2002 yılında Alaska'nın orta kesimlerinde meydana gelen büyük bir deprem, Seattle'a kadar hissedildi.
Bu devasa deprem, Washington Eyaleti'ndeki ev teknelerinde hasara yol açan dalgalanmalar bile yarattı.
2002 Denali depremi olarak bilinen bu olay, ayaklarımızın altındaki gizli gücün ve etkilerinin ne kadar geniş olabileceğinin sismik bir hatırlatıcısıydı.
Şimdi ise bir grup sismolog, bu depremin potansiyel kökenini belirledi. Bulgularını Amerikan Sismoloji Derneği'nin yayın organı The Seismic Record'da yayımladılar.
Araştırmacılar, Denali Fayı'nın orta kesimi ve Alaska Sıradağları birleşme bölgesine yakın istasyonlardan elde edilen verileri kullanarak, makine öğrenmesi yöntemleriyle bir deprem kataloğu oluşturdular.
Bu depremler, yanal olarak hareket eden Yakutat levhası boyunca keskin bir çizgi halinde ilerliyordu; bilim insanlarının tabiriyle 'jilet keskinliğinde bir kenar' oluşturuyordu.
Bilim insanları, Yakutat levhasının Kuzey Amerika levhasının altına doğru yanal olarak hareket ettiğini zaten biliyorlardı, ancak bu levhanın kenarını bu kadar net bir ayrıntıyla ilk kez izleyebildiler.
İşleri daha da karmaşıklaştıran bir diğer nokta ise, bu jeolojik hareketlilikte sadece bu iki levhanın değil, Pasifik levhasının da rol oynamasıydı.
Kuzey Amerika levhasındaki Denali Fayı gibi büyük faylar da bu tektonik yığılmaya katkıda bulunuyordu; 2002 depremine de adını veren fay bunlardan biriydi.
Çalışmanın baş yazarı ve Avustralya Ulusal Üniversitesi'nde görevli sismolog Meghan Miller, makine öğrenmesinin Yakutat levhasının kenarını ortaya çıkarmada kilit rol oynadığını belirtti.
Miller, bu yöntemin geleneksel yöntemlerle görünmesi zor olan verileri ortaya çıkardığını ifade etti.
Bu keşifler arasında, kuzeybatıdan güneydoğuya doğru düz bir çizgide uzanan 250 kilometre uzunluğundaki (yaklaşık 155 mil) bir deprem zinciri de bulunuyordu.
Miller ve ekibi, The Seismic Record'da yayımladıkları makalede, "Daha önce tespit edilemeyen binlerce küçük deprem, yanal olarak hareket eden Yakutat mikroplakasının kesin kenarını aydınlatan ve gerilim durumundaki değişimi yansıtan levha morfolojisindeki değişimi belirten belirgin bir doğrusal küme oluşturuyor" diye belirtti.
Depremler arasındaki sismik gürültü verilerini inceleyerek, ekip daha önce bilinenden çok daha detaylı bir şekilde Yakutat levhasının kenarını haritalandırmayı başardı.
Bu incelemeler, levhanın Kuzey Amerika levhasının altında daha önce düşünüldüğünden çok daha derine uzandığını gösterdi. Hatta Denali Fayı'nın altına kadar indiği anlaşıldı.
Levhaların sürekli çarpışması, bölgede muazzam mekanik gerilimler yaratıyor ve yapıların etkileşimi, Güney Orta Alaska'daki deprem ve volkan desenleri üzerinde önemli bir etkiye sahip görünüyor.
Miller ve ekibi, bu yoğun levha kesişiminin, Alaska içindeki kaydedilen en güçlü sarsıntı olan 7.9 büyüklüğündeki 2002 Denali depremine zemin hazırladığına inanıyor.
Yazarlar, "Burada levha hareketine maruz kalan fayın eğimli bölümünün hemen altında görüntülenen Yakutat mikroplakasının kuzeydoğu kenarının, 2002 olayının başlangıcını etkilediğini öne sürüyoruz" dedi.
Levha çarpışması ve yanal hareketin yarattığı sismik gerilimin, Denali Fayı üzerinden yukarı doğru yayıldığı düşünülüyor.
Bu bulgular aynı zamanda, Yakutat levhasının bölgedeki jeolojik olarak nispeten yeni olan volkanik alanların oluşumunda rol oynadığı teorilerini de destekliyor.
Yazarlar, The Seismic Record'da yayımlanan bu yeni verileri göz önünde bulundurarak, "Burada görüntülenen Yakutat levhasının kuzey ve kuzeydoğu kenarlarındaki kuvaterner dönem volkanik alanlarının başlangıcının, yaklaşık bir milyon yıl öncesinden bu yana manto kama yeniden yapılanmasını kaydettiğini öneriyoruz" sonucuna vardılar.
Bu araştırma, The Seismic Record'da yayımlandı.