NATO'nun taşıyıcı saldırı grubunun bir parçası olan Hollanda'ya ait HNLMS Evertsen firkateyni, içine gizlenmiş bir Bluetooth takip cihazı içeren bir posta kartı almasıyla istemeden de olsa konumunu açığa çıkardı. Hollanda Savunma Bakanlığı tarafından personel ile ailelerinin gemideki sevdikleriyle iletişim kurmasını kolaylaştırmak amacıyla çevrimiçi paylaşılan talimatlar, operasyonel güvenliği tam olarak gözetmediği anlaşıldı.
Hollandalı gazeteci, paylaşılan talimatları izleyerek, içine takip cihazı yerleştirdiği bir posta kartını gemiye gönderdi. Bu sayede, geminin Girit'ten Kıbrıs'a doğru ilerlemesini yaklaşık bir gün boyunca takip etmeyi başardı. Bu durum, sadece tek bir geminin konumunu göstermiş olsa da, Akdeniz'de seyreden bir taşıyıcı saldırı grubunun parçası olduğunu bilmek, tüm filoyu potansiyel olarak riske atabilirdi.
Gemi yetkilileri, takip cihazının gemiye ulaştıktan sonraki 24 saat içinde, posta tasnifi sırasında keşfedildiğini ve sonunda etkisiz hale getirildiğini bildirdi. Bu olay nedeniyle Hollanda makamları, paketlerin aksine gemiye getirilmeden önce X-ray'den geçirilmeyen elektronik tebrik kartlarını artık yasakladı. Deniz gemilerindeki operasyonel güvenliğin dikkatsizlik nedeniyle daha önce de sekteye uğradığı biliniyor. Geçtiğimiz ay, Charles de Gaulle uçak gemisinde görevli bir Fransız subayının Strava'ya koşu süresini ve rotasını kaydetmesi, uçak gemisinin Akdeniz'deki konumunu ifşa etmişti. Bu durum, açık kaynak istihbaratının ilgili subayı ve Fransız Donanması'ndaki konumunu tespit etmesine olanak tanıyabilirdi.
Daha da ciddi bir olay ise 2024 yılında ABD Donanması'na ait bir firkateyn olan USS Manchester'da yaşandı. Gemide görevli denizcilerin denizdeyken internet erişimi için yetkisiz bir Starlink terminali kullandığı ortaya çıktı. "STINKY" adlı Wi-Fi ağı, geminin dış güvertesinde, kolayca görülemeyecek ve geminin resmi ekipmanının bir parçası sanılabilecek bir noktaya altı ay önce kurulmuştu. Görevliler tarafından ancak sonrasında tespit edilebildi.
Yeni teknolojiler, askerî birlikler ve güvenlik güçleri için her zaman bir sorun teşkil etmiştir. Sosyal medyada check-in yapmak ve uygulamalara gönderi yapmak gibi masum görünen özellikler, personelin konumunu, programını ve alışkanlıklarını ortaya çıkarabilmektedir. Çoğu sivil için bu durum bir sorun olmasa da, bu veriler istihbarat ajansları için çıkarım yapabilecekleri veya mevcut verileri doğrulayabilecekleri zengin bir açık kaynak bilgisi oluşturmaktadır.