Beklenmedik duyurular arasında yerini alan Wo Long 2: Wings of Ember, ilk oyunun getirdiği eleştirilere yanıt verecek önemli yeniliklerle geliyor. 2027'nin başlarında PC, PlayStation 5, Xbox Series X|S ve Nintendo Switch platformlarında oyuncularla buluşacak yapımda, oyun stüdyosu daha önce de serinin ilk oyununu çıkaran ekip, bu yeni oyunla birlikte açık dünya deneyimine geçiş yapıyor ve dinamik bir savaş alanı sunuyor. Bu yenilikler, serinin önceki oyunlarından tanıdığımız zorlayıcı dövüş mekaniklerini de bir adım öteye taşıyor.
Geniş ve Uyumlu Bir Açık Dünya
Oyun yapımcısı Masakazu Hirayama, yaptığı açıklamalarda Wo Long 2: Wings of Ember'ın, serinin ilk oyunundaki doğrusal ilerleyişin aksine, açık dünya ilerleyişini benimseyeceğini belirtti. Bu yeni açık dünya, dinamik bir savaş alanını da beraberinde getiriyor. Savaş alanındaki koşullar sürekli değişecek ve bu da oyuncuların stratejilerini yeniden gözden geçirmesini gerektirecek. Bu büyük değişim, ilk oyunun Ahlak Sistemi'nin işleyişini de etkileyecek. Hirayama-san, bu konudaki detayları henüz açıklamamış olsa da, Ahlak Sistemi'nin varlığını sürdüreceğini ancak eskisi gibi olmayacağını ifade etti.
Hirayama-san, "Önceki oyunda oyuncular, patron mücadelesine hazırlanmak için çeşitli yerlere bayrak dikerek ahlak seviyelerini yükseltmek zorundaydılar. Bu sefer, açık dünya ortamıyla birlikte, ahlak sistemi de bu değişikliği yansıtacak şekilde ayarlanacak. Detaylar henüz açıklanamasa da, ahlak sisteminin varlığını sürdüreceğini, ancak eskisi gibi olmayacağını söyleyebiliriz" dedi. Açık dünya keşiflerinin tekdüze olma potansiyeliyle ilgili olarak ise, "Bu sefer temelde tüm bir savaş alanını tasvir ediyoruz. Savaş alanındaki değişimler, savaşın sonucunu etkileyecek ve sahanın diğer bölümlerinde de değişikliklere yol açacaktır. Bunun tekdüze hissini bir ölçüde azaltacağını düşünüyorum" şeklinde konuştu.
İlk oyunun hikaye görevlerini birbirine sorunsuz bir şekilde bağlama çabasını ve ekip tarafından daha önce başka bir seride de benzer bir yöne doğru atılan adımları düşündüğümüzde, Wo Long 2: Wings of Ember'ın bu tarz bir yaklaşım benimsemesi şaşırtıcı değil. Umuyoruz ki bu mekaniklerin uygulanışı, beklentilerin üzerine çıkarak deneyimi zenginleştiren bir şekilde gerçekleştirilir.
Ninja Gaiden Serisinden İlham Aldı
Daha önceki bir oyunun yönetmenliğini de üstlenmiş olan Masakazu Hirayama, Wo Long 2: Wings of Ember'ın geliştirilme sürecinde bu oyundan da bazı öğeleri taşıdığını belirtti. Hirayama-san, "Wo Long 2'nin Ninja Gaiden serisinden bir şeyler ödünç alıp almadığını soracak olursanız, sanırım öncelikle duvar koşusu ve tırmanma gibi daha üç boyutlu aksiyon öğelerinden bahsetmeliyim. Hareketler ve kamera açıları da dahil olmak üzere, birikmiş deneyimlerimizi kesinlikle kullandık" dedi.
Doğrudan Ninja Gaiden serisinden esinlenildiği belirtilmese de, klasik karakter aksiyon oyunu serisinin Wo Long 2: Wings of Ember'ın havada dövüş mekaniklerini etkilemiş olması muhtemel. Bu mekanikler deneyimin temelini oluştursa da, havada dövüş odaklı bir silah dengesi olmayacağı için sahneye hakim olmayacak. Hirayama-san'a göre, "havada dövüşü savuşturacak silah becerileri ve taktikleri" bulunacak, ancak oyunculara yine de yeterli esneklik sunulacak.
Ninja Gaiden serisinin, ilk oyunun temelini oluşturan ve ilk Wo Long'da pasif oyun tarzlarına yol açan Savuşturma (Deflection) mekaniğinin önemini azaltma kararını etkilemiş olması olası. Hirayama-san, "Oyunculara daha fazla seçenek sunmak ve savuşturmanın yanı sıra daha proaktif hamleler yapmalarına olanak tanımak için Phoenix Gücü'nü, diğer adıyla Konsantrasyon Sistemi'ni ekledik" dedi.
Wo Long 2: Wings Of Ember'ın yapımcısı, bu yeni bilgilerin, birçok kişinin gün ışığını görmesini beklemediği bir oyun için heyecan verici bir tablo çizdiğini belirtti. İlk Wo Long oyununun çıkış sonrası önemli ölçüde geliştirildiğini düşünürsek, açık dünya dinamik savaş alanı ve Savuşturma mekaniğindeki değişikliklerin, ilkinin üzerine ne kadar başarılı bir şekilde inşa edilerek daha iyi bir oyun deneyimi sunacağını görmek oldukça ilgi çekici olacak.