Microsoft, müşterilerinin güvenlik açıklarını tespit etme ve azaltma süreçlerini sürekli olarak iyileştirmelerine ve otomatikleştirmelerine yardımcı olmak üzere tasarlanmış yeni yapay zeka araçlarını tanıttı.
Bu yeni araçlar, rakip platformlardan daha üstün performans gösterdiği iddia ediliyor. Yapay zeka destekli güvenlik çözümleri, giderek artan siber tehditlere karşı savunma mekanizmalarını güçlendirmeyi hedefliyor.
Microsoft, pazartesi günü yaptığı açıklamalarda, özellikle yazılım zafiyeti analizi için özel olarak eğitilmiş ilk yapay zeka modeli olan Microsoft AI-Cyber-1-Flash'ı duyurdu. Bu yeni model, şirketin MAI-Thinking-1 platformu üzerine inşa edilmiş olup, 'kompakt, kod ağırlıklı bir güvenlik modeli' olarak tanımlanıyor ve 'en yüksek kalitede veriyle, sıfırdan, şirket içinde' geliştirilmiş.
Model, Microsoft'un onlarca yıllık zafiyet giderme ve güvenlik olayı müdahale deneyimlerinden elde ettiği benzersiz bir perspektifle eğitilmiş durumda. Şirket, her gün 1 trilyondan fazla güvenlik sinyalini işlediğini ve 1,6 milyon müşteriden içgörü elde ettiğini belirtiyor. Microsoft'a göre, 'eylemleri sonuçlara bağlayabildikleri için, neyin istismar edilebilir olduğu, neyin kontrol altına alındığı, neyin engellendiği ve neyin gerçekten işe yaradığı konusunda veriden fazlasına sahipler.'
MAI-Cyber-1-Flash, Mayıs ayında tanıtılan ve uygulamalardaki istismar edilebilir hataları keşfetmek için 100 adet güvenlik odaklı yapay zeka aracını bir araya getiren MDASH adlı 'çoklu model ajan tarama çerçevesi' ile entegre edilmiş. Microsoft, MAI-Cyber-1-Flash ile donatılan MDASH'ın, standart bir kıyaslama testi olan CyberGYM'de yüzde 96 puan aldığını ve bu skorun rakiplerini geride bıraktığını açıkladı. Yeni MDASH'ın kullanım maliyetinin de önceki sürüme göre yarı yarıya düştüğü ifade edildi.
Microsoft'un pazartesi günü duyurduğu ikinci araç ise Project Perception olarak adlandırılıyor. Bu da, sırasıyla zafiyet bulma, risklerini belirlemek için inceleme ve düzeltici eylemler gerçekleştirme görevlerini yerine getiren özel yapay zeka araçlarından oluşan bir koleksiyon. Microsoft, platformun atanan göreve göre modelleri seçtiğini ve bu kararların modelin etkinliği ile müşteriye olan maliyet gibi faktörleri içerdiğini belirtti. Şirket, bu kararların 'sınır ve özel modeller üzerindeki sürekli araştırma, kıyaslama ve değerlendirmelerle' şekillendiğini ekledi.
Project Perception'ın, benzer platformlardan daha düşük maliyetlerle görevlerin yüzde 90'ını yerine getirebilecek şekilde tasarlandığı söyleniyor. Bu sayede müşteriler, daha pahalı alternatiflere yalnızca kalan yüzde 10'luk görevler için başvurabilecek.
Microsoft, bu yeni araçların, kuruluşların ağlarını felaket düzeyindeki siber saldırılara karşı nasıl güvence altına aldığına dair büyük bir değişime yanıt verdiğini vurguluyor. Şirket, 'Yapay zeka siber saldırıların hızını ve ölçeğini hızlandırdıkça, savunmacılardan farklı bir döneme ait yaklaşımlarla inşa edilmiş giderek karmaşıklaşan dijital ortamları güvence altına almaları isteniyor. Güvenlik ekipleri, ortaya çıkan tehditlere ayak uydurmayı zorlaştıran, çok büyük miktardaki veri üzerinden sinyalleri, bağlamı ve risk içgörülerini bir araya getirmek zorunda kalıyor.' açıklamasında bulundu.
Her ne kadar Microsoft, bu araçların henüz önizleme aşamasında olduğunu ve üretim ortamlarında kullanılmadan önce dikkatle incelenmesi ve değerlendirilmesi gerektiğini belirtmese de, bu tür araçları benimsememenin de açık riskler taşıdığı bir gerçek. Yapay zeka ajanlarını kullanmanın riskleri ile bunlardan kaçınmanın tehdidi arasındaki dengeyi kurmak, henüz net cevapları olmayan bir çalışma alanıdır.