Bilim insanları, bağırsak bakterilerinin ve özellikle yeni keşfedilen bir virüsün, günümüzün en yaygın kanser türlerinden biri olan bağırsak kanserine nasıl katkıda bulunabileceğine dair önemli bir adım attı.
Türkiye'de yer alan üniversitelerden ve araştırma kurumlarından bilim insanları, daha önce belirlenmiş olan bağırsak kanseri ile Bacteroides fragilis adlı bir bakteri arasındaki ilişkiyi daha yakından incelemek istedi.
B. fragilis bakterisi, genellikle sağlıklı insanlarda da bulunur.
Mikrobiyoloji alanında çalışmalar yürüten bir araştırmacı, “Bağırsak kanseri ile aynı bakteriyi sürekli olarak ilişkilendirmemizin bir paradoks olmuştur, zira aynı zamanda bu bakteri sağlıklı insanların bağırsak florasının tamamen normal bir parçasıdır” şeklinde konuştu.
Araştırma ekibi, kanser geliştiren bireylerdeki bakteride kritik bir fark olup olmadığını görmek istedi ve tam da bunu buldu.
Araştırmacı, “Daha önce tanımlanmamış ve bağırsak kanseri hastalarında bulduğumuz bakterilerle yakın ilişkilendirilen bir virüs keşfettik” dedi.
Genetik dizileme yöntemlerini kullanarak, araştırmacılar Türkiye'deki büyük bir popülasyon çalışmasına katılan kanser hastalarının bağırsak bakterilerini analiz etti.
Bu hastalarda, B. fragilis bakterisinin sıklıkla bir bakteriyofaj taşıdığını tespit ettiler.
Bakteriyofajlar, bakterilerin içinde yaşayan ve bu hücreleri kullanarak çoğalıp yayılan virüslerdir.
İlk bulgu nispeten küçük bir grup insanda keşfedilse de, bulgular daha sonra bağırsak kanseri olan ve olmayan 877 kişilik daha büyük bir kohortta doğrulandı. Bu durum, B. fragilis içindeki gizlenen virüslerin kansere doğru bir eğilime yol açabileceğini gösteriyor.
Veriler, bağırsak kanseri olan bireylerin bağırsak bakterilerinde bu bakteriyofajın tespit edilebilir seviyelerine sahip olma olasılığının iki kat daha fazla olduğunu gösterdi. Dahası, bu, kayıtlarda yer alan herhangi bir virüs tanımına uymuyor.
Ancak araştırmacılar henüz doğrudan bir neden-sonuç ilişkisi kanıtlayamıyor. Bu, bağırsak kanseri çalışmalarında ve potansiyel tedavi hedeflerinde faydalı olacak dikkat çekici bir birlikteliktir, ancak daha fazlası da olabilir.
Araştırmacı, “Sadece bakteri kendi başına ilginç görünmüyor. Taşıdığı virüs ile etkileşim halindeki bakterinin kendisi ilgi çekici.” diye ekledi.
“Virüsün katkıda bulunan bir neden olup olmadığını veya sadece bağırsakta başka bir şeyin değiştiğinin bir işareti olup olmadığını henüz bilmiyoruz.”
Bağırsaklardaki bakteri kompozisyonu da dahil olmak üzere çevresel faktörlerin, bağırsak kanseri riskinin yaklaşık yüzde 80'ine atfedildiği düşünülüyor. Bu da, bu faktörlerin ve birbirlerini nasıl etkilediklerinin daha iyi anlaşılmasının milyonlarca kanser vakasını etkileyebileceği anlamına geliyor.
Bağırsaktaki bakteri karışımını incelemek kolay bir iş değil.
Bu inanılmaz derecede karmaşık mikrobiyomlar, vücutta olup bitenlerin göstergeleri olduğu kadar, uyku kalitesinden kilo kaybına kadar her şeyi etkileyebilen etkenlerdir.
Artık gelecekteki çalışmaların inceleyebileceği ekstra bir katman var: sadece bakteriler değil, içlerinde yaşayan virüsler de. Araştırmacıların bir sonraki bakmak istediği sorulardan biri, B. fragilis'in tam olarak bakteriyofaj konaklarından nasıl etkilenebileceğidir.
Bu araştırma hala erken, deneysel aşamada, ancak uzmanların kanserin nasıl başladığını anlamasına yardımcı olan herhangi bir şey, potansiyel olarak hedefe yönelik tedavilerin geliştirilmesine de yardımcı olabilir; ancak bu yıllar sürebilir.
Araştırmacı, “Bağırsaktaki bakteri sayısı ve çeşitliliği çok büyüktür. Daha önce, samanlıkta iğne aramaya benziyordu. Bunun yerine, bakterilerin içindeki bir şeyin – yani virüslerin – farkı açıklamaya yardımcı olup olamayacağını araştırdık” dedi.
Ekip, bulgularının bağırsak kanseri taraması için de kullanılabileceğini öne sürüyor. Daha fazla araştırma ile, örneğin bu B. fragilis virüsünü aramak için dışkı örneği taramaları geliştirilebilir.
Araştırmacı, “Kısa vadede, virüsün riski artan bireyleri belirlemek için kullanılıp kullanılamayacağını araştırabiliriz” dedi.
Araştırma, Communications Medicine adlı dergide yayımlanmıştır.
Bu makalenin daha önceki bir versiyonu Şubat 2026'da yayımlanmıştır.