Bilim dünyasında heyecan verici bir gelişme yaşandı. Yapılan yeni bir araştırma, Parkinson hastalığının ilk belirtilerinin, hastalığın motor semptomları ortaya çıkmadan yıllar önce basit bir kan testiyle tespit edilebileceğini ortaya koydu. Bu buluş, hastalığın erken teşhisi ve potansiyel olarak önlenmesi için yeni umut kapıları aralıyor.
DNA onarımı ve hücre stresi mekanizmalarının Parkinson hastalığı ile ilişkili olduğu daha önceki çalışmalarla bilinmekteydi. Yeni araştırmada, erken evre Parkinson hastalarında bu mekanizmalarla ilgili kan biyobelirteçleri belirlendi. Parkinson hastalığının erken evresi, ana belirtilerin ortaya çıkmasından önce yaklaşık 20 yıla kadar sürebilir.
Araştırmacılar, kan örneklerinde gen ifadesini inceleyerek, sağlıklı bireyler, tam gelişmiş Parkinson hastaları ve hastalığın başlangıç evresindeki (prodromal) Parkinson hastaları arasındaki farkları analiz ettiler. Sonuçlar, DNA onarımı ve hücre stresiyle ilgili genlerdeki değişimlerin ve bunun kan hücreleri üzerindeki etkilerinin, sağlıklı bireyleri prodromal Parkinson hastalarından yüksek doğrulukla (bazı durumlarda %91'e varan oranlarda) ayırt edebildiğini gösterdi.
İlginç bir şekilde, tam gelişmiş Parkinson hastalarının kanında hücre stresi belirteçlerine rastlanmadı. Bu durum, hastalığın başlangıcının hücrelerde bir acil durum yarattığı, ancak hastalığın ilerlemesiyle bu durumun ortadan kalktığı şeklinde yorumlanıyor.
Bu keşif, hastalığın motor semptomları ortaya çıkmadan önemli bir tespit penceresi sunuyor. Ayrıca, bu mekanizmalara odaklanarak gelecekteki tedavi yöntemlerinin geliştirilmesine de ışık tutabileceği düşünülüyor.
Parkinson hastalığı ilerlediğinde, dopamin üreten nöronların kaybı motor fonksiyonları, düşünme ve hafızayı olumsuz etkiler. Son yıllarda yapılan araştırmalar, hücre direncinin azalmasının ve DNA bakımındaki sorunların bu hasarın altında yatabileceğini göstermiştir.
Araştırmacılar, Parkinson hastalığına bağlı klasik motor kontrol problemleri ve titremeler başladığında, beyinde önemli ölçüde hasarın zaten oluşmuş olduğunu belirtiyor. Erken teşhis testleri, tedavinin ve desteğin daha erken başlatılmasına olanak tanıyabilir.
Bu tür bir kan testinin kullanıma sunulmasının yaklaşık beş yıl sürebileceği tahmin ediliyor. Ancak beyin taramaları ve diğer Parkinson tarama tekniklerine kıyasla kan örneği almak çok daha basit, hızlı ve zahmetsiz bir yöntemdir. Geliştirilmekte olan başka kan testleri de bulunmaktadır.
Dünya genelinde 10 milyondan fazla insan Parkinson hastalığından etkileniyor ve henüz bir tedavisi bulunmuyor. Hastalığın ilerlemesini durdurmanın en iyi yolu, hastalığın tam olarak yerleşmeden önce tespit edilmesi gibi görünüyor.
Araştırmacılar, Parkinson hastalığının motor semptomları ortaya çıktığında, ilgili beyin hücrelerinin %50-80'inin zaten hasar görmüş veya yok olmuş olabileceğini vurguluyor. Bu çalışma, hastalığın erken teşhisini kolaylaştırma ve ilerlemesini bu noktaya gelmeden engelleme yolunda önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
Bu araştırma, npj Parkinson's Disease dergisinde yayımlandı.