Yapay zeka alanında çığır açan teknolojilere ev sahipliği yapan çip üreticisi Nvidia'nın üst düzey ürünlerinin yasa dışı yollarla Çin'e gönderildiği ortaya çıktı. Tayvan'da yürütülen bir soruşturma kapsamında, dokuz kişi, Nvidia'nın güçlü B300 grafik işlem birimlerinin (GPU) yasa dışı ihracatıyla suçlanarak mahkemeye sevk edildi. Bu durum, teknoloji dünyasında büyük yankı uyandırırken, kaçakçılık şebekesinin oldukça karmaşık ve beş adımlı bir strateji izlediği de detaylarıyla gün yüzüne çıktı.
Soruşturma raporlarına göre, Tayvan'da faaliyet gösteren bir sunucu ticareti firması, özel olarak belirlenmiş ve bu tür üst düzey donanımları almasına izin verilen 'beyaz listede' yer almayı başardı. Firma, Tayvan'da kullanılmak üzere 130 adet B300 sistemini sipariş ettiğini beyan etti. Bu sipariş, Supermicro'nun Tayvan distribütörü aracılığıyla verildi. Distribütörün borsada işlem gören ve güvenilir bir şirket olması, Supermicro'nun bu paranın kaynağını sorgulamasını engelledi.
Kaçakçılık şebekesinin bir sonraki adımı, gümrük denetimlerini atlatmaya yönelikti. Firma, denetimler için başka bir teknoloji firmasıyla ortaklaşa bir alan kiraladığını gösteren belgeler sundu. Ancak yapılan denetimlerde, bu alanın belirtilen sayıda ve güçte B300 sunucusunu çalıştırabilecek kapasiteden yoksun olduğu anlaşıldı. Buna rağmen, kiralık alanın gerçek durumu göz ardı edildi ve denetim sorunsuz bir şekilde geçti.
Bu süreçte, tedarik zincirinin farklı noktalarında yer alan ve 'içeriden' destek veren kişilerin rolü de ortaya çıktı. Raporlara göre, Nvidia Tayvan'da bir satış yöneticisi, inceleme süreçlerini hızlandırarak merkeze denetimin tamamlandığına dair yanlış bilgi gönderdi. Supermicro Tayvan'ın üst düzey bir satış yöneticisi ise, kiralık alanın neden denetimden geçtiği konusunda firmaya yol gösterdiği belirtildi. Hatta, sunucuların gerçekte nereye gönderildiğini öğrenen bir başka Supermicro yöneticisinin de komisyon karşılığında sessiz kaldığı iddia edildi.
Tüm bu manipülasyonların sonucunda Supermicro, 130 adet B300 ünitesinin satışını onayladı. Bu birimlerin bir kısmı doğrudan Çin'e gönderilirken, diğer bir kısmı Endonezya üzerinden aktarılarak Çin'e ulaştırıldı. Belirli bir kısmı ise Japonya'daki bir şirkete gönderilip ardından Hong Kong ve sonrasında Çin'e nakledildi. Bu yasa dışı sevkiyatların toplamda 21.21 milyon dolarlık bir kâr getirdiği tahmin ediliyor.
Bu karmaşık plan, sevkiyatı yapılan 56 adet birimin Japonya'da 'stratejik yüksek teknoloji ürünü ihracat izni' talep eden müşteriler tarafından durdurulmasıyla açığa çıktı. Operasyonun ortaya çıkmasının ardından, sunucuların ülkeden çıkışına izin verilmedi. Soruşturmalar kapsamında, ayrıca sahte belgelerle kurulum işi adı altında yüklü miktarda para transferi yapan bir başka dolandırıcılık şebekesi de tespit edildi.
Supermicro, kendi iç soruşturması sonucunda ABD'deki bir kaçakçılık olayını doğruladığını ancak üst yönetimin bu konudan haberi olmadığını ve yasaklı ülkelere ürün satıldığına dair bir kanıt bulunmadığını açıkladı. Bununla birlikte, bu son Tayvan satış kanalı, şirketin kendi denetimleri yerine Tayvanlı savcılar tarafından ortaya çıkarıldı.