NASA'nın Curiosity Mars gezgini, Kızıl Gezegen'de yaşamın yapı taşları olarak kabul edilen ve daha önce hiç görülmemiş yedi yeni molekülü içeren en çeşitli organik bileşik koleksiyonunu barındıran bir kaya örneği keşfetti. Bu buluş, antik Mars'ın yaşama elverişli bir ortama sahip olduğu teorisine yeni kanıtlar ekliyor.
Curiosity, 2020 yılında keşfettiği ve incelediği bu kaya örneğinin, yaşamla ilişkilendirilebilecek karbon elementini içeren organik moleküller barındırdığı doğrulandı. Bilim insanları henüz bu moleküllerin biyolojik mi yoksa jeolojik süreçler sonucu mu oluştuğunu kesin olarak kanıtlayamasa da, bu keşifler antik Mars'ın yaşama ev sahipliği yapabileceği fikrini güçlendiriyor.
Görevini yürüten NASA'nın Jet İtki Laboratuvarı (JPL) yetkilileri, bu keşfin antik Mars'ın yaşamı desteklemek için gerekli kimyasal bileşenlere sahip olduğunun yeniden teyidi olduğunu belirtti. Ayrıca, bu moleküllerin Mars'taki radyasyona maruz kalmasına rağmen milyarlarca yıl boyunca kayalarda korunabilen bileşikler listesine eklendiğini vurguladılar. Radyasyon, zamanla bu tür molekülleri parçalayabilme potansiyeline sahip.
Mars'ın Kıyısında Bir Keşif
21 Nisan'da Nature Communications dergisinde yayımlanan yeni analizler, kaya örneğinin daha önce Kızıl Gezegen'de görülmemiş yedi tanesi dahil olmak üzere toplam 21 karbon içeren molekül barındırdığını ortaya koydu. Yeni bulunan moleküller arasında, RNA ve DNA'nın öncüsü olabilecek azot heterosiklik bileşikler ve aynı zamanda Güneş Sistemi gezegenlerine meteoritler aracılığıyla yaşam dostu kimya taşımasında kilit rol oynamış olabilecek benzotiyofen de yer alıyor.
Bu numuneye, ilk iktiyozor ve plesiyozor fosilini keşfetmesiyle tanınan İngiliz paleontolog Mary Anning'in anısına ithafen "Mary Anning 3" adı verildi. Anning'in aradığı sucul fosil ortamlarına benzer şekilde, Mars'taki bu organik bileşikler, gezegenin milyarlarca yıl önce kurumasından önce göller ve derelerle dolu bir bölgede bulundu.
JPL yetkilileri, bu vaha benzeri bölgenin gezegenin antik geçmişinde defalarca yükselip kuruduğunu ve nihayetinde bölgeyi organik bileşikleri özellikle iyi koruyan kil mineralleriyle zenginleştirdiğini belirtti.
Yaşam İçin Sondaj
Geçen yıl Curiosity, Mars'ta şimdiye kadarki en büyük organik moleküllerini de keşfetmişti. Bunlar, dekan, undecan ve dodekan gibi "uzun zincirli" hidrokarbonlardı.
2020 ve 2025 yıllarındaki bu organik bulgular, Curiosity'deki Numune Analizi Mars (SAM) adlı bir cihaz kullanılarak yapıldı. Curiosity, önce robotik koluyla kayaları delerek toz haline getiriyor, ardından bu tozu SAM cihazına aktarıyor. Cihaz, tozu yüksek sıcaklıkta ısıtan bir fırına sahip ve bu sayede gezgin içindeki gazların bileşiminin ölçülmesini sağlıyor.
SAM ayrıca "ıslak kimya" işlemleri yapabilen az miktarda çözücü içeriyor. Mary Anning 3 örneği, numunenin yüksek değeri nedeniyle Curiosity'nin sadece iki fincanından birinde bulunan tetrametilamonyum hidroksit (TMAH) kullanılarak incelenen ilk örnek oldu. TMAH, organik molekülleri parçalayan bir madde.
Curiosity'nin bulguları, Dünya'da bilinen ve 4 milyar yaşında olup organik moleküller içeren Murchison meteoriti üzerinde yapılan analizlerle doğrulandı.
JPL yetkilileri, Murchison meteoriti numunesinin TMAH'a maruz bırakıldığında, Mary Anning 3'te görülenlere benzeyen daha büyük moleküllerin parçalanarak benzotiyofen gibi bileşiklerin ortaya çıktığını belirtti. Bu sonuç, Mary Anning 3'te bulunan Mars moleküllerinin, yaşamla ilgili daha karmaşık bileşiklerin parçalanmasından kaynaklanmış olabileceğini doğruluyor.
2012 yılından beri Mars'ta bulunan Curiosity, son TMAH fincanını, JPL'ye göre "antik yeraltı suları tarafından oluşturulan örümcek ağı benzeri sırtlar" üzerinde kullandı. Bu son bulguların sonuçları ileride yayımlanacak bir çalışmada detaylandırılacak.