Video oyunu dünyası, geçtiğimiz hafta Ubisoft'un duyurduğu 'büyük bir sıfırlama' kararının ardından sarsılmaya devam ediyor. Şirket, beş yeni 'Yaratıcı Ev' olarak yeniden yapılandırılarak önemli değişikliklere gitti. Bu yeniden yapılanma, eski Ubisoft çalışanlarının yerlerine yeni liderlik rolleri getirdi, altı projeyi (Sands of Time Remake dahil) iptal etti, yedi projeyi erteledi ve dördünü yeni projeler olarak oluşturdu. Ayrıca, bu planı hayata geçirmek için daha fazla işten çıkarma ve ofise dönüş zorunluluğu gibi adımlar da gündeme geldi.
Bu sıfırlama kararı, şirketin hisse senedi fiyatının 2011'den bu yana en düşük seviyeye inmesine ve son sekiz yılda toplam değerinin %95'ini kaybetmesine neden olmakla kalmadı. Aynı zamanda, çalışan moralini dip noktaya çekerken öfkeyi de yeni zirvelere taşıdı. Fransız basınına yansıyan haberlere göre, Fransa'daki oyun sektörü sendikası Solidaires Informatique, yönetimin kararlarının absürtlüğüne bir tepki olarak Ubisoft Paris ofisi önünde bir grev organize etti.
Haberlere göre, greve katılan çalışanlar, Ubisoft'un CEO'su Yves Guillemot'a yönelik eleştirilerini dile getirdi. Sendika, bu ilk eylemde üç temel talepte bulundu: Maliyet azaltma programının sonlandırılması, uzaktan çalışma politikalarının sürdürülmesi ve uzatılması ve 'makul maaş artışları'. Sendika temsilcisi Marc Rutschlé, Ubisoft içindeki durumu 'öfke ve çaresizliğin hakim olduğu' şeklinde tanımladı.
Rutschlé, "Bu noktada, Yves Guillemot'un şirketini veya çalışanlarını hiç tanımadığı ve anlamadığı bize açıkça görülüyor. Şirket, maliyet düşürme ve işten çıkarma planına devam ediyor. Ekiplerimiz zaten baskı altında, çoğu zaman yetersiz kadroyla çalışıyor. Birkaç yıldır maaş artışı olmadan (veya çok küçük artışlarla) geçindikten sonra, bu yıl da çalışanların herhangi bir artış alamayacağını anlıyoruz. Aynı zamanda, yeniden yapılanma, aşırı maaşlarla çok sayıda üst düzey pozisyon yaratıyor." ifadelerini kullandı.
Sendikanın görüşüne göre, bu zorunlu geri adım, çalışanları şirketten uzaklaştırmayı amaçlayan gizli bir işten çıkarma planıdır. Stüdyo içindeki atmosfer özellikle perişan durumda; öfke ve çaresizlik hakim. Personel temsilcileri, gözyaşlarına boğulan çok sayıda çalışanla karşılaştı; bazı meslektaşlar intihar düşüncelerini dile getirdi. Eğer Guillemot insanları mutsuz etmek isteseydi, bunu daha iyi yapamazdı." şeklinde ekledi.
Bu raporlara ek olarak, Ubisoft içindeki iletişim kanallarının, çalışanların üst yönetimi kınadığı ve değişim talep ettiği mesajlarla dolu olduğu belirtiliyor. Hatta bazı çalışanlar, işten çıkarılmamış olmalarına rağmen diğer iş fırsatlarını aradıklarını açıkça belirtmek için sosyal medya platformlarını kullanmaya başladılar.
Ubisoft'un bu fırtınayı nasıl atlatacağı veya atlatıp atlatamayacağı belirsizliğini koruyor. Bir şirketin toplam değerinin sekiz yılda %95 kaybetmesi, liderliğin sicilinde oldukça acı bir leke olarak duruyor. Bunlara ek olarak, liderliğin göz yumduğu iddia edilen istismar ve suiistimal iddiaları ve bu süre zarfında yaşanan sayısız işten çıkarma da durumu daha da ağırlaştırıyor.
Eğer şirketin liderliğinde bir şeyler değişmezse, yirmi yılı aşkın süredir tanıdığımız küresel yayıncı ve geliştiricinin önümüzdeki sekiz yıl daha var olup olamayacağı şüpheli görünüyor.