Yapay zeka (YZ) dünyasında NVIDIA'nın ezici üstünlüğü, güçlü hesaplama gücü altyapısından kaynaklanıyor. Ancak, şirketin bu hakimiyetinin altında yatan, pek göz ardı edilmeyen bir başka etken daha var: CEO Jensen Huang'ın kurduğu 'İttifaklar Ağı'. Teknoscope olarak bu stratejiyi mercek altına alıyoruz.
Yapay Zeka Sektörünü İleri Taşıyan Motivasyon
Günümüz yapay zeka atılımının en büyük kazananları arasında NVIDIA'nın zirvede yer aldığına şüphe yok. Yapay zeka modellerimiz için ihtiyaç duyulan hesaplama gücünü sağlama konusundaki eşsiz konumuyla öne çıkıyor. NVIDIA, OpenAI ve Anthropic gibi yapay zeka laboratuvarlarından; Meta, Amazon ve Google gibi dev bulut sağlayıcılardan ve CoreWeave ile Nebius gibi yeni nesil bulut hizmeti sunan şirketlerden yoğun talep görüyor. Bu yoğun hesaplama talebi, NVIDIA'nın yapay zeka çılgınlığındaki etkisini 'güçlendirmesine' olanak tanırken, aynı zamanda Jensen Huang'ın yaptığı sermaye yatırımları da, hesaplama talebi kadar önemli ve genellikle yeterince tartışılmayan bir itici güç olarak karşımıza çıkıyor.
Jensen Huang'a sıklıkla NVIDIA'nın yatırım portföyü ve şirketinin neden halka açık/kapalı şirketlere on milyarlarca dolarlık yatırımlar yaptığı soruluyor. Huang, bu yatırımların, büyük dil modelleri (LLM), optik teknolojileri veya NVIDIA'nın hesaplama yöntemleriyle ilgili unsurlar olsun, 'yapay zeka devriminin' yolunu açtığını belirtiyor. NVIDIA'nın portföyü, yapay zeka dünyasını besleyen tüm ana segmentleri kapsıyor. Bu nedenle, şirketin sadece donanımıyla değil, aynı zamanda sermayesiyle de sektöre çok daha geniş bir etki alanına sahip olduğunu söylemek yanlış olmaz. İşte NVIDIA'nın finansal taahhütlerinin bir dökümü ve bunların zaman içindeki evrimi:
NVIDIA'nın daha geniş yapay zeka ekosistemine odaklanmasının bir diğer ilginç yönü, Jensen Huang'ın ortaya çıkan iş yüklerine yanıt vermek veya AMD gibi rakiplerini geride bırakmak amacıyla finansal taahhütlerini her zaman önceden belirlemesidir. Raporlar, yapay zeka laboratuvarlarının 'daha hızlı yanıtlar' ihtiyacı duyduğu ve NVIDIA'nın mevcut altyapısının tek başına bu talebi tam olarak karşılayamadığı durumlarda, Groq ile yapılan lisans anlaşması fikrinin ortaya çıktığını öne sürüyor. Hatta, Groq ile iş birliği görüşmeleri yapılırken Jensen Huang'ın da devreye girdiği belirtiliyor.
Groq anlaşması, NVIDIA'nın o zamana kadarki en büyük satın alımı oldu ve bu, uzmanlara göre NVIDIA'nın çıkarım (inference) alanına girişini hızlandırmasına yardımcı olan bir platform olan Rubin LPX'in geliştirilmesine yol açtı. Groq satın alımı aynı zamanda, Mellanox'tan sonra altyapı portföyünü tamamlamaya yönelik NVIDIA'nın ikinci girişimiydi. Bu nedenle Jensen Huang'ın LPU'nun getirecekleri konusunda hiçbir şüphesi yoktu. Jensen ve sermaye ekibinin yatırım yapmaktan gurur duyabileceği bir diğer alan ise CoreWeave gibi yeni nesil bulut sağlayıcılar oldu; bu şirketler, hesaplama talebini oldukça ilginç bir şekilde artırdı.
NVIDIA'nın şu anki en büyük yeni nesil bulut ortağı CoreWeave. Esnek ve istikrarlı finansal taahhütleri nedeniyle kendisiyle özel bir ilişkisi bulunuyor. Kısa süre önce her iki şirket arasında 2 milyar dolarlık yeni bir yatırım anlaşması imzalandı. Daha önce ise, CoreWeave'in 2032'ye kadar çiplerini müşterilerine kiraya verememesi durumunda 6,3 milyar dolarlık bir hesaplama geri alım anlaşması da sonuçlandırıldı. Raporlara göre, bu durum CoreWeave yöneticileri arasında bir 'hak' hissi yarattı; kendilerini bir şekilde NVIDIA'ya 'borçlu' hissediyorlar. Bu da, yeni nesil bulut sağlayıcısını AMD gibi diğer hesaplama sağlayıcılarına karşı daha isteksiz hale getiriyor.
Bu durum, NVIDIA'nın yapay zeka hikayesine tamamen yeni bir boyut katıyor ve ana akım sektörde pek sık rastlanmayan bir gerçek. Ancak bu anlaşmaların ölçeği, altyapı talebinin nasıl şekilleneceğini ve hem açık kaynaklı hem de kapalı kaynaklı modellerin gelecekte nasıl gelişeceğini nihayetinde belirleyebilir.