CD Projekt Red, muazzam The Witcher 3: Wild Hunt'ı (yol izleme desteğiyle güncellenen versiyonu bu ay sonunda çıkıyor) kendi REDengine'ini kullanarak geliştirdi. Bu motor aynı zamanda Cyberpunk 2077'yi de destekliyor; bu oyun da başlangıçta sorunlu çıksa da, birçok güncelleme ve Phantom Liberty genişletme paketiyle toparlanmış bir açık dünya RPG'siydi. Stüdyonun gelecekteki oyunları, örneğin The Witcher 4, Unreal Engine 5 ile geliştirilecek. Bu geçişin temel nedeni, stüdyonun kendi geliştirdiği motorun sınırlamaları değil; teknolojiyi üreten bir şirket olmak yerine, hikayeleri en ikna edici şekilde anlatmak isteyen bir stüdyo olma isteği olarak açıklandı.
2020'de çıkan stüdyonun en son oyunu hakkında bir podcast'te konuşan CD Projekt Red ortak CEO'su Michal Nowakowski, "Birçok insan böyle düşünüyor, ancak bu biraz yanlış bir varsayım olurdu çünkü Cyberpunk'taki sorun REDengine'in kendisi değildi. Şirketin hayali aslında hiçbir zaman teknoloji üretmek olmadı. Evet, görsel ve teknik olarak en son teknolojiye sahip oyunlar yaratmak, ama hepsinden önemlisi hikayeleri en ikna edici ve sürükleyici şekilde anlatmak istiyorduk." dedi.
CD Projekt Red, Unreal Engine 5'i ilk gördüğünde, stüdyonun kendi REDengine'ini bırakıp The Witcher 4 ve gelecekteki projelerinde tamamen UE5'e geçme kararı aldı. Nowakowski, "Bizi REDengine'den vazgeçip gelecekteki projelerimizde tamamen UE5'e geçmeye ikna eden Cyberpunk'ın çıkışı değildi. Daha çok, Epic'in yaptığı The Matrix demosunu ilk kez gördüğümüz andı. Ve o zaman kendimize şunu sorduk: UE5, bizim yaptığımız gibi bir oyunu piyasaya sürmeye hazır mı?" diye belirtti.
Stüdyo, Unreal Engine 5'in piyasaya çıktığı zamanki yetenekleri göz önüne alındığında, motorun kendi oyunları için hazır olduğuna ikna olmamıştı. Ancak Epic Games ile yapılan bir ortaklık sayesinde motorun işe yarayabileceği anlaşıldı.
Nowakowski, "Cevap hayır, şu anda değil, başlangıç seviyesinde değil. Ama eğer Unreal ile bir ilişki kurarsak ve bizim oyunlarımız için gereken oyunların büyüklüğü, kapsamı ve belirli teknik özelliklerini sağlamak için özel olarak gereken bazı şeyler üzerinde çalışırsak, bu gerçekten işe yarayabilir." dedi.
CD Projekt Red ortak CEO'su, Epic Games ile ortaklığın bu şekilde başladığını belirtti. "Aslında, sanırım Epic dışında dünyanın motorun 'kara kutusunun' içine bu kadar derinlemesine giren tek ekibiz. Bizim ve onların dışında bunu kimse yapmıyor, ki biz bunu ortak çabalarla yapıyoruz." Bu ortaklık sayesinde stüdyo, "daha fazla hikaye anlatabilecek ve daha fazla oyun piyasaya sürebilecek, çünkü teknolojiyi sıfırdan yaratmaktan sorumlu olmayacağız, bunun yerine o teknoloji için, yaptığımız oyun türleri için büyük fark yaratan küçük şeyleri yaratacağız." diyerek süreci basitleştireceklerini söyledi.
CD Projekt Red'i The Witcher 4 ve sonrasındaki oyunlar için kendi özel motorundan Unreal Engine 5'e geçmeye iten sebep ne olursa olsun, motor için iyileştirmelere öncülük etmek için daha iyi bir stüdyo olamazdı. Serinin bir sonraki oyununun ilk kez görüldüğü oldukça etkileyici bir demo öncesinde bile, bu ortaklığın yıllardır Unreal Engine 5 oyunlarını rahatsız eden yaygın takılma sorunlarına nihai bir çözüm getirebileceği düşünülüyordu.
Ne yazık ki, bu ortaklığın ilk gerçek sonuçlarını görmek biraz daha zaman alacak, çünkü The Witcher 4'ün 2028'den önce çıkması beklenmiyor. Neyse ki, 2027'de çıkacak The Witcher 3: Wild Hunt – Songs of the Past genişletme paketi, hayranları Geralt of Rivia'nın başrolde olduğu en iyi maceralardan birini yaşayarak bekleyişi sürdürecek.