Görevini tamamlamış bir SpaceX roketinin üst kademesi, önümüzdeki aylarda Ay yüzeyine çarparak yok olacak. 2025'in başlarında iki Ay iniş aracı taşıyan roketin bu ayrılan parçası, Ay'a saatte yaklaşık 8.690 kilometre hızla çarpacak. Bu hız, ses hızının yedi katına denk geliyor.
Ay'a bir uzay enkazının çarpması kulağa önemsiz bir olay gibi gelse de, bilim insanları ve gökbilimciler bu olayı yakından takip ediyor. Çünkü bu, bir nesnenin gözlemlenirken Ay'a çarpacağı nadir durumlardan biri olacak. NASA'nın Ay Keşif Yörünge Aracı (Lunar Reconnaissance Orbiter) ve Güney Kore'nin Danuri Ay yörünge aracı, çarpma bölgesinin öncesi ve sonrası fotoğraflarını çekecek. Ayrıca Danuri yörünge aracı, roket enkazının son inişine başlamasından birkaç dakika önce hassas bir şekilde yakından geçiş yapacak.
NASA geçmişte Ay'a bilinçli olarak nesneler çarptırmıştır. Apollo görevleri sırasında sismik deneyler yapmak için Satürn V roketinin parçaları ve ayrılan Ay iniş modülleri kullanılmıştı. Bu deneyler 2009'da LCROSS göreviyle tekrarlanmış; buz aramak amacıyla aracın güney kutbu yakınlarına kontrollü bir çarpma gerçekleştirilmişti.
Bu sefer araştırmacıları ilgilendiren asıl konu, çarpmanın Ay yüzeyini nasıl etkileyeceği. Çarpmanın yaklaşık 3 ton TNT'ye eşdeğer bir enerji açığa çıkarması bekleniyor. Bu devasa bir enerji olsa da, çarpışmayı Dünya'dan çıplak gözle görmemiz pek mümkün değil. Ancak Ay'ın rüzgarı veya atmosferi olmadığı için, fırlayan materyaller kilometrelerce uzağa yayılarak teleskoplarla görülebilir hale gelebilir.
Los Alamos Ulusal Laboratuvarı'ndan Benjamin Fernando, “Ay'daki yer çekimi düşüktür ve tozu savuracak bir rüzgar yoktur. Bu olaya ilgi duymamızın nedenlerinden biri de enkaz çarpmalarının gelecekteki astronotlar için ne kadar büyük bir tehlike oluşturduğunu anlamak.” açıklamasında bulundu.
Uzay enkazı, şu an için gezegenimiz için olduğu kadar Ay için büyük bir endişe kaynağı değil. Ancak bu durum yakın gelecekte değişebilir. Amerika Birleşik Devletleri ve Çin, elli yılı aşkın bir sürenin ardından Ay'a ilk insanı indirme konusunda bir uzay yarışına girmiş durumda. Yakın zamanda, roket enkazlarının yörüngede çürümeye terk edilemeyeceği, aksi takdirde yerleşim yerlerine ve veri merkezlerine çarpabileceği bir dönem yaşanacak.