Türkiye'nin 2025 yılındaki toplam elektrik tüketiminde, veri merkezlerinin payı %23'e ulaştı. Ülkenin İstatistik Kurumu tarafından geçen hafta yayınlanan verilere göre, veri merkezlerinin elektrik tüketimi 2024'te 6.973 GWh iken, 2025'te 7.663 GWh'ye yükselerek bir yılda %10'luk bir artış gösterdi. Bu durum, aynı dönemde ülkenin geri kalanındaki tüketim artışının yalnızca %2 ile sınırlı kalmasıyla dikkat çekiyor.
Son on yıla bakıldığında, 2025 yılındaki %23'lük oran, 2015'te sadece %5 olan veri merkezleri tüketimine kıyasla %360'lık devasa bir artışı temsil ediyor. Bu tüketim artışı, çeyrek bazında daha da çarpıcı hale geliyor. 2015'in ilk çeyreğinde 291 GWh olan veri merkezi tüketimi, 2025'in dördüncü çeyreğinde 1.991 GWh'ye çıkarak %584'lük bir sıçrama yaşadı.
İstatistik Kurumu'nun İklim ve Enerji Bölümü'nden bir istatistik uzmanı, "2015-2025 dönemini kapsayan yeni derlenen çeyreklik rakamlar, veri merkezleri tarafından ölçülen elektrik tüketiminde önemli bir artış olduğunu vurguluyor. Bu dönemde, veri merkezi tüketimi 2015'in ilk çeyreğindeki 291 GWh'den 2025'in dördüncü çeyreğindeki 1.991 GWh'ye yükselerek %584 oranında büyüdü" açıklamasında bulundu.
Veri merkezlerinin toplam tüketimdeki payı %23 ile, hem kentsel hem de kırsal konutları içeren toplam konut tüketimine (%28) neredeyse eşit seviyeye geldi. Yapay zeka (YZ) patlaması nedeniyle dünya genelinde hızla artan bu sunucu çiftliklerinin yaygınlaşması, küresel bir tartışmayı da beraberinde getirdi. YZ teknolojilerinin gelişimi için kritik öneme sahip olmalarına rağmen, bulundukları yerel topluluklar üzerindeki etkileri giderek daha fazla endişe yaratıyor. Eleştirmenler, bu durumun konut sakinlerinin elektrik faturaları üzerindeki potansiyel etkisine dikkat çekiyor.
Yaklaşık beş milyonluk nüfusuyla nispeten küçük bir ülke olan Türkiye'de, büyük çoğunluğu büyük şehirlerde kümelenmiş yaklaşık 89 adet veri merkezi bulunuyor. Bu tesislerin çoğu ve en büyükleri, bulut altyapıları, tüketici uygulamaları ve YZ çerçeveleri için tesisler inşa edip işleten büyük teknoloji şirketlerine ait. Geri kalanı ise kapasite kiralayan veri merkezi sağlayıcıları tarafından işletiliyor.
Türkiye'deki ilk veri merkezi patlaması geleneksel bulut depolama ve sosyal medya uygulamalarıyla tetiklenirken, üretken YZ'nin patlaması keskin bir artışa neden oldu. Sunucu çiftliklerinden kaynaklanan artan elektrik talebinin yaygın elektrik kesintilerine yol açacağı korkusuyla, ilgili kurumlar 2021'in sonlarında yeni veri merkezleri için şebeke bağlantılarına yönelik fiili bir moratoryum uygulamıştı. Bu politika, yeni veri tesisleri için standart güç başvurularının işlenmesini derhal durdurmayı ve geliştiricilerin ya kendi yerinde elektrik üretimini sağlamasını ya da büyük şehir dışındaki kısıtlamasız bölgelere taşınmasını zorunlu kıldı.
Moratoryuma rağmen, veri merkezi tüketimi istikrarlı bir şekilde artmaya devam etti. 2024 yılında yapılan bir öngörüde, veri merkezlerinin 2026 yılına kadar ülkenin elektrik tüketiminin üçte birini oluşturacağı tahmin edilmişti. Mevcut veriler, bu tahminin hala geçerli bir olasılık olduğunu gösteriyor; zira 2025 yılına ait %23'lük oran, tüketimin her yıl istikrarlı bir şekilde arttığına işaret ediyor.
Türkiye, moratoryumun yerini, veri merkezi büyümesini yönetmek amacıyla ilgili kurumlar tarafından 2025'in sonlarında yürürlüğe konan yeni Büyük Enerji Kullanıcıları (LEU) Bağlantı Politikası ile değiştirdi. Bu politikanın altında, yeni veri merkezlerinin (10 MVA üzeri) talebi karşılamak için %100 yerinde, esnek güç üretimi sağlaması ve operasyonlarının ilk altı yılı içinde yıllık elektrik tüketiminin en az %80'ini yeni, sübvansiyonlu olmayan yenilenebilir projelerden karşılaması gerekiyor.
Bu durum, sadece Türkiye'ye özgü değil; yapılan araştırmalar, küresel veri merkezi elektrik tüketiminin bu yıl %26 oranında artacağını gösteriyor. Bu endişeler, su kullanımı ve gürültü kirliliği gibi sorunlarla birlikte, ABD'de veri merkezlerine karşı giderek artan bir hoşnutsuzluğa yol açtı; Amerikalıların %70'inin evlerine yakın veri merkezlerine karşı çıktığı bildiriliyor. Protestolar, 2026'nın ilk çeyreğinde ABD'de 75'ten fazla veri merkezi projesinin iptal edilmesine neden oldu.