Ara

Bilim İnsanlarından Kansere Karşı Savaşan Hücre Ordusu İçin Çığır Açan Keşif!

İnsan vücudunun bağışıklık sistemi, kanserli hücrelerle savaşma konusunda inanılmaz bir yeteneğe sahiptir.

Bu savunma hattının ilk sıralarında yer alan özel bir beyaz kan hücresi türü olan makrofajlar, adeta birer 'büyük yiyiciler' gibi hareket ederek kanserli hücreleri yok eder.

Hatta bu hücreler, tümörlerin içinden 'beni ye' sinyali yayarak T hücreleri gibi diğer bağışıklık hücrelerini de harekete geçirebilir.

Makrofajlar, kanser araştırmaları için harika bir hedef olsa da, ileri düzey tedaviler henüz bu hücrelerin tam potansiyelini ortaya çıkarabilmiş değildi.

Ancak Güney Kaliforniya Üniversitesi'nden bir grup bilim insanı, bu potansiyeli kilidini açmanın anahtarını bulmuş olabilir.

Araştırmacılar, laboratuvar ortamında makrofajları oluşturan öncü hücreleri genetik olarak mühendislikle değiştirebilme yeteneği kazandı.

Bunlar kök hücreler değil, ancak kök hücreleri oluşturan ve özel bir süper güce sahipmiş gibi görünen hücreler.

Bu hücreler, sürekli olarak kendi kopyalarını üretebiliyor.

Araştırmacı Qi-Long Ying, daha önce kan sisteminde uzun süreli kendi kendine yenilenmenin öncelikli olarak herhangi bir kan veya bağışıklık hücresini üretebilen kök hücrelere ait bir özellik olarak görüldüğünü belirtti.

Ancak araştırmacılar, doğru koşullar altında bu öncü hücrelerin de kendi kimliklerini koruyarak ve işlevsel bağışıklık hücreleri üretme yeteneklerini kaybetmeden, kendi kendine yenilenebildiğini ve yoğun bir şekilde bölünebildiğini keşfetti.

Bu durum, kanser, enfeksiyon hastalıkları ve potansiyel olarak daha birçok rahatsızlık için mühendislikle geliştirilmiş hücre tedavileri için ölçeklenebilir bir başlangıç noktası sağlıyor.

CAR-T terapisi, hastanın T hücrelerinin alınarak kanserle daha iyi savaşacak şekilde genetik olarak düzenlenmesi ve ardından vücuda geri verilmesini içeren, çığır açıcı bir kanser tedavisidir.

CAR-T'nin bazı versiyonları, klinik deneylerde hastaların yaşam süresini önemli ölçüde uzatarak dikkat çekici başarılar elde etmiştir.

Bu tedaviler kan kanserinde en iyi sonuçları verirken, katı tümörlere karşı aynı etkiyi gösteremeyebiliyor.

Genellikle, makrofajlar katı tümörlerin içinde en bol bulunan bağışıklık hücreleridir, ancak laboratuvar ortamında mühendislikle değiştirilmeleri daha zordur.

Bu beyaz kan hücreleri, insan vücudu dışında büyütülmekte de zorluk çıkarmış, genellikle gerekli seviyelere ulaşamamıştır.

Ayrıca, bu hücrelerin dondurulup uzun süreli saklanması da oldukça karmaşıktır.

Ancak, makrofajları kullanan ve CAR-T'ye benzeyen CAR-M gibi tedaviler için umut var.

Granülosit-monosit öncülleri (GMP) adı verilen makrofajların öncü hücreleri, bu umudu taşıyor olabilir.

Araştırmacılar, fare ve insan GMP'lerini kullanarak, bu hücrelerin ne yemeleri gerektiğini ve büyüme için hangi kimyasal karışımlara ihtiyaç duyduklarını kesin olarak belirledi.

Bu sayede, GMP'lerin sonsuz bir kaynağı gelecekteki kanser immünoterapileri için kullanılabilecek.

Laboratuvarda, mühendislikle değiştirilmiş GMP'ler güçlü CAR-M'ler üretti.

Laboratuvarda yetiştirilen bu GMP'ler, kan kanseri ve katı tümörleri olan farelere enjekte edildiğinde, öncü hücrelerin sürekli bir makrofaj ve diğer bağışıklık oyuncuları tedarik ettiği gözlemlendi.

Enjekte edilen makrofajların aksine, bu GMP'ler kemirgen vücuduna yayılarak hem kanda hem de katı tümörlerde kanserin ilerlemesini durdurdu.

Araştırmacılardan Ravi Majeti, GMP'lerin genişletilmesi ve mühendislikle değiştirilmesi için bu yöntemin, T hücresi genişletme ve mühendisliği gibi birçok çeviri uygulamasına kapı araladığını belirtti.

Mühendislikle değiştirilmiş bu hücrelerin birden fazla güçlü işlevi yerine getirebildiği ve keşfedilecek daha çok şey olduğu vurgulandı.

Uzun yıllardır bilim insanları, CAR-T tedavileri için hangi T hücrelerinin yeniden düzenlenmesi gerektiği konusunda araştırmalar yapıyordu. Ancak bu yeni araştırma, bağışıklık hücresi öncüllerini hedeflemenin, daha fazla olasılığı tek seferde kapsayarak daha başarılı bir yol olabileceğini gösteriyor.

Araştırmacılar, immünoterapinin geleceğinin sadece daha iyi CAR alıcıları tasarlamakla kalmayıp, aynı zamanda hücrenin hangi gelişimsel evresinin seçildiğiyle de belirlenebileceğini düşünüyor.

Bu çalışma, Cell dergisinde yayımlanmıştır.

Önceki Haber
Oyuncuların Yeni Gözdesi: Uzun HDMI Kablosu ve Steam Controller ile Kendin Yap Oyun Konsolu!
Sıradaki Haber
iPhone 18 Pro Sürprizlerle Geliyor: Bellek Teknolojisinde 13 Yıllık Gelenek Son Buluyor!

Benzer Haberler: