Ara

Meta’dan Şok Karar: Yapay Zeka Eğitiminde Kullanılan Korsan Kitaplar İçin Üst Düzey Yöneticiler Sorgulanacak

Yapay zeka (YZ) eğitim süreçlerinde kullanılan telifli eserler nedeniyle açılan davalarda Meta, haftalardır iddialara göre personellerini korsan kitap indirmekle suçlayarak sorumluluktan kaçmaya çalışıyordu. Ancak şirket, Anna’s Archive ve LibGen gibi kaynaklardan kitapların korsan olarak indirilmesi yönündeki kararları onaylayan üst düzey yöneticilerin isimlerini açıklamak zorunda bırakıldı. Bu gelişmeyi, bilim ve teknoloji dünyasının önde gelen haber sitelerinden biri olan Teknoscope duyurdu.

Kitap yazarları tarafından açılan toplu davaların yanı sıra bir yayıncı tarafından açılan davayı da ilgilendiren bu karar, özellikle YZ'nin erken aşama eğitimlerine katılan yöneticilerin sorumluluğunu ortaya çıkarabilecek nitelikte. Meta’nın daha önce sunduğu ve “resmi bir karar mekanizması olmadığı, sadece personelin torrent indirdiği” yönündeki savunmasının aksine, mahkeme kararı birçok süpervizör, yönetici ve üst düzey ismi daha geniş bir inceleme kapsamına alabilecek.

Meta’nın, YZ veri setlerinin oluşturulması aşamasında sorumluluğu üst düzey yöneticilere yüklemekten kaçınma çabası, bu kararla birlikte daha da zorlaşacak gibi görünüyor. Şirketin mahkemeye sunduğu belgelerde, veri setlerinin toplanmasının “gayriresmi bir yaklaşımla” yürütüldüğü ve yetkili bir kişinin herhangi bir karar almadığı iddia edilmişti. Buna karşın, bazı personellerin torrent indirme işlemleri için “teknik olarak” bir karar alındığı yönündeki ifadeleri dikkat çekmişti.

Zuckerberg de Sorgulanabilir

Yazarlar ve yayıncılar, Meta’nın telif haklarını ihlal eden eserleri bilerek indirdiği ve yasa dışı yollarla dağıttığı görüşünde. Torrent sisteminin doğası gereği, Meta’nın bu kadar büyük miktarda veriyi (80.6 TB veri LibGen’den, 35.7 TB veri ise Anna’s Archive’dan) indirmesi ve aynı zamanda dağıtım (seeding) yapmaması mümkün görünmüyor. Meta ise dağıtım yapmadığı yönünde savunma yapıyor.

Meta’nın personellerini suçlama çabası, personellerin bu tür yönlendirmelerden duyduğu rahatsızlığı göz ardı ediyor gibi görünüyor. Önceki davalarda ortaya çıkan şirket içi yazışmalar, bazı personellerin torrent indirme yönündeki talimatlara karşı çıktığını veya bu durumdan rahatsız olduğunu gösteriyor. Hatta bir çalışanın, “şirket bilgisayarından torrent indirmek doğru gelmiyor” şeklinde bir yorumu olduğu biliniyor. Başka bir çalışanın ise “bir yönetici veya başkan yardımcısı düzeyinde onay gerektiren” indirmeler başlattığına dair ifadeleri de mevcut. Bazı durumlarda, üst düzey yönetimin Anna’s Archive’dan alınan torrent indirmelerini önce durdurup sonra tekrar başlattığına dair tanıklıklar da bulunuyor. Meta, belirli torrent indirme eylemlerini kimin onayladığına dair iletişimin gizli olduğunu iddia etse de, erken bir tarihte ortaya çıkan bazı yazışmaların, örneğin LibGen’den indirme kararının “Mark Zuckerberg’e iletildikten sonra” alındığını gösterdiği iddia ediliyor.

Bu bağlamda, “Onay gerekiyordu; Meta’nın cevabı ise hiç kimsenin onaylamadığı yönünde” deniliyor. Meta’nın “hiç kimsenin bir şey torrentlemeye karar vermediği” yönündeki yorumunun kabul edilmesi, “Meta’nın 2022-2024 yılları arasında gölge kütüphanelerden defalarca torrent indirdiği” iddiasını göz ardı ediyor. Mahkeme, Meta’nın sunduğu argümanlardaki tutarsızlıklara dikkat çekiyor.

Meta’nın telif hakkı ihlali savunmasında, yazarların sadece Meta’nın eserlerinin transferine aracılık ettiğini kanıtlaması yeterli. Hixon’ın kararı, yazarlara kanıt bulma yolunda önemli bir adım daha attırdı. Ayrıca, mahkeme Meta’yı, kullandığı sunuculara, sanal makinelere ve bulut örneklerine ait “komut geçmişi dosyalarını” üretmeye de zorladı. Bu kayıt dosyaları, yazarların Meta’nın belirli eserleri dağıttığını kanıtlamasına yardımcı olabilecek verileri içerebilir. Ayrıca, Meta’nın iddia ettiği dağıtım “hafifletme” yöntemleri hakkında da daha fazla bilgi ortaya çıkarabilir.

Meta Mahkemeyi İkna Edemedi

Yazarlar ve yayıncılar, Meta’dan, eserlerini içeren “gölge kütüphane veri setlerini elde etme veya indirme kararını alan, onaylayan veya yetkilendiren her bir gerçek kişiyi” belirlemesini talep etti. Tespit edilen her kişi için, Meta’dan “dahil olma tarihleri ve hangi kararı aldığı, onayladığı veya yetkilendirdiği” bilgilerini sunması istendi. Aksi takdirde, Meta’nın kimseyi tespit edemediğine dair yeminli beyan vermesi gerektiği belirtildi.

Meta, bu talepleri “BitTorrent kullanımını bilen her Meta çalışanını tarama” talebi olarak nitelendirerek, keşif talebinin kapsamını daraltmaya çalıştı. Teknoloji devi, “tanımlama” ve “karar” kelimelerinin tanımlanması konusunda da itirazlarda bulundu. Meta, özellikle tartışmalı eserlerin dağıtılmasına kimin karar verdiğini belirleme konusunda çekinceli davrandı.

Meta, yüklemelerle ilgili bilgi talebine karşılık olarak, “‘Gölge Kütüphane Veri Setini’ yükleme veya dağıtma kararı alan, onaylayan veya yetkilendiren herhangi bir kişiden şu anda haberi olmadığını” iddia etti. Meta’ya göre, bu açıklama yeterliydi ve yayıncının bu yanıttan memnuniyetsizliği, daha fazla bilgi sağlanacağı anlamına gelmiyordu.

Meta, Entrepreneur Media’yı “spekülasyonla” suçlayarak, “belli hafifletme yöntemleri uygulandığı için dağıtım faaliyeti için birinin onay vermesi gerektiği” şüphesi için “hiçbir temel olmadığını” öne sürdü.

Personellerin ve yöneticilerin isimleri ile “görevleri, yaklaşık dahil olma tarihleri” ve “karara katkıda bulunup bulunmadığı, yetkilendirip, onaylayıp, yönlendirip, izin verip vermediği” gibi detayları sunmak yerine, Meta sadece isimleri sunmayı önerdi. Ancak Hixon bu öneriyi uygun bulmadı.

Üst düzey yöneticileri ismen belirtmekten kaçınmak için Meta, Llama 1 ve 2 gibi modellerin erken dönem YZ eğitimleri için veri setleri toplarken liderliğin “resmi” kararlar almasının yaygın bir uygulama olmadığını savundu. Meta’ya göre, sadece daha sonra “başlangıçtaki gayriresmi yaklaşımın daha yapılandırılmış inceleme ve onay süreçlerine yol verdiği” ifade edildi.

Ancak Hixon, yazarların taleplerini sadece resmi kararlarla sınırlamadığını belirterek Meta’nın argümanlarını yeterli bulmadı. Mahkeme başkanı, Meta’nın “gölge kütüphaneleri elde etme veya indirme kararı alan, yetkilendiren veya onaylayan kişi” sorularına daha fazla yanıt vermesi gerektiği yönünde karar kıldı.

Meta’nın bir diğer taktiği ise, torrent onaylarının “işbirlikçi” görüşmelerden geldiğini ve bu nedenle “tek bir karar vericinin olmadığını” iddia etmekti. Ancak Hixon, Meta’nın yazarların talebini dar yorumladığına işaret ederek, talebin “tek bir karar verici olduğu varsayımına dayanmadığını, tüm karar vericileri sorduğunu” belirtti.

Son olarak, Meta’nın YZ eğitimi için kullanılmayan korsan eserlere ne olduğubu hususunda da soruları yanıtlaması gerektiği Hixon tarafından belirtildi.

Meta ve Entrepreneur Media avukatları konuyla ilgili yorum yapmaktan kaçındı.

Önceki Haber
Kuantum Hata Düzeltmede Çığır Açan Gelişme: "Breakeven" Noktasının Çok Ötesine Geçildi!
Sıradaki Haber
AMD ve Intel'den Yapay Zeka Atağı: Geliştiriciler Artık Tek Bir Kütüphane Kullanacak

Benzer Haberler: