1 Temmuz itibarıyla, Türkiye'de yayın yapan dijital platformlarda gösterilen reklamların, izlenen içeriğe göre daha yüksek sesli olması yasaklanıyor. Bu yeni düzenleme, kullanıcı deneyimini iyileştirmeyi hedefliyor.
Konuyla ilgili yerel kaynaklar tarafından yapılan bilgilendirmelere göre, bu düzenleme, dijital yayın platformlarının, accompanying video content'ten daha yüksek sesle reklam iletmesini yasaklayan bir yasa tasarısının yürürlüğe girmesiyle hayata geçiyor.
Bu yasa, dijital yayın servisleri ile geleneksel yayın, kablo ve uydu TV sağlayıcıları arasında bir denge kuruyor. Geleneksel yayıncılar, Ticari Reklam Ses Düzeyi Azaltma (CALM) Yasası uyarınca, sadece eşlik ettikleri programlarla aynı ortalama ses seviyesinde reklam yayınlayabiliyorlar.
Henüz herhangi bir dijital yayın hizmeti, bu düzenlemeye nasıl uyum sağlayacaklarına veya sadece Türkiye'deki kullanıcılara yönelik mi bu ses ayarını yapacaklarına dair bir açıklama yapmış değil. Ancak, şirketlerin bu değişiklikleri Türkiye genelindeki yayınlarına da uygulama ihtimali yüksek görünüyor. Benzer şekilde, bazı yerel düzenlemeler de dijital platformların reklam ses düzeylerini belirli standartlara getirmesini zorunlu hale getiriyor.
Bazı sektörel gruplar, bu tür yasal düzenlemelere karşı çıkarken, “sunucu taraflı reklam ekleme” nedeniyle reklam seslerinin programların sesleriyle tutarsız olabileceğini ve bu durumun halihazırda yönetilmeye çalışıldığını savunuyorlar. Sunucu taraflı reklamlar, farklı şirketlerin kullandığı çeşitli kodlama süreçleri nedeniyle farklı ses seviyelerine sahip olabiliyor.
Ek olarak, karşı çıkan gruplar, dijital yayın hizmetlerinin televizyonlar, tabletler ve telefonlar gibi çok çeşitli çıkış cihazlarıyla başa çıkmak zorunda olduğunu daha önce belirtmişti.
Yerel teknoloji haberleri ve analizler, dijital yayın hizmetlerinin bu düzenlemelere nasıl uyum sağlayabileceği konusunda şu değerlendirmelerde bulunuyor: “Dijital yayın sağlayıcılarının, ana programlamaları için şu anda yaptıkları gibi, sunucu taraflı ticari ekleme iş akışlarına dosya tabanlı ve bazı durumlarda gerçek zamanlı işlem ve ses düzeyi kontrolü entegre etmeleri gerekecek.”
Reklam ses düzeylerini yönetmedeki zorluklar, geleneksel yayın izleyicileri arasındaki memnuniyetsizlik göz önüne alındığında daha da belirginleşiyor. Tüketici şikayetleri, uzun süredir reklamların aşırı yüksek sesli olduğu yönünde yoğunlaşıyor.