Günümüzün en hızlı depolama birimleri olan SSD'lerin (Katı Hal Sürücüleri) gücünü, 1990'ların teknolojisiyle buluşturmanın heyecanını hiç merak ettiniz mi? Bir teknoloji meraklısı, modern bir M.2 NVMe SSD'yi eski tip bir PCI slotuna bağlayarak bu ilginç deneyi gerçekleştirdi.
Bu deney, teknolojinin ne kadar ilerlediğini gözler önüne seriyor. 1992'de hayatımıza giren PCI slotu ile 2011'de tanıtılan NVMe depolama teknolojisi, yaklaşık 20 yıllık bir teknolojik farka sahip. Deneyde kullanılan SSD'nin tam modeli belirtilmese de, üzerinde 'Gen3NVMe' yazması PCIe 3.0 teknolojisine sahip olduğunu gösteriyor. PCIe 3.0 destekli ilk SSD'ler ise 2013 civarında piyasaya sürülmüştü.
Kurulum oldukça basit bir mantığa dayanıyor. M.2 PCIe 3.0 SSD, standart bir M.2-PCIe adaptörü aracılığıyla bir PCI genişletme yuvasına takılıyor. Ardından bu adaptör, PCI-PCIe dönüştürücüsüne bağlanıyor ve son olarak bu dönüştürücü anakart üzerindeki PCI slotuna yerleştiriliyor. Fiziksel ve elektriksel olarak farklılık gösterse de, PCI ve PCIe teknolojileri mantıksal olarak uyumlu olduğu için özel bir sürücüye veya ek bir donanıma ihtiyaç duyulmadan bir arada çalışabiliyor. Bu dönüştürücü, adeta iki farklı dönemin teknolojik köprüsü görevini üstleniyor.
Gerçekleştirilen testlerde elde edilen sonuçlar, günümüz SSD'lerinin sunduğu binlerce MB/s hızlara kıyasla mütevazı görünüyor. Ancak, tarihi bir PCI slotunun getirdiği ciddi bant genişliği kısıtlamaları göz önüne alındığında, elde edilen 208 MB/s okuma ve 58 MB/s yazma hızları oldukça dikkate değer. Kullanıcı, M.2 arayüzünü daha dar bir bant genişliğine sıkıştırarak performansın sınırlandığını belirtiyor.
Standart bir 32-bit PCI slotu, 33 MHz hızında teorik olarak en fazla 133 MB/s bant genişliği sunabilir. 66 MHz hızında ise bu değer 266 MB/s'ye çıkabilir. Deneydeki PCI slotunun 66 MHz hızında çalıştığı doğrulandığı için, sistemin muhtemelen daha gelişmiş bir tüketici anakartına sahip olduğu ve bu sayede SSD'nin 200 MB/s barajını aşabildiği düşünülüyor.
Bu düşük bant genişliğine rağmen, 200 MB/s'lik hızlar, özellikle IDE veya SATA arayüzlerinin hakim olduğu bir dönemde inanılmaz kabul edilebilir. Bu tür bir deney, eski bilgisayar tutkunları için eski donanımlara yeni bir soluk getirmek adına geçerli bir yöntem olabilir. Ayrıca, farklı teknoloji dönemlerine ait parçaların uyumlu bir şekilde çalışmasını sağlamanın verdiği o tarifsiz tatmin duygusu da cabası.