Son dönemde tanıtılan Kimi K3 gibi güçlü yapay zeka modellerinin piyasaya sürülmesiyle birlikte, ABD hükümetinin Çin yapay zeka modellerine yönelik yasaklama girişimlerini yeniden canlandırabileceği belirtiliyor. Güvenlik endişeleri gerekçe gösterilerek alınan bu kararlar, özellikle açık kaynak kodlu ve indirilebilir model ağırlıklarına sahip yapay zeka çözümlerinin yaygınlaşmasıyla uygulama zorlukları yaşayabilir.
Geçtiğimiz hafta tanıtılan ve Çinli Moonshot AI tarafından geliştirilen Kimi K3 yapay zeka modeli, ABD'de önemli bir yankı uyandırdı. Bu gelişme üzerine yapılan bir habere göre, Trump yönetiminin, siber güvenlik endişelerini gerekçe göstererek Çin yapay zeka modellerine yönelik yasaklama çabalarını yeniden başlattığı ifade ediliyor. DeepSeek ve Kimi K3 gibi modellerin açık kaynak kodlu olması, yani eğitilmiş model ağırlıklarının kamuya açık indirilmeye sunulması, bu endişeleri daha da artırıyor.
Açık kaynak kodlu modeller, şirketlere kendi altyapılarında barındırma (self-hosting) imkanı sunarak verilerini kendi bünyelerinde tutmalarını sağlıyor. Bu durum, aynı zamanda çıkarım (inference) maliyetlerini de önemli ölçüde düşürüyor. Bu avantajlar, ABD'deki birçok teknoloji şirketi tarafından bu modellerin benimsenmesinde etkili oluyor.
Güvenlik endişeleri nedeniyle ABD hükümeti daha önce de Çin yapay zeka modellerinin ülkedeki büyümesini ve yayılmasını engellemek için çeşitli adımlar atmıştı. Bu adımlar arasında, bazı Çinli yapay zeka laboratuvarlarının ticari kara listeye eklenmesi gibi düzenlemeler de değerlendirilmişti. Ancak bu tür adımların rekabeti ve yeniliği baltalayabileceği ve tekelci bir yapıyı teşvik edebileceği yönünde eleştiriler de bulunuyor.
ABD yetkililerinin, Ulusal Güvenlik Ajansı ve Ulusal Siber Direktör Ofisi aracılığıyla Çin yapay zeka modellerinin kullanımını caydırmak için tavsiyelerde bulunduğu ve ABD'li şirketleri, bu modellerle ilgili güvenlik ihlallerinde sorumlu tutacak bir başkanlık kararnamesi taslağı hazırladığı da gelen bilgiler arasında. Bu önlemlerin başlangıçta piyasa etkileri konusundaki iç itirazlar nedeniyle durdurulduğu, ancak yeni açık kaynak kodlu Çin modellerinin piyasaya sürülmesiyle yeniden gündeme geldiği belirtiliyor.
Bu potansiyel yasağın eleştirmenleri, bu tür bir hamlenin yeniliği olumsuz etkileyeceğini ve piyasayı ABD'nin önde gelen yapay zeka firmalarına (OpenAI ve Anthropic gibi) bırakacağını savunuyor. Bu firmaların, yasağın arkasında bir rolü olabileceği de ima ediliyor.
Çin yapay zeka modelleri, özellikle nispeten düşük maliyetleri ve yerel alternatiflerle eşdeğer yetenekleri nedeniyle giderek daha fazla ABD'li şirket tarafından tercih ediliyor. Kimi K3 ve DeepSeek gibi modellerin açık kaynak kodlu olması, şirketlere verilerini yerel sunucularında barındırma ve API maliyetlerini düşürme imkanı sunarak benimsenmeyi hızlandırıyor. Ancak bu durum, altyapı, elektrik, bakım ve operasyonel maliyetleri şirketlerin üzerine yıkıyor.
Çin yapay zeka modellerinin API fiyatlandırması, ABD'li sistemlere göre önemli ölçüde daha uygun. Bu durum, geliştirici adaptasyonunda büyük bir artışa neden oluyor. Örneğin, bazı şirketler bu modelleri kullanarak yapay zeka harcamalarını önemli ölçüde azaltabiliyor.
Yükselen bu benimsenme oranına rağmen, ABD hükümeti siber güvenlik endişelerini yasaklama gerekçesi olarak sunuyor. Ancak açık kaynak kodlu teknolojilerin engellenmesinin pratik bir uygulama zorluğu yarattığı da bir gerçek. Bir birey veya küçük bir şirketin, ABD'deki bir yasağa rağmen bu modelleri kullanması VPN gibi araçlarla mümkün olabiliyor. Bununla birlikte, uygulama kullanılabilirliği ve ödeme kısıtlamaları hala etkili engeller olarak duruyor.
Şirketlerin modelleri kendi sunucularında barındırması, ABD düzenleyicilerinin hangi modelin yerel olarak çalıştığını izleme yeteneğini sınırlıyor. Ayrıca, şirketlerin bu modelleri yerel verilerle harmanlayarak ince ayarlamalar yapması, modelin menşeini belirsizleştirerek yabancı modelin nerede bittiği ve yeni bir yerel modelin nerede başladığını tanımlamayı zorlaştırıyor.
Bununla birlikte, ABD hükümetinin doğrudan bir yasak yerine, ABD'li firmaların bu modelleri kendi istekleriyle bırakmasını sağlamaya yönelik bir strateji izlediği de belirtiliyor. Alım kuralları, kara liste tehditleri ve bu modelleri kullanan şirketlere yönelik kamuoyu baskısı gibi yöntemlerin bu amaca hizmet edebileceği ifade ediliyor.
Herhangi bir yasak veya kısıtlama, ABD ve Çin arasındaki devam eden ticaret gerilimlerinin bir başka halkası olacaktır. Washington'ın daha önce Çin'e kritik bilişim donanımları ve ekipmanlarına yönelik ihracat kısıtlamaları getirmesi ve ardından bu kısıtlamaları gevşetmesiyle, Pekin'in yerel teknolojileri geliştirmeye odaklandığı ve Çinli şirketleri bunları kullanmaya teşvik ettiği görülüyor. Trump yönetiminin, ABD'nin yapay zeka yarışında hakimiyet kurma niyetini de açıkça belirttiği biliniyor.