California Üniversitesi'nde (UC Irvine) görevli araştırmacılar, otonom drone'ları yakalamayı ve hatta düşürmeyi sağlayan yenilikçi bir yöntem geliştirdi. "FlyTrap attack" olarak adlandırılan bu yöntem, otonom hedef takibi (ATT) sistemlerindeki güvenlik açıklarından yararlanarak çalışıyor. Araştırmacılar, bu saldırıyı kolayca taşınabilen ve herhangi bir kişi tarafından kullanılabilen "desenli şemsiyeler" üzerinde baskı alarak gösterdiler.
Geliştirilen bu yöntem, teknolojik bir soruna karşı oldukça basit ve pratik bir çözüm sunuyor. Şemsiyeler, yağmurlu havalarda veya güneşten korunmak için de kullanışlı olmasının yanı sıra, bu güvenlik açığını hedef almak için özel olarak tasarlanmış yapay zeka ürünü desenlerle donatılıyor. Bu desenler, drone'ların bir kişiyi takip etmeye başladığı anda devreye girerek, drone'u yanılta biliyor.
Araştırmacılar tarafından hazırlanan bir videoda da gösterilen saldırı, özellikle hareket halindeyken ve farklı açılardan bile etkili oluyor. Yapılan testlerde, DJI Mini 4 Pro, DJI Neo ve HoverAir X1 gibi popüler ticari drone modellerinde bu yöntemin işe yaradığı gözlemlendi.
Bu desenli şemsiye, drone'ların hedef takibi sistemlerini kandırarak, drone'un hedefi uzaklaşıyor gibi algılamasına neden oluyor. Drone, şemsiyeye yaklaştıkça hedef kutusu küçülmeye devam ediyor ve bu durum drone'un daha da yaklaşmasını teşvik ediyor. Bu şekilde tuzağa düşen otonom drone'lar, daha sonra bir ağ tabancasıyla kolayca yakalanabiliyor veya bilinçli olarak yere düşmeye zorlanabiliyor.
Yapılan araştırmalar, FlyTrap saldırısının, daha önceki benzer saldırı yöntemlerine göre çok daha etkili olduğunu ortaya koyuyor.
Konuyla ilgili açıklama yapan araştırmacılardan Alfred Chen, otonom hedef takibi sistemlerinin hem büyük potansiyel barındırdığını hem de önemli riskler taşıdığını belirtti. Chen, bu tür drone'ların sınır devriyeleri ve kamu güvenliği gibi alanlarda kullanıldığını, ancak aynı zamanda kötü niyetli kişiler tarafından da kullanılabileceğini hatırlattı.
Araştırmanın baş yazarlarından Shaoyuan Xie ise, bu bulguların otonom hedef takibi sistemlerinde daha geniş çaplı dağıtımdan önce acil güvenlik iyileştirmeleri yapılması gerektiğini gösterdiğini vurguladı.
Her ne kadar bu yöntemin gerçek dünyada nasıl kullanılacağı merak uyandırıcı olsa da, DJI ve HoverAir firmaları, otonom takip sistemlerindeki bu güvenlik açıkları hakkında bilgilendirildi.