Yapay zeka kaynaklı bellek (DRAM) sıkıntısı derinleştikçe, bellek fiyatlarında saatlik değişimler yaşanmaya başlandı. Sektör kaynakları, ön ödeme yapmadan acil sipariş veremeyen küçük ve orta ölçekli firmaların dakikalar içinde çok daha yüksek fiyat teklifleriyle karşılaşma riskiyle karşı karşıya olduğunu belirtiyor. Mevcut piyasa, tedarik avantajına sahip yaklaşık 100 büyük alıcı ile kalan stoklar için mücadele eden 190.000'den fazla küçük ve orta ölçekli işletme olarak ikiye ayrılmış durumda.
Bulut hizmet sağlayıcıları, önde gelen otomobil üreticileri ve akıllı telefon devleri gibi büyük firmalar, fiyat artışlarına direnecek ve bellek üreticilerinden öncelikli tedarik hakkını koruyacak finansal güce sahip. Bu dev müşteriler ilk sıralarda yer alırken, bellek üreticileri de bu ilişkileri riske atamayacağı için onlara öncelik veriyor. Dahası, bu büyük müşterilerden siparişleri onaylamadan önce peşin ödeme veya nakit işlem talep ediliyor. Bu durum, pazarlık gücü zayıf olan küçük firmalar için ciddi bir zorluk oluşturuyor.
Şirketler, 2025'in ikinci yarısından itibaren artan bellek maliyetlerini karşılamakta zorlanmaya başladı. Fiyatlar 2026'da tırmanmaya devam ettikçe, bazıları 'zararı durdurup hayatta kalma' stratejisi kapsamında talep tahminlerini aşağı çekmeye başladı. Yüksek fiyatların devam etmesiyle bu yaklaşımın yaygınlaşması ve genel bellek piyasası talebinin doğrudan düşmesi bekleniyor.
Geçtiğimiz ay, bir araştırma kuruluşu 2026'nın ilk çeyreği için DRAM sözleşme fiyatlarının önceki çeyreğe göre %90-95 oranında artacağını tahmin ederken, NAND flash belleklerde de %55-60'lık bir artış öngörmüştü. Yapılan bir başka değerlendirmeye göre, DRAM fiyatlarının 2026'nın ikinci çeyreğinde %70 daha artabileceği, bellek sıkıntısının ise 2027'ye kadar sürebileceği uyarısı yapıldı.
PC üretim maliyetlerinde DRAM'in payı önemli ölçüde arttı. Bir önceki çeyrekte %15-18 civarında olan bu oran, şimdi %35'e yükselmiş durumda. Bu durumun, 2026 yılında PC sevkiyatlarında %10'dan fazla, akıllı telefon sevkiyatlarında ise yaklaşık %8'lik bir düşüşe yol açacağı öngörülüyor. Özellikle kendi sistemlerini toplayanlar ve daha alt segmentteki markalar bu durumdan en çok etkilenecekler arasında.
Tüm bunlar, yeterli sayıda küçük ve orta ölçekli şirketin bu maliyet artışlarını karşılayamayarak piyasadan çekilmesi durumunda ne olacağı sorusunu gündeme getiriyor. Eğer küçük alıcılar topluca geri çekilirse, daralan arz kapasitesi kısa sürede aşırı üretime dönüşebilir ve bu da mevcut sıkıntının aslında 'yapay' olduğu gerçeğini ortaya çıkarabilir.