Evcil dostlarımız köpeklerin, kurt akrabalarına kıyasla çok daha küçük beyinlere sahip olduğu biliniyor. Şimdi ise Fransa'daki araştırmacılar liderliğinde yapılan bir çalışma, bu küçülmenin ne zaman başladığına dair önemli ipuçları sunuyor. Hatta bu durumun, evcilleşmenin bir işareti olarak kabul edildiği ve sorumlu tutulabilecek bir tarafın olduğu düşünülüyor.
Yapılan araştırmanın sonuçlarına göre, köpeklerin beyin boyutunda gözle görülür bir küçülme en az 5.000 yıl önce başlamış ve bu süreç, insanların yerleşik tarım toplumlarına geçişiyle paralellik gösteriyor.
Fosil kayıtlarında beyin dokusu pek iyi korunmasa da kemikler korunabiliyor. Kafatasının içindeki boşluk (braincase olarak da bilinen kraniyal boşluk), beynin kapladığı alan nedeniyle beyin boyutunu tahmin etmek için standart bir ölçüt olarak kullanılıyor.
Fransa Doğa Tarihi Ulusal Müzesi'nden zooarkeolog Thomas Cucchi ve ekibi, Belçika ve Fransa'dan alınan 22 adet prehistorik kurt ve köpeğin kraniyal boşluklarının hacmini ölçmek için bilgisayarlı tomografi (CT) taramalarını kullandı. Karşılaştırmanın adil olmasını sağlamak amacıyla, çalışmaya dahil edilen 163 modern köpek ve kurt örneği üzerinde de aynı yöntem uygulandı.
Çalışmadaki her bir kanid (köpekgiller) için, beyin boşluğunun hayvanın kafatası uzunluğuna oranı da hesaplandı. Bu, beyin boyutunu hayvanın vücut boyutuna göre değerlendirmeye olanak tanıdı. Örneğin, küçük bir köpek için normal olan bir beyin boyutu, daha büyük bir köpek için son derece küçük kabul edilebilir.
Çalışmaya dahil edilen iki adet 'proto-köpek' - biri yaklaşık 35.000 yaşında Belçika'dan, diğeri ise yaklaşık 15.000 yaşında Fransa'dan - Pleistosen, Neolitik ve modern kurtlarla eşdeğer orantılı beyin boyutlarına sahipti.
Bu proto-köpekler, insanların köpeklerle olan ilişkisinin erken aşamalarını temsil ediyor. Bu dönemde kurtlardan ayrışma başlamış olsa da, iki grup bugüne kadar hala aynı türün üyeleri olarak kabul ediliyor. Ancak bu proto-köpekler, insan evriminde ve potansiyel olarak köpeklerde de bir dönüm noktası olan tarımın ortaya çıkmasından önceki döneme ait.
Yaklaşık 5.000 yıl öncesine gelindiğinde, köpeklerin beyinleri vahşi atalarından önemli ölçüde farklılaşmıştı.
Geç Neolitik döneme ait köpeklerin beyinleri, aynı döneme ait kurtların beyinlerinin yaklaşık yarısı kadardı. Bu antik köpeklerin orantılı beyin boyutları, modern terrierler ve toy ırklar (örneğin, puglar, chihuahualar ve Pekingese gibi) ile karşılaştırılabilir düzeydeydi.
Araştırmacılar, bunun erken davranışsal seçilimin bir kanıtı olabileceğini öne sürüyor. Bu seçilimde, insanların kendi çıkarlarına fayda sağlayan özelliklere sahip köpekleri tercih edip yetiştirdiği düşünülüyor.
Araştırmacılar, "Neolitik dönemdeki bu ciddi beyin boyutu küçülmesinin, avlanma, et tedariği gibi fonksiyonların yanı sıra yerleşim yerlerini tehditlere karşı uyarma potansiyelleri hakkında önemli ipuçları sunduğunu" belirtiyor.
Şimdilik sadece bir spekülasyon olsa da, araştırmacılar daha küçük bir beyin boyutunun, beyin dokusunun tahsis edilmesinde de bir yeniden yapılanmayı gerektirebileceğini düşünüyor: Orantısal olarak daha az korteks (algı, düşünme ve dikkatten sorumlu beyin kısmı) ve daha fazla subkorteks (homeostazi, hareket ve duygu gibi 'temel' işlevlerin merkezi).
Bu yeniden tahsisin, Batı Avrupa'daki Geç Neolitik insanlar için faydalı olabilecek şekillerde köpeklerin mizacını değiştirebileceği düşünülüyor.
Örneğin, daha endişeli ve temkinli köpekler, yeni tarım toplumunun gelişen yerleşim yerlerinde harika alarm sistemleri olabilirdi. Diğer yandan, bu özellikler köpekleri eğitmek için daha zorlu hale getirebilirdi.
Ancak, bu köpeklerin gerçekte nasıl olduklarını ortaya çıkarmak için çok daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulacak. Beyin boyutu her zaman zeka anlamına gelmez ve bu özelliklerin insan kültürüyle nasıl gerçekten iç içe geçtiği, daha fazla arkeolojik kanıt gerektirecek.
Bu bulgular, en eski köpek 'ırklarından' kabul edilen dev sürü koruyucu köpeklerle de keskin bir tezat oluşturuyor.
Araştırmacılar, "Bu değişikliklerin zamanlamasını ve kültürel bağlamlarını daha fazla belgelemek için Avrupa genelinde daha fazla Mezolitik ve Neolitik döneme ait köpeğin incelenmesi gerektiğini" kabul ediyor.
Araştırma, Royal Society Open Science dergisinde yayımlandı.