin, yakın vadede arzı sınırlıyor.
Bu darboğazı daha da derinleştiren bir diğer etken ise üreticilerin standart fiber optik kablo üretiminden, YZ veri merkezleri ve insansız hava araçları gibi uygulamalar için daha uygun olan, daha yüksek marjlı fiber türlerine yönelmesi. Bu üretim kayması, geleneksel telekom sınıfı fiberlerde ikincil kıtlıklara yol açarken, genel fiyat artışlarını da tetiklemiş durumda. Küresel fiber fiyatları, 2021'deki 3,70 dolarlık dip noktasından yaklaşık %70 artarak kilometre başına ortalama 6,30 dolara yükseldi.
Meta gibi büyük teknoloji şirketleri, bu duruma çok yıllı sözleşmelerle yanıt veriyor. Şirket, Ocak ayında bir üretici ile 6 milyar dolarlık bir tedarik anlaşması imzaladı. Ayrıca, finansal raporlarında ismini açıklamadığı diğer büyük ölçekli firmalarla da benzer büyüklükte iki anlaşma daha yaptığını duyurdu. Bu ayın başlarında ise bir teknoloji devi, üç yeni fiber üretim tesisi kurmak amacıyla bir üreticiye 300 milyon dolarlık yatırım yaptı. Bu anlaşma ile fiber üretim kapasitesinin %50'den fazla artması hedefleniyor.
Bu gelişmeler yaşanırken, Kuzey Amerika'daki talep artışının bu yıl %22 ila %25 arasında olması öngörülüyor. Ancak arz artışı %12 ila %19 seviyelerinde kalarak talebin gerisinde kalıyor. Büyük hacimli alıcılar için teslimat süreleri 20 haftaya uzarken, daha küçük alıcılar için bu süre bir yıla kadar çıkabiliyor.
Yapılan yatırımlarla yeni üretim tesislerinin faaliyete geçmesi ise en erken 2027 yılı veya sonrasını bulacak.