Ara

Avrupa’dan Asya’ya Kuzey Kutbu Altından İnternet Hattı: Polar Connect Yolda!

Avrupa Birliği (AB), Arktik üzerinden Asya'ya bağlanmak amacıyla iki yeni denizaltı internet kablosu inşa etmeyi değerlendiriyor. Bu projelerden biri Kanada'nın Kuzeybatı Geçidi'nden geçerken, diğeri ise İskandinavya'dan başlayıp doğrudan Kuzey Kutbu'nun altından ilerleyecek. Mevcut durumda Avrupa ile Asya arasındaki internet trafiğinin büyük bir kısmı Orta Doğu üzerinden sağlanıyor ve bu güzergahta yaşanan sorunlar nedeniyle AB, yeni ve daha güvenli alternatifler arayışına girdi.

Özellikle son dönemde Kızıldeniz'de yaşanan olaylar ve Hüsi saldırıları sonucu denizaltı kablolarının zarar görmesi, bu güzergahın ne kadar kırılgan olduğunu ortaya koydu. Bir geminin demirinin üç denizaltı kablosunu kesmesi ve sonrasında yapılan onarım çalışmalarının aylarca sürmesi, küresel internet altyapısının güvenliği konusunda endişeleri artırdı. Benzer şekilde, 2025'in Eylül ayında ticari bir geminin çapasıyla dört kabloya zarar verdiği şüphesi de bu bölgedeki riskleri gözler önüne serdi.

Pers Körfezi'nin de bir alternatif olarak düşünüldüğü ancak ABD ile İran arasındaki gerilimlerin bu rotayı da belirsiz hale getirdiği belirtiliyor. Hatta bu durumun, büyük teknoloji şirketlerinden Meta'nın bazı denizaltı kablo projelerini ertelemesine yol açtığı ifade ediliyor. İran kaynaklı bazı yayınların ise Hürmüz Boğazı'ndan geçen denizaltı kablolarına vergi uygulama ve kontrol etme yönünde çağrılarda bulunması da bölgedeki istikrarsızlığın bir başka göstergesi.

Tüm bu bölgesel istikrarsızlıklar göz önüne alındığında, AB'nin yeni rotalar arayışındaki en önemli alternatiflerinden biri de kutup bölgesi olarak öne çıkıyor. 'Polar Connect' adı verilen bu proje, diğer ülkelerin kontrolündeki kara parçalarından geçmeden Asya'ya ulaşmayı hedefliyor. Ancak bu projelerin de kendine özgü zorlukları bulunuyor. Kuzey Kutbu'nun dondurucu soğuğu, buzullar ve yüzen buz kütleleri, denizaltı kablolarının döşenmesi ve korunması açısından önemli engeller teşkil ediyor. Kabloların deniz tabanına yerleştirilmesi sırasında buzların sürtünmesi ve olası hasarlar en büyük endişelerden biri.

Ayrıca, bu tür zorlu koşullarda çalışabilecek özel buz kırıcı kablo döşeme gemilerinin bulunmaması veya bu tür bir operasyon için birden fazla gemiye ihtiyaç duyulması, projenin maliyetini ve karmaşıklığını artırıyor. Ekonomik açıdan bakıldığında ise, Arktik'teki zorlu şartlar nedeniyle ortaya çıkabilecek yüksek onarım maliyetleri ve uzun süreli kesintiler, bu rotayı ticari olarak cazip kılmakta güçlük yaratabilir.

Polar Connect'in ilk olmadığını da belirtmek gerekiyor. Daha önce de Arktik altından Avrupa ve Asya'yı bağlamayı hedefleyen benzer projeler oldu. Quintillion gibi şirketlerin girişimleri, deniz buzları nedeniyle yaşanan kesintiler ve onarım zorlukları nedeniyle aksadı. Örneğin, bir projede kablonun onarımı için buzların erimesi beklendi, bu da uzun gecikmelere yol açtı.

Bu zorluklara rağmen, küresel jeopolitik gelişmelerin, Avrupa'yı istikrarsız liderlerin insafına kalmayacak alternatiflere yatırım yapmaya ittiği görülüyor. Polar Connect projesinin 2030 yılına kadar faaliyete geçmesi hedefleniyor. Ancak Arktik'in zorlu koşullarında çalışmanın, bu takvimi etkilemesi kaçınılmaz görünüyor.

Denizaltı kablo bağlantıları konusunda alternatifler arayan yalnızca AB değil. Meta'nın 2025 başında duyurduğu ve Orta Doğu ile Malakka Boğazı gibi kilit noktaları bypass etmeyi amaçlayan 'Project Waterworth' da bu yöndeki küresel eğilimi destekliyor. Bu proje de tıpkı Polar Connect gibi, jeopolitik risklerden etkilenmeyecek bir 'bilgi süper otoyolu' oluşturmayı hedefliyor.

Önceki Haber
Yapay Zeka Çılgınlığı Depolama Fiyatlarını Uçurdu: 8TB SSD'ler Dudak Uçuklatan Fiyatlara Ulaştı!
Sıradaki Haber
Teknoscope'tan Gamerlara Müjde! Ryzen 7 9800X3D Fırsatı ve Ücretsiz Güç Kaynağı!

Benzer Haberler: