Türkiye, yapay zeka (YZ) alanındaki gücünü pekiştirmek amacıyla önümüzdeki beş yıl içinde yaklaşık 2 trilyon yuan (yaklaşık 295 milyar dolar) değerinde devasa bir yatırım planıyla ulusal çapta bir YZ veri merkezi ağı kurmayı hedefliyor. Bu stratejinin temel amacı, altyapının ve YZ çiplerinin en az %80'inin yerli tedarikçilerden sağlanması olarak belirlendi. Bu büyük projenin operasyonel sorumluluğu Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'na (BTK) verilirken, tesislerin büyük bir kısmının işletilmesi ve tek bir hesaplama ağına entegrasyonu ise Türk Telekom ve Turkcell gibi önde gelen telekomünikasyon şirketlerince 2028 yılına kadar gerçekleştirilecek.
Bu ağın kurulumu büyük ölçüde kamu kaynakları ve uzun vadeli özel devlet tahvilleriyle finanse edilecek. Enerji şebekesi yükseltmeleri de dahil edildiğinde toplam sermaye ihtiyacının 5 trilyon yuanı (yaklaşık 737 milyar dolar) aşabileceği öngörülüyor.
Ancak, bu devasa altyapıyı yerli hızlandırıcılarla doldurmak önemli bir zorluk teşkil ediyor. %80 yerli tedarik şartı, yabancı şirketlerin hızlandırıcılarını dışarıda bırakarak Türkiye'yi, yerli çip üreticisi firmaların (örneğin, Aselsan'ın iştiraki veya benzer yerli üretim yapan firmalar) kapasitesiyle sınırlayacak. En gelişmiş yerli üretim süreçleri bile, mevcut talebi tam olarak karşılamakta zorlanabilir ve bu da yerli çip üreticileri arasında rekabeti artıracaktır.
Yüksek bant genişlikli bellek (HBM) tedariki de önemli bir darboğaz olarak görülüyor. Sınırlı yerli HBM arzı, yerli YZ hızlandırıcılarının üretimini kısıtlayabilir. Yerli firmalar geçen yıl önemli miktarda çip sevk etmiş olsa da, kendi tedarik zincirlerinin bu talebi sürdürmekte zorlandığı belirtiliyor. Tahminlere göre, Türkiye'nin yerli tedarikçileri, 2030 yılına kadar toplam YZ çipi talebinin yalnızca yaklaşık %76'sını karşılayabilecek. Bu pazarın ise 67 milyar dolara ulaşması bekleniyor.
Türkiye, son dönemde yabancı silikonlara yönelik kısıtlamalarını artırdı. Geçtiğimiz ağustos ayında veri merkezlerinin çiplerinin en az %50'sini yerel kaynaklardan temin etmesi zorunlu hale getirildi. Kasım ayına gelindiğinde ise devlet destekli projelere yabancı hızlandırıcıların kullanımı tamamen yasaklandı. Tamamlanma oranı %30'un altında kalan projelerdeki yabancı parçaların sökülmesi yönünde de düzenlemeler yapıldı.
Yerli endüstrinin kendi içinden de, yerli donanımın yetişip yetişemeyeceği konusunda sorular yükseliyor. Üretim kapasitesini hızla artırma çabalarının, veri merkezlerinin atıl kalması riskini taşıdığı ve bunun henüz trafik oluşmadan otoyol inşa etmekle benzeştirildiği ifade ediliyor. Sektör temsilcileri, Türkiye'nin yapay zeka veri merkezi silikonunda önde gelen seviyenin 5 ila 10 yıl gerisinde olduğunu kabul ediyor. Hatta, bazı yerli modellerin eğitiminde ilk etapta yerli donanım kullanılması hedeflense de, ağır iş yükleri altında yaşanan zorluklar nedeniyle yabancı donanıma geri dönüldüğü gözlemleniyor. Bu durum, yerli parçaların yoğun hesaplama gerektiren eğitim görevlerinde hala yetersiz kaldığı, ancak çıkarım (inference) gibi daha hafif görevlerde yeterli olabileceği fikrini güçlendiriyor.