Yapay zekanın (YZ) iş gücüne entegrasyonu hız kazanırken, yönetim kademelerinden gelen son veriler dikkat çekici bir tabloyu ortaya koyuyor. Yapılan bir araştırmaya göre, CEO'ların tam %99'u yakın gelecekte YZ kaynaklı işten çıkarmalar bekliyor. Bu durum, şirketlerin özellikle başlangıç seviyesindeki çalışanları YZ ile değiştirmeye yönelik bir yarışa girdiğini gösteriyor. Ancak ilginç bir şekilde, birçok yönetici bu yatırımların geri dönüşü konusunda hala belirsizlik yaşıyor.
Danışmanlık firması Mercer tarafından gerçekleştirilen ve 12.000 üst düzey yönetici, insan kaynakları lideri, çalışan ve yatırımcı ile yapılan anket, C-seviye yöneticilerin büyük çoğunluğunun önümüzdeki iki yıl içinde YZ'nin iş gücünde bir miktar azalmaya yol açacağını öngördüğünü ortaya koydu. Bu gelişmeler yaşanırken, çalışanlar arasında iş ve ekonomiyle ilgili endişeler artıyor. Çalışanların işte kendilerini iyi hissettiklerini belirtenlerin oranı ise 2024'te %66 iken bu yıl %44'e geriledi.
Rapora göre, özellikle 22-27 yaş arasındaki genç profesyoneller işten çıkarılma riskiyle karşı karşıya. Çünkü YZ, genellikle yeni başlayanların aldığı basit ve tekrarlayan görevleri üstlenmede oldukça başarılı. Bu durum, şirketlerin geleneksel olarak genç yetenekleri işe alma süreçlerini yavaşlatmasına neden oluyor. Örneğin, bir finans kuruluşu otomasyona odaklanmak ve daha az değerli insan kaynağını değiştirmek amacıyla 7.000 çalışanı işten çıkarma planlarını duyurdu.
Bu eğilimi destekleyen bir diğer rapor ise global çapta CEO'larla yapılan bir anketin sonuçlarını paylaşıyor. Bu rapora göre, otomasyon nedeniyle başlangıç seviyesi pozisyonları azaltan şirketlerin oranı bir yılda %17'den %43'e fırladı.
Bu denli büyük ölçekli YZ uygulamalarının ve sonuçlarının ne kadar değerli olacağı ise henüz netleşmedi. Teknoloj settoreünde yılın ilk çeyreğinde yaklaşık 40.000 çalışan işini kaybetti. Buna rağmen, araştırmalar, anket yapılan yöneticilerin sadece %32'sinin şirketlerinin insan emeğini YZ sistemleriyle etkin bir şekilde birleştirebileceğine inandığını gösteriyor; ancak bu yöneticiler aynı zamanda YZ'den maksimum yatırım getirisi elde etmek için yoğun çaba sarf ediyor.
Diğer bir rapor, YZ'nin çoğu CEO için en önemli üç öncelik arasında yer aldığını, %90'dan fazlasının şirketlerinde YZ'yi kullanmaya başladığını veya kullanmayı planladığını belirtiyor. Buna karşılık, CEO'ların %50'sinden fazlası, YZ'nin beklenen verimlilik artışını sağlayıp sağlamadığını henüz anlayamadıklarını dile getiriyor.
YZ yatırım getirisinin beklentileri karşıladığını veya aştığını söyleyen CEO'ların oranı ise sadece %27 seviyesinde; bu oran geçen yıla göre %38'den düşüş gösterdi. Yaklaşık %25'lik bir kesim ise gelirleri üzerinde hiçbir etki görmediğini belirtiyor. Raporlar, tüm iş akışlarını yeniden tasarlamanın gerçek zorluklarının, YZ'ye olan ilginin azalmasına neden olabileceğini, ancak endişe verici eğilimlerin devam ettiğini öne sürüyor.
Bazı büyük şirketler otomasyonla bağlantılı binlerce işten çıkarma duyurusu yaparken, makroekonomik veriler daha karmaşık bir tablo çiziyor. Otomasyon kaynaklı işten çıkarmaların, vaat edilen finansal geri dönüşleri veya ölçülebilir verimlilik artışlarını sıklıkla sağlamadığına dair veriler bulunuyor.
Bir diğer ilginç durum ise YZ'nin bir tür “duman perdesi” olarak kullanılması. İş gücü analistlerine göre, işten çıkarmalar için en sık gösterilen neden YZ olsa da, birçok uzman teknoloji CEO'larının YZ'yi, daha derin içsel sorunları, aşırı işe alımlara yönelik düzeltmeleri ve dış kaynak kullanımına yönelişi gizlemek için kullandığına inanıyor.
Raporlar, büyük ölçüde kurumsal dünyanın, neredeyse hiç anlamadığı bir YZ dönüşümüne hızla ilerlediğini resmediyor. Şirketler, bir sonraki nesil işçileri eğiten başlangıç seviyesi rolleri ortadan kaldırırken, birçok yönetici özel olarak teknolojinin anlamlı getiriler sağlayıp sağlayamadığını hala kanıtlayamadıklarını itiraf ediyor. Bu eğilim devam ederse, tüm bir nesil geleneksel kariyer yolundan tamamen dışlanmış bir durumda kalabilir; deneyim gereksiniminin arttığı ancak deneyim kazandıran işlerin ortadan kalktığı bir iş piyasasında sıkışıp kalabilirler.
Savunucuları, insanlığın her zaman büyük teknolojik devrimlerden sonra korkulara ve çalkantılara rağmen zararsız ve daha iyi bir şekilde çıktığını savunuyor. Diğer yandan, karşı çıkanlar, bu tür değişikliklerin gerçek etkisinin etik uygulamalar için yakından incelenmesi gerektiğini savunuyor. Yakın zamanda yapılan bir haberde, Çin'de bir mahkemenin, şirketlerin sadece "YZ daha iyi iş yapabildiği için" çalışanları işten çıkaramayacağına karar verdiği bildirilmişti.