Ara

Geleceğin Yarış Araçları Bitki Lifleri, Deniz Suyu ve Volkanlardan mı Yapılacak?

Her motorsporu dalı, spor, eğlence ve teknolojik gelişimi farklı oranlarda bir araya getirir. Otomobil yarışlarından elde edilen değerli dersler, özellikle Formula 1 gibi yoğun rekabetin olduğu alanlarda şirketler için yol gösterici olabilir. Geçmişte tarihi yarışlar denildiğinde akla sadece spor ve eğlence gelirken, teknolojik gelişim ikinci planda kalıyordu. Ancak bu durum değişiyor.

Lola Cars'ın yeni T70 modelleri, bu değişimin somut bir örneğini sunuyor. 1965'te piyasaya sürülen orijinal T70, 1960'ların sonlarında kısa yarışlarda ve Le Mans veya Daytona gibi dayanıklılık etkinliklerinde büyük başarı elde etmişti. Günümüzde tarihi yarış tutkunları tarafından yeniden popülerleşen T70 modelleri, Lola'nın kendini yeniden yapılanma sürecinde arşivlerini de gün yüzüne çıkarmasını sağlıyor. Şirket, hem tarihi yarışlara uygun FIA onaylı T70S versiyonlarını hem de Birleşik Krallık'ta yollara çıkmaya uygun T70S GT versiyonlarını üretecek.

Ancak bu yeni T70S modellerini asıl ilginç kılan, kullanılan malzemeler.

Örneğin, magnezyum alaşımının kullanımı, eski yarış araçlarında yaygın olsa da, üretim süreci oldukça çevresel etkileri yüksek ve karbon yoğun bir teknolojiye dayanıyordu. Lola, bu geleneksel yöntemler yerine, deniz suyundan elektroliz yoluyla elde ettiği ve güneş enerjisiyle çalışan magnezyum kullanıyor. Bu sayede, geleneksel yöntemlere göre çok daha düşük karbon ayak izine sahip magnezyum elde ediliyor ve üretim süreci daha az kirletici hale geliyor. Ayrıca, döküm işlemlerinde çevreye zararlı olmayan bir gaz kullanılıyor.

Karoser malzemeleri de dikkat çekici bir yenilik sunuyor. 1960'larda cam elyafı kullanılırken, günümüzde Lola, kendi geliştirdiği yeni bir kompozit malzeme kullanıyor. Bu sistem, bazalt dış katmanları, aramid benzeri bir etki yaratan keten iç katmanları ve şeker kamışından elde edilen PFA reçine sistemini birleştiriyor. Bu sadece bir malzeme değil, aynı zamanda parçalar üretmek için kullanılan bir sistem.

Daha önce de doğa lifleri yarış araçlarında kullanılmıştı. Örneğin, 2008'de bir ekip kenevir liflerini kullanırken, daha yakın zamanda bir İsviçre şirketi karbon ayak izi oldukça düşük bir kompozit malzeme geliştirdi. Lola'nın doğal kompozit sistemi yapısal kullanım için tasarlanmasa da, cam elyafına göre çekme dayanımı ve sertlikte üstünlük sağlıyor. Karoser panellerinin yanı sıra, iç trim ve koltuk arkalarında da bu malzeme kullanılacak.

4.643 kg CO2e

Lola'nın T70S üzerindeki yaşam döngüsü analiz raporuna göre, bu çabalar aracın karbon ayak izini geleneksel malzemelerle üretilmiş bir araca göre %54 oranında azaltmış. Sonuç olarak, T70S'in üretimden çıkışa kadar olan ayak izi sadece 4.6 ton CO2e olarak ölçülmüş.

Yol versiyonu T70S GT, Birleşik Krallık'ın küçük ölçekli üreticilere yönelik daha esnek yaklaşımına rağmen ABD düzenlemelerini aşmakta biraz daha zorlanabilir. Arkasında hala bir Chevy V8 motor bulunuyor, ancak bu, 5 litrelik yarış motoru yerine modern emisyon standartlarını karşılayan ve sürüş konforu sunan 6.2 litrelik bir motor.

T70S'te olduğu gibi, T70S GT de bir Hewland şanzıman kullanıyor. Ancak, şanzımanın sıralı olması, 1960'ların ruhuna tam olarak uymuyor. Bu nedenle, sürücü deneyimini dijital unsurları gizleyerek analog hissettirmek için bir çözüm geliştirilmiş. Motor kontrolü gibi zorunlu dijital gereksinimler dışında, gösterge panelinde belirgin bir dijital görünümden kaçınılmış. Sonuç olarak, şanzımanla mekanik bir bağlantısı olmayan ancak sürücüye orijinal Lola T70 hissini veren, H şeklinde bir vites seçici kullanılmış.

Sıralı ve elektronik kontrollü şanzıman, sürücünün yanlış vites seçmesini engelliyor. Ayrıca, pist kullanımı için optimize edilmiş bir mod sayesinde, gaz pedalını tam açık tutarak üst viteslere geçiş yaparken, aynı zamanda alt viteslere inerken gazı hafifçe ayarlayarak daha akıcı bir sürüş sağlıyor. Bu sistem, sürücülere daha iyi performans göstermelerinde yardımcı oluyor.

Önceki Haber
Yapay Zeka Rüzgarı Longsys'i Uçuruyor: Kârda Yüzde 60.000'den Fazla Artış Bekleniyor!
Sıradaki Haber
Türkiye'nin Yapay Zeka Arenasında Yeni Hamle: DeepSeek Kendi Çiplerini Üretecek mi?

Benzer Haberler: