Hücresel düzeyde enerji üretimini desteklemek amacıyla mitokondrilerin hasarlı dokulara nakledilmesi üzerine yapılan araştırmalar, insan gözüne yapılan ilk nakil denemesiyle yeni bir boyut kazandı.
Geleceğin tıbbında, hücrelerin enerji santralleri olarak bilinen mitokondrilerin, tıpkı pillerin değiştirilmesi gibi, hasar gören hücrelere nakledilerek onlara yeni bir güç kaynağı sağlayıp sağlayamayacağı tartışılıyor. Bu alandaki bilimsel çalışmalar, hayvan deneylerinde umut verici sonuçlar elde edilmesinin ardından ilk kez bir insan deneyiyle taçlandı.
Görsel kaybı yaşayan genç bir kadının gözlerine, kendi bacağından alınan hücrelerden elde edilen mitokondriler enjekte edildi. Yapılan çalışmanın ön raporuna göre, bu işlemin herhangi bir olumsuz yan etkiye yol açmadığı ve yöntemin daha ileri araştırmalar için güvenli olabileceği belirtildi. Ancak hastanın görme yetisi henüz tam olarak geri kazanılmadı.
Mitokondriler, hücrelerin besin ve oksijeni kullanılabilir enerjiye dönüştüren, yaşam fonksiyonları için hayati önem taşıyan yapılardır. Özellikle retina ganglion hücreleri gibi yüksek enerji ihtiyacı duyan hücreler, kan ve oksijen akışındaki kesintilerde hasar görebilir ve bu durum görme kaybına yol açabilir. Bu araştırmada amaç, ölü nöronları canlandırmak değil, canlılığını sürdüren retina ganglion hücrelerinin enerji üretimini sağlıklı mitokondriler aracılığıyla destekleyerek kurtarmaktır.
Hayvan deneylerinde, nakledilen mitokondrilerin retina hücreleri tarafından alındığı ve yaralanma sonrası bazı retina ganglion hücrelerinin hayatta kalmasına yardımcı olduğu gözlemlendi. Bu bulgular, görme kaybı yaşayan hastalar için yeni tedavi umutları doğuruyor.
Yaşadığı ciddi beyin kanaması sonrası yaklaşık 18 saat hastaneye ulaşamayan 26 yaşındaki genç kadın, acil ameliyatla hayata tutunmuş ancak uzun süren oksijen ve kan yoksunluğu nedeniyle her iki gözünde de neredeyse tamamen görme kaybı yaşamıştı. Tedaviye başlandığında, retinasal sinir lifi ve ganglion hücre tabakalarında belirgin incelme olsa da, tamamen kaybolmadığı ve beyin aktivitesi ölçümlerinin bir miktar görsel bilginin görsel kortekse ulaştığını gösterdiği belirlendi. Bu durum, mitokondri naklinin kalan hücreleri yeniden enerjiyle canlandırabileceği ihtimalini ortaya koydu.
Güvenliği en üst düzeyde tutmak amacıyla, doktorlar hastanın bacağından alınan bir parça dokudan milyonlarca mitokondri elde etti. Taze olarak elde edilen bu mitokondriler, gözlerin içindeki jel benzeri sıvıya enjekte edildi.
Nakil sonrası birkaç gün içinde ilginç gelişmeler yaşandı. Tedaviden önceki 71 günde yapılan 45 ışık tepkisi ölçümünde normal bir sonuç alınamazken, enjeksiyondan kısa bir süre sonra her iki gözde de normal pupil tepkileri gözlemlendi. Ayrıca, tedavi sonrası yapılan üç ayrı beyin kaydı seansında, görsel kortekste organize bir tepki tespit edildi. Ancak, hastanın görme keskinliğinde kayda değer bir iyileşme kaydedilmedi ve pupil tepkileri zamanla azaldı.
Bu sonuçların tek bir hastada ve kontrol grubu olmadan elde edildiği, nakledilen mitokondrilerin retina ganglion hücrelerine girip girmediğine dair doğrudan kanıt bulunmadığı ve bu vakanın nedensellik ilişkisini kurmak için yeterli olmadığı belirtildi. Bununla birlikte, işlemin ciddi yan etkilere yol açmadığı ve vücudun tehlikeli bir bağışıklık tepkisi oluşturmadığı biliniyor.
Bu araştırma, gelecekteki çalışmalar için net bir yol haritası çiziyor. Elde edilen geçici faydaların, hasarlı hücrelerin sürekli olarak sağlıklı mitokondri dozlarına ihtiyaç duyabileceği ihtimalini gündeme getiriyor. Öncelikle, nakledilen mitokondrilerin bu değişikliklere neden olup olmadığı net bir şekilde belirlenmelidir.
Eğer bu yöntem kanıtlanırsa, hastanın kendi vücudunun farklı bölgelerinden alınan mitokondrilerin, gözdeki hasarlı hücreleri kurtarmak için yeni bir yol sunabileceği düşünülüyor. Bu alanda çalışmalarını sürdüren araştırmacılar, FDA ile işbirliği yaparak tekrarlanan mitokondri enjeksiyonları için bir protokol oluşturmayı hedefliyor.