Uzayda yarı iletken üretimi fikri, bir İngiliz şirketin çalışmalarıyla giderek daha gerçekçi hale geliyor. Galler'den bir ekip, uzay ortamında yarı iletken üretiminin fizibilitesini test ediyor ve son başarıları, hedeflerine bir adım daha yaklaştıklarını gösteriyor. Firmanın mikrodalga fırın boyutundaki aracının uzayda çalıştırılarak 1000 dereceye (1832 Fahrenheit) ulaşması, bu üretim sürecinin en kritik aşamalarından biriydi.
Bu gelişmenin önemi, uzayda üretim süreci için temel bileşenlerden birini başarıyla test etmiş olmalarıdır. Yarı iletken üretimi, Dünya'da hem maliyetli hem de yoğun emek gerektiren bir süreçtir. Çip üretimini yörüngeye taşımak karmaşık görünse de, uzay ortamı bazı teorik avantajlar sunuyor. Özellikle, mikro yerçekimi ortamı yarı iletkenlerdeki atomların mükemmel bir şekilde hizalanmasına yardımcı olabilir. Ayrıca atmosferin olmaması, wafer (yonga levhası) üzerinde kirletici madde bulunma olasılığını azaltır.
Bu iki faktör, nihai yonganın kusurlarını azaltarak çok daha verimli bir üretim sağlar. Firmanın CEO'su, uzayda üretilen yarı iletkenlerin Dünya'da üretilenlerden 4000 kat daha saf olabileceğini belirtiyor. Bu tür ileri düzey yarı iletkenler, mobil telefon sinyallerini aldığımız 5G kulelerinde, elektrikli araçları şarj ettiğimiz istasyonlarda ve en yeni uçaklarda kullanılabilir.
Şirket, ilk uydusunu Haziran 2025'te uzaya göndermişti. Ancak, fırının çalıştırılmasındaki başarının aylar sürmesi, projenin ne kadar karmaşık olabildiğini gösteriyor. Yine de bu gelişme oldukça umut verici ve firma, günde 10.000 çip üretebilen daha büyük bir uzay fabrikası inşa etmeyi planlıyor. Bunun yanı sıra, tamamlanan ürünleri Dünya'ya geri getirmenin bir yolunu bulmaları gerekiyor. Başka şirketler de yörüngede fabrika kurma konusunda deneyler yapıyor.
Yarı iletken üretimini uzaya taşımak, bu süreçlerin gerektirdiği devasa enerji ve su miktarını azaltmaya yardımcı olabilir. Ayrıca daha az kusurlu yonga levhaları üretebilir. Ancak, ham maddeyi tedarik etmek ve bitmiş ürünleri yörüngeden almak için her gün birden fazla roket fırlatmanın çevresel etkisini de göz önünde bulundurmak gerekiyor.