Bilim dünyası, tek hücreli canlıların şaşırtıcı bir çift kişiliğe sahip olabileceğini keşfetti. Yeni keşfedilen bir mikroorganizma, normal yaşamında sessizce yüzüp bakteri avlarken, belirli koşullar altında birer 'süper dev' canavara dönüşerek kendi türdeşlerini yiyebiliyor.
Euplotes gigatrox adı verilen bu minik ve kirpikli canlı, normalde deniz suyunda sakin bir şekilde yüzerken bakterileri yutarak besleniyor. Ancak yeterli zaman tanındığında, bir klon kolonisi, 'süper dev' haline gelip yamyamlık yapmaya başlayan asi bir hücre tarafından sarsılabiliyor.
Bu keşif, tek hücreli organizmaların yetenekleri hakkındaki bilgilerimizi genişletiyor ve hücrelerin formlarını ve fonksiyonlarını nasıl kontrol ettiklerine dair sorular sormak için yeni bir sistem sunuyor. Normalde bir hücrenin 54 mikrometre civarında olduğu düşünülürken, 'süper dev' haline gelenler yaklaşık 140 mikrometreye kadar büyüyebiliyor. Bu devasa hücreler, diğer normal hücreleri avlayarak yaklaşık her 10 dakikada bir tanesini yutuyor.
Normal hücreler için ise bu korkunç durumdan kaçınmanın bir yolu var: Sadece yüzmeye devam etmek. Normal hallerinde E. gigatrox, zarif bir sarmal hareketle yüzeylerde 'yürüyebilir' veya sıvılarda yüzebilir. 'Süper devler' ise fazla kiloları nedeniyle yüzmekte zorlanıyor ve sadece yüzeylerde dairesel desenlerde avlanabiliyor. Bu durum, onların avlanmada daha iyi ama yüzmede daha kötü hale gelerek beslenme alışkanlıklarını değiştirmelerine yol açıyor.
Bu devasa boyut değişimi kalıcı değil. Gözlemler, tüm 'süper devlerin' 24 saat içinde normale döndüğünü gösteriyor. Ancak sonrasında bir süre tekrar 'süper dev' olamıyorlar. Araştırmacılar, bu dönüşüm sırasında hangi genetik mekanizmaların rol oynadığını incelediklerinde, iki farklı gen ifadesi grubunun kilit rol oynadığını tespit ettiler. Bir grup, 'süper dev' haline gelme sırasında aktifleşiyor ve dönüşüm sonrası evrede de bir miktar etkisini sürdürüyor. İkinci grup ise yalnızca dönüşüm sonrası evrede aktifleşiyor ve bu durumun 'gecikme süresi'ni açıklıyor olabileceği düşünülüyor.
Hangi hücrelerin 'süper dev' evresine geçeceğini tetikleyen faktörler arasında, popülasyonun hızlı büyüme dönemini tamamlayıp daha istikrarlı bir faza ulaştıktan sonra ortaya çıkmaları dikkat çekiyor. İlginç bir şekilde, bol miktarda bakteri varken bu durum gözlemlenmiyor. Ancak besin kaynakları azaldığında, hücrelerin küçük bir alt kümesi 'Mr. Hyde' evrelerine girerek kendi türdeşlerini yemeye başlıyor.
Deneylerde, 'süper devler' hiçbir zaman toplam popülasyonun yüzde 5'inden fazlasını oluşturmadı. Bu durum, 'süper dev' oluşumunun, nüfus taşıma kapasitesine ulaşmak üzere olan bir popülasyonda, hücrelerin bir alt kümesi için bir riskten korunma stratejisi olarak hizmet edebileceğini düşündürüyor.
Bu çalışma, etrafımızda sürekli olarak gerçekleşen mikroskobik korku hikayelerinin bir başka hatırlatıcısı olarak öne çıkıyor.