Vera C. Rubin Gözlemevi'nden gelen ilk veriler, bilim dünyasında heyecan verici bir keşfe imza attı. Gözlemevinin faaliyete geçmesinin ilk yedi gecesinde, şimdiye kadar boyut sınıfında en hızlı dönen asteroid keşfedildi. Adı 2025 MN45 olan bu devasa gök cismi, Dünya üzerindeki çoğu gökdelenden daha büyük; yaklaşık 710 metre genişliğinde. Bu kütlesel kaya, sadece 113 saniyede bir tam dönüş yaparak, çapı 500 metreden büyük bilinenler arasında en hızlı dönen asteroid unvanını kazandı.
Yapılan araştırmanın sonuçları, asteroitlerin nasıl oluşup evrimleştiğine dair anlayışımızı geliştirmeyi amaçlayan bir çalışma kapsamında dün yayımlandı. Bu çalışma, dünyanın en büyük dijital kamerası olan Rubin Gözlemevi'nin LSST Kamerası'ndan çıkan ilk hakemli yayın olma özelliğini taşıyor. Kamera, önümüzdeki 10 yıl boyunca Güney Yarımküre'nin gece gökyüzünü sürekli tarayarak evrenin eşi benzeri görülmemiş bir hızlandırılmış görüntü filmini oluşturacak.
Dönerek İlerleyen Kayalar
Asteroitler temelde büyük uzay kayalarıdır ve birçokları, gezegenlerin ve uyduların evriminden önceki, 4.5 milyar yıllık Güneş Sistemi'nin erken dönemlerindeki halinin kalıntılarıdır. Bu nedenle bilim insanları, asteroitleri inceleyerek Güneş Sistemi'mizin çağlar boyunca nasıl değiştiğini anlayabiliyorlar.
Bilim insanları, Rubin Gözlemevi'nin henüz resmi olarak başlamayan ancak birkaç ay içinde başlayacak olan 10 yıllık LSST taramasının ön verilerini kullanarak 2025 MN45'i keşfetti. Gözlemevi, sadece yedi gecelik gözlemlerin ardından şimdiden binlerce daha önce bilinmeyen asteroiti ortaya çıkardı.
Asteroitin olağanüstü hızlı dönüşü, ekibi heyecanlandırdı çünkü bu, antik kayanın bileşimi hakkında önemli ipuçları sunuyor. Ulusal Bilim Vakfı'nın Ulusal Optik-Kızılötesi Astronomi Araştırma Laboratuvarı'nda görevli astronom Sarah Greenstreet, yaptığı açıklamada, "Açıkçası bu asteroit, onu bir arada tutabilmek için çok yüksek mukavemete sahip malzemeden yapılmış olmalı. Katı kaya ile benzer bir yapışma gücüne sahip olması gerekir" dedi.
Ye yörüngeye yakın nesneler ve yıldızlararası nesneler üzerine bir Rubin çalışma grubunun da başkanı olan Greenstreet, "Bu biraz şaşırtıcı çünkü çoğu asteroitin, Güneş Sistemi oluşumu sırasında veya sonraki çarpışmalar sırasında yerçekimiyle bir araya gelmiş birçok, birçok küçük kaya ve enkaz parçasından oluşan 'moloz yığını' asteroitleri olduğuna inanılıyor" diye ekledi.
Binlercesi Yolda
Araştırma ekibine göre genel olarak hızlı dönen asteroitler, başka bir uzay kayasıyla çarpıştıktan sonra bu duruma gelmiş olabilir. Ayrıca 2025 MN45'in, kozmik bir çarpışma sonucu parçalanmış çok daha büyük bir asteroidin kalıntısı olması da mümkün.
Güneş Sistemi'ndeki çoğu asteroit Mars ve Jüpiter arasındaki ana asteroit kuşağında bulunur. Ancak araştırmacılar, gözlemlenen hızlı dönen asteroitlerin çoğunun Dünya'ya daha yakın olduğunu belirtti, çünkü bu nesneler daha kolay görülebiliyor. 2025 MN45 ise ana kuşakta yer alıyor. Bu kuşaktaki çoğu asteroit (gevşek moloz yığınları oldukları için), parçalanmamak için en az 2.2 saatte dönmek zorundadır. Bu süreden daha hızlı dönen her şeyin "yapısal olarak güçlü olması gerektiği" ifade edildi.
Bununla birlikte, ana asteroit kuşağında 2025 MN45 tek hızlı döndürücü değil. 2025 MN45'in yanı sıra, Rubin'in ilk veri setinde 13 dakika ile 2.2 saat arasında dönme periyoduna sahip 16 "süper hızlı" döndürücü ve her biri iki dakikadan kısa sürede dönen iki "ultra hızlı" döndürücü de bulunuyor. Bu asteroitlerin tamamı 90 metreden daha uzun ve keşfedilenlerin tamamına yakını ana kuşakta yer alıyor.
Rubin'den gelen ve geçen Haziran ayında yayımlanan devreye alma verileri, yeni makalede daha derinlemesine incelendi. Bu veriler ayrıca Phoenix'teki Amerikan Astronomi Derneği'nin 247. toplantısında da tartışıldı.
Yapılan açıklamaya göre, bu devasa gözlem kümesi yaklaşık 1.900 daha önce hiç görülmemiş asteroid içeriyor. Önümüzdeki aylarda Rubin'in gökyüzünün 10 yıllık resmi taramasına başlamasıyla birlikte çok daha fazlasının keşfedilmesi bekleniyor.