Tayvan'da yapay zeka çipleri aracılığıyla Çin'e yapılan yasa dışı sevkiyatlara yönelik soruşturma genişliyor. Keelung Bölge Savcılığı, geçtiğimiz Pazartesi günü Supermicro Computer'ın Tayvan ofisinde, altı kişinin evinde ve üç bağlı şirket noktasında eş zamanlı baskınlar düzenledi. Bu operasyonlar, Nvidia'nın yüksek performanslı yapay zeka çiplerinin yasa dışı yollarla Çin'e gönderilmesine yönelik ada tarihindeki ilk ciddi cezai soruşturmanın bir parçası olarak kayıtlara geçti.
Baskınlar kapsamında sorgulanmak üzere altı kişi savcılığa davet edildi. Gelişmelerin ardından Supermicro'nun hisseleri ABD borsasında yaklaşık %8 oranında değer kaybetti. Şirketten yapılan açıklamada, yetkililerle tam işbirliği içinde olunduğu ve ileri teknolojileri ile fikri mülkiyet haklarını koruma konusundaki kararlılığın sürdürüldüğü belirtildi.
Soruşturmanın kapsamı yalnızca Supermicro ile sınırlı kalmadı. Kaynaklara göre, Supermicro distribütörü Albatron Technology ve veri merkezi operatörü Chief Telecom'un da tesislerine operasyonlar düzenlendi. Albatron Technology, şirket kayıtlarında yaptığı açıklamada arama işleminin gerçekleştiğini doğrulayarak, bunun finansal veya operasyonel bir etkisi olmadığını bildirdi. Ancak şirketin Taipei borsasındaki hisseleri %10'luk bir düşüş yaşadı. Chief Telecom ise operasyonlarının normal seyrinde devam ettiğini açıklarken, hisselerinde %2'nin üzerinde bir gerileme gözlemlendi.
Mevcut Tayvan yasalarına göre, yapay zeka çiplerinin Çin'e yetkisiz ihracatı doğrudan bir suç olarak tanımlanmıyor. Bu nedenle savcılar, davalarını mevcut yasal düzenlemelerin yorumlarına dayanarak inşa etmeye çalışıyor. Önceki ay yapılan baskınlar, soruşturmanın başlangıcını oluşturmuş ve üç şüpheli, ihracat kısıtlamalarını ihlal etmekten ziyade, sevkiyat belgelerini sahtelemekle suçlanmıştı. Yetkililer, Çin, Hong Kong ve Makao'ya gönderilmek üzere hazırlanan yaklaşık 50 adet Supermicro sunucusuna el koymuştu. Pazartesi günkü sorgulamalar da aynı doğrultuda ilerleyerek, şüphelilerin ihracat eylemlerinden çok belge üzerindeki usulsüzlüklerle sorgulandığı görüldü.
Tayvan yönetimi, yapay zeka çipi satışlarını yalnızca Huawei ve SMIC gibi kara listedeki firmalarla sınırlamaktan ziyade, Çin'deki tüm müşterilere yönelik kısıtlayacak yeni bir yasal düzenleme üzerinde çalışıyor. Bu adımın atılması durumunda, çip kaçakçılığı ilk kez doğrudan bir ihracat suçu olarak nitelendirilebilecek. Bu öneri, ABD ile devam eden ticaret görüşmelerinde masada yer alıyor ve henüz kesinleşmiş bir durum bulunmuyor. Bu nedenle, bu düzenleme yürürlüğe girene kadar Tayvanlı yetkililerin tüm eylemleri taklit ve dolandırıcılık suçlamalarına dayanmak zorunda kalacak.
Diğer yandan, ABD de aynı kaçakçılık şemasını ihracat kontrol yasaları kapsamında soruşturuyor. ABD Federal Soruşturma Bürosu (FBI) tarafından açılan davada, Supermicro'nun kurucularından Yih-Shyan "Wally" Liaw'ın, yaklaşık 2.5 milyar dolar değerindeki Nvidia donanımlı sunucuları, Güneydoğu Asya merkezli bir paravan şirket aracılığıyla Çin'e aktarmak için komplo kurmakla suçlanıyor. Liaw'ın, denetçileri yanıltmak amacıyla ısıtılarak çıkarılan seri numarası etiketlerini kullanarak sahte sunucularla bu işlemi gerçekleştirdiği iddia ediliyor. Liaw, suçlamaları reddederek mahkemeye çıktı ve 5 milyon dolarlık kefaletle serbest bırakıldı. Davası, 2 Kasım'da görülmeye başlanacak ve mahkumiyet halinde 20 yıla kadar hapis cezasıyla karşı karşıya kalabilir.
Dünyanın en gelişmiş yapay zeka çiplerinin büyük bir kısmının üretildiği Tayvan'da, bu çiplerin yasa dışı yollarla başka ülkelere gönderilmesini engelleyecek yasal mekanizmaların zayıf olması dikkat çekiyor. Yapay zeka çiplerinin üretiminde kilit rol oynayan ve Tayvan'daki TSMC tarafından üretilen çipler, Supermicro sunucularında kullanılıyor. Ancak mevcut durumda, kaçakçılığı suç olarak tanımlayan belirli yasal düzenlemelere sahip olan tek ülke ABD olarak görünüyor.
Pazartesi günkü baskınlar, daha önceki soruşturmaların yalnızca kaçakçılık planını organize eden yöneticilere odaklanmasına karşılık, bu kez dağıtım zincirinin de hedef alınması açısından bir ilk teşkil ediyor. Supermicro daha önceki bir açıklamada, ürünlerinin kendi doğrudan kontrolü dışındaki çok sayıda alt paydaştan geçtiğinde ortaya çıkan risklere dikkat çekmişti. Albatron ve Chief Telecom şirketleri şu ana kadar herhangi bir suçlamayla karşı karşıya kalmış değil.