Ara

Alzheimer Tedavisinde Umut Işığı: Kanımızda Gizli Bir Molekül Keşfedildi!

Alzheimer hastalığına yönelik araştırmalar, hastalarda beyin hücreleri arasında biriken zararlı amiloid-beta proteinlerinin kümelenmesiyle mücadele etmenin yollarını arıyor.

Bu amaçla, bir girişim şirketi ve Rus Bilimler Akademisi'nden araştırmacılar daha önce HAEE (Ac-His-Ala-Glu-Glu-NH2) adını verdikleri bir peptit geliştirmişti. Bu peptit, çinko iyonlarını engelleyerek bu kümelenmenin oluşmasını önlemeyi hedefliyor. Çinko iyonlarının, bu plakların oluşumunda bir tür biyolojik 'yapıştırıcı' görevi gördüğü düşünülüyor.

Yapılan laboratuvar testlerinde, geliştirilen peptidin farelerde beyindeki amiloid-beta plaklarının sayısını azalttığı gözlemlendi.

Ancak araştırmacılar, bu sürecin seyrini değiştiren bir gelişmeyle karşılaştı. Klinik denemelere zemin hazırlamak amacıyla HAEE'yi insan kanında ölçmek için bir yöntem geliştirdiklerinde, peptidin her 150 sağlıklı gönülden alınan örnekte zaten bulunduğunu keşfettiler.

Dahası, Alzheimer hastalarından alınan kan örneklerinde HAEE seviyesinin, sağlıklı bireylere kıyasla ortalama yarı yarıya daha düşük olduğu tespit edildi. Bu durum, molekülün aynı zamanda bir hastalık belirteci olarak kullanılabileceğine işaret ediyor. Bulgular, bilimsel bir dergide yayımlandı.

Araştırmacılar, yayımladıkları makalede, "İnsan kanının bu peptidin endojen bir kopyasını içerdiğini ve Alzheimer hastalısı olan bireylerde bu molekülün konsantrasyonunun belirgin şekilde azaldığını keşfettik" ifadelerini kullanıyor.

Ayrıca, "Bulgularımız insan vücudunda yeni bir molekülü ortaya çıkarıyor ve endojen HAEE eksikliğinin Alzheimer hastalığının patogenezinde önemli bir rol oynadığını öne sürüyor." şeklinde ekliyorlar.

Bir ilacın klinik denemelerde test edilebilmesinden önce, bilim insanlarının ilacın zamanla kanda nasıl parçalandığını ve hangi dozun güvenli olacağını bilmeleri gerekiyor. Kan testlerinin yapılmasındaki başlangıçtaki gerekçe de buydu.

Bu keşif, HAEE'nin Alzheimer gelişimini etkileyebileceği yönündeki araştırma ekibinin düşüncelerini destekliyor gibi görünüyor. Ancak, aralarındaki kesin ilişkiyi ve mekanizmalarını ortaya çıkarmak için daha fazla çalışmaya ihtiyaç duyulacak.

Çalışmanın yazarları, "Mevcut çalışmada gösterilen, Alzheimer tanısı konmuş hastalarda sağlıklı gönüllülere kıyasla HAEE eksikliğinin, normal HAEE üretiminin baskılanmasından ve/veya Alzheimer patogeneziyle ilişkili çeşitli stres türlerine vücudun tepkisi nedeniyle aşırı HAEE tüketiminden kaynaklanabileceğini" belirtiyor.

Araştırmacılar henüz kesin bir sonuca varmamış olsalar da, Alzheimer hastalığının vücudun daha az HAEE üretmesine neden olabileceği veya hastalığın ilerlemesiyle HAEE'nin daha hızlı kullanılabileceği ihtimalleri üzerinde duruyorlar.

Amiloid-beta plaklarının Alzheimer hastalığının erken evrelerinde, bazen diğer belirtiler ortaya çıkmadan yıllar önce görüldüğünü biliyoruz. Bu durum, HAEE'nin daha da geliştirilebilmesi halinde hastalık için bir uyarı işareti olarak kullanılması ihtimalini güçlendiriyor. Ancak mevcut çalışma sadece teşhis konulmuş hastalarla sınırlı kaldı.

Ekip, "Klinik olarak Alzheimer teşhisi konmuş hastalarda sağlıklı gönüllülere kıyasla endojen HAEE eksikliğinin, Alzheimer hastalığının tanısında potansiyel bir kan tabanlı belirteç olarak kabul edilebileceği, sentetik HAEE'nin ise Alzheimer hastalığını modifiye edici tedavide bir ilaç olarak hizmet edebileceği" sonucuna varıyor.

Araştırmacılar, bulgularıyla ilgili bazı sınırlılıkları da kabul ediyor. Alzheimer teşhisleri, beyin görüntüleme veya biyobelirteç testleri olmaksızın yalnızca klinik değerlendirmelere dayanıyordu. Bu nedenle bazı hastalarda farklı demans türleri de olabilir. Ayrıca, Alzheimer hastaları ile sağlıklı kontroller arasındaki yaş farklılıkları da sonuçları etkilemiş olabilir ve HAEE seviyeleri Alzheimer'ın şiddetine göre anlamlı derecede farklılık göstermedi.

Çalışmanın, HAEE'yi Alzheimer kan testi için patentlere sahip olan Lifemission adlı şirket tarafından finanse edildiğini belirtmekte fayda var. Çalışmanın bazı araştırmacılarının da bu şirketle bağlantısı bulunuyor.

Bu sınırlılıklara rağmen, Alzheimer hastalığı ve tedavi çalışmaları alanında önemli bir yeni bulgu olarak öne çıkıyor. Bu karmaşık hastalığın birçok farklı yönü olduğunu biliyoruz ve HAEE de bu önemli yönlerden biri haline gelebilir.

Araştırmacılar, "Alzheimer hastalığında amiloid yükünü azaltmayı amaçlayan daha önce geliştirilmiş bir peptidin insan kan plazmasında endojen bir kopyasının bulunması keşfi dikkate değerdir" diyor.

Ancak, "Bu peptidin seviyelerinin Alzheimer hastalarında azalması da aynı derecede önemlidir" diye ekliyorlar.

Önceki Haber
Intel Arc Ekran Kartları Artık AMD FSR 4.1.2 ile Daha İyi Görüntü Kalitesi Sunuyor!
Sıradaki Haber
Valve'dan Olası 'Half-Life 3' İşareti: Oyun Dünyası Heyecan Dalgalarıyla Sallanıyor!

Benzer Haberler: