Sosyal medya devleri Meta ve Google, kullanıcıları bilinçli olarak bağımlılık yapacak şekilde tasarlanmış ürünler sunarak bir genç kadının ruh sağlığına zarar verdikleri gerekçesiyle tarihi bir Kaliforniya davasında sorumlu tutuldu. Bu karar, ülkemizdeki binlerce benzer davada sosyal medya şirketlerinin cezalandırılmasının önünü açabilir.
Davacı genç kadın, sosyal medya ürünlerinin bağımlılık yapıcı doğasının anksiyete, depresyon ve beden algısı bozukluğuna yol açtığını iddia etti. Bu dava, daha önce de New Mexico'da Meta'nın platformlarında çocukları istismardan koruyamadığı gerekçesiyle 375 milyon dolar tazminat ödemeye mahkum edildiği bir kararla öne çıkmıştı.
Şirketlerin temyiz etmeyi planladığı bu kararların, sosyal medya sitelerinin ve diğer çevrimiçi platformların işleyişinde uzun vadeli yapısal değişikliklere yol açıp açmayacağı henüz belirsizliğini koruyor. Daha önce şirketler, platformlarında paylaşılan içerikler için sorumluluktan kaçınmak amacıyla 1996 tarihli İletişim Haysiyeti Yasası'nın 230. Maddesi'nden yararlanıyordu. Ancak bu savunmanın aşılmasıyla birlikte, bazı analistler bu kararların daha geniş çaplı çevrimiçi sansüre ve gizlilik ihlallerine kapı aralayabileceğini öne sürerken, davacı avukatları davanın içeriğe değil, platformlara entegre edilen bağımlılık yapıcı tasarım özelliklerine odaklandığını savunuyor. Bu özelliklerin gerçek bağımlılığa mı yoksa sadece 'sorunlu kullanıma' mı yol açtığına dair bilimsel kanıtların ise hala yetersiz olduğu belirtiliyor.
Diğer yandan, yapılan yeni bir analiz, insan ve köpek arasındaki bağın en eski genetik kanıtlarını ortaya koyuyor. Bu kanıtlar, 15.800 yıl öncesine, yani önceki bulgulardan 5.000 yıl daha eskiye dayanıyor. Araştırmacılar, Avrupa'daki arkeolojik alanlardan elde edilen çeşitli köpek benzeri kalıntıların genomlarını inceleyerek bu uzun süreli türler arası bağı keşfetti. Bulgular, insanların tarımın icadından önce evcilleştirilmiş kurtlarla dostluk kurduğunu gösteriyor.