ABD ve Tayvan arasında imzalanan anlaşmanın ardından, TSMC'nin de dahil olduğu Tayvanlı şirketler, potansiyel çip vergilerinden muafiyet karşılığında ABD'ye 250 milyar dolarlık yatırım yapacak. Ancak bu yatırımın detaylarının sınırlı olması, TSMC'nin gelecekteki sermaye harcamaları, üretim planlaması ve uzun vadeli stratejisi hakkında önemli belirsizlikler yaratıyor. Bu noktada, TSMC'nin ABD'deki tesislerine ek olarak 100 milyar dolar daha yatırım yapabileceği yönünde bir piyasa söylentisi dolaşıyor. Bu adım, şirketin toplam yatırımını 265 milyar dolara çıkararak, ABD tarihindeki en büyük yatırımcılarından biri olmasını sağlayabilir.
250 milyar dolarlık tutarın büyük bir kısmı, daha önce duyurulan planları yansıtıyor ve TSMC'nin en büyük harcamayı yapması bekleniyor. Şirket, Arizona'daki Fab 21 kampüsü için altı fab modülü, iki ileri paketleme tesisi ve bir araştırma geliştirme merkezini kapsayan 165 milyar dolarlık bir yatırım taahhüdünde bulunmuş durumda. ABD ticaret yetkililerinden alınan bilgilere göre, TSMC'nin mevcut taahhütlerinin yaklaşık 100 milyar doları bu toplam yatırımın içinde yer alıyor. TSMC'nin tedarik zinciri ortaklarının ise yaklaşık 30 milyar dolar katkıda bulunması öngörülüyor. Piyasada dolaşan söylentilere göre, TSMC, gümrük vergilerinden kaçınmak amacıyla Arizona'daki tesislerine ek olarak dört fab modülü daha inşa etmek için 100 milyar dolarlık ek bir yatırım yapabilir. TSMC'nin mevcut 1.100 dönümlük arazisinin bitişiğindeki yaklaşık 900 dönümlük araziyi satın alması, bu ölçekteki bir genişleme olasılığını destekliyor.
Diğer Tayvanlı şirketler de yapay zeka sunucuları monte etmek üzere ABD'deki kapasitelerini genişletiyor. Ancak bu projeler, sermaye yoğunluğu açısından çok daha az ve toplamda 20 milyar doları aşmayacağı tahmin ediliyor.
Anlaşmanın, ABD'de tesis inşa eden şirketlere, inşaat sırasında planlanan kapasitenin 2.5 katına kadar gümrüksüz çip ithalatına izin verdiği bildiriliyor. Üretim başladıktan sonra ise bu oran 1.5 katına düşecek. Analistler, yeni fabrikalar tamamlandıktan sonra, daha yüksek gümrüksüz ithalat hacimlerine izin veren geçici kuralın sona ereceğini belirtiyor. 2032'den sonra, TSMC'nin ABD'deki yeterli kapasiteye sahip olamayabileceği ve bu durumun Amerikan müşterilerine yönelik tüm sevkiyatların tarifelerden muaf tutulmasını zorlaştırabileceği düşünülüyor. Bu nedenle, şirketin tam gümrüksüz kapsamı sürdürmek için yaklaşık 2035 yılına kadar ek fabrikalar inşa etmesi gerekebilir.
Arizona kompleksinin nihayetinde teorik kapasitesine ulaşması - 10 fab modülü, en az iki gelişmiş paketleme tesisi ve bir Ar-Ge merkezi - durumunda bile, TSMC'nin ABD'deki varlığı Tayvan'daki operasyonlarına kıyasla önemli ölçüde daha küçük kalmaya devam edecek. Şu an için TSMC, N2 (2nm sınıfı) ve daha gelişmiş işlem teknolojilerindeki çiplerinin yüzde 30'una kadarının Amerika'da üretileceğini tahmin ediyor. Tayvanlı yetkililer ise adadaki yarı iletken üretiminin %40-50'sinin yurt dışına, özellikle de ABD'ye kayacağı yönündeki iddiaları reddediyor.
Tayvan'ın 2025 yılında ABD'ye yaptığı 198 milyar dolarlık ihracatın yalnızca 8.2 milyar dolarının bağımsız yarı iletkenlerden oluştuğunu belirtmekte fayda var. Tayvan'da üretilen çiplerin çoğu, akıllı telefonlardan yapay zeka sunucularına kadar uzanan bitmiş ürünlere entegre edilmiş olarak ABD'ye giriyor. Bu durum, ithalatçıların bireysel çiplerin değerini tespit etme veya raporlama konusunda zorluk yaşayabileceği için tarife uygulamasını büyük ölçüde karmaşıklaştırıyor. Sonuç olarak, birçok gözlemci, bu tür tarifelerin pratik olarak toplanıp toplanamayacağını merak ediyor.