Yapay zeka dünyasının en büyük gücü ve itici kuvveti haline gelen NVIDIA'da CEO Jensen Huang, halefiyet planlarının gereksiz olduğunu düşünüyor.
NVIDIA CEO'su Jensen Huang: Şirketim Tek Bir Kişiye Bağlı Değil
Jensen Huang liderliğinde mütevazı başlangıçlardan bu yana kat ettiği yolda NVIDIA, 3D grafik segmentindeki yeniliklerle zirveye ulaştı. CUDA teknolojisiyle GPU'lar aracılığıyla yepyeni bir hesaplama sınırını aralayan şirket, bu kilometre taşlarına ulaşmada şüphesiz Jensen Huang'ın erken GPU potansiyelini belirleme ve bu doğrultuda stratejiler geliştirme konusundaki rolü büyük oldu. Jensen'ın NVIDIA'yı yönetmemesi durumunda şirketin bugünkü konumunda olamayacağı aşikar. Bu nedenle, böyle bir senaryo ortaya çıkarsa kimin Jensen'ın yerine geçeceği sorusu pek çok kişide merak uyandırıyor.
Bir podcast yayınında Jensen Huang'a ölümirisi ve mevcut durumunda ölmekten korkup korkmadığı soruldu. Huang, şirketinin şu anda bir teknoloji devriminin ortasında olduğunu ve eğer bu süreçte vefat ederse kendisi için en iyi senaryo olmayabileceğini belirtti. Aynı zamanda, NVIDIA ve halefiyet planları hakkında kendisine sorulduğunda ise onlara "inanmadığını" söyledi. Bunun nedenleri ise oldukça ilginç:
Huang, liderliğinin merkezden uzaklaştığını ve sahip olduğu bilgiyi ekibinin her seviyesiyle paylaşabilmesinin, şirketin kendisi olmadan da devam edebileceğine dair bir güven verdiğini ima etti. NVIDIA CEO'sunun, kendisine doğrudan bağlı altmış yöneticiyle düz bir yönetim hiyerarşisi kurduğuna inanıyoruz. Bununla birlikte, Jensen ayrıca departmanların mikro yönetiminde de aktif rol alıyor ve doğrudan raporlarından her hafta "en önemli beş önceliklerini" göndermelerini isteyerek, çevresinde olup bitenlerden haberdar kalmasını sağlıyor.
Elbette, NVIDIA'nın ana akım haline gelmesiyle birlikte, şirketin CEO'sunun gelecekte kimin yerine geçeceği sorusu daha da fazla gündeme gelecektir. Daha önce bu konuyu tartıştığımız bir zamanda Jensen, kendisinin CEO pozisyonunu devralabilecek altmış doğrudan raporunun bulunduğunu, zira hepsinin "her şeyi bildiğini" iddia etmişti.