Bilim dünyasında yıllardır kabul gören bilgiler güncelleniyor. Yapılan yeni bir araştırmaya göre, Güneş Sistemi'nin en büyük gezegeni Jüpiter, bilim insanlarının onlarca yıldır düşündüğünden biraz daha küçük ve basık bir yapıya sahip.
Juno uzay aracından elde edilen radyo verileri kullanılarak yapılan detaylı ölçümler, gezegenin boyutları hakkındaki bilgileri yeniden şekillendirdi. Mevcut ölçümlerle daha önceki veriler arasındaki farklar küçük olsa da, bu yeni bilgiler Jüpiter'in ve benzer yapıdaki Güneş Sistemi dışındaki diğer gaz devlerinin iç yapısını anlamak için modelleri geliştiriyor. Araştırma ekibi bulgularını Nature Astronomy dergisinde yayımladı.
Çalışmanın ortak yazarlarından, İsrail'deki Weizmann Bilim Enstitüsü'nde görevli gezegen bilimci Yohai Kaspi, yaptığı açıklamada, "Ders kitaplarının güncellenmesi gerekecek. Elbette Jüpiter'in boyutu değişmedi, ancak onu ölçme şeklimiz değişti." ifadelerini kullandı.
Şimdiye kadar, bilim insanlarının Jüpiter'in boyutları ve şekli hakkındaki bilgileri, yaklaşık 50 yıl önce radyo dalgaları kullanılarak gerçekleştirilen Voyager 1 ve 2 ile Pioneer 10 ve 11 görevlerinin altı ölçümüne dayanıyordu. Bu ölçümler, standart olarak kabul edilmişti.
Ancak 2016 yılında Jüpiter'e ulaşan ve o zamandan beri bu gaz devini ve uydularını inceleyen Juno görevi, son iki yılda çok daha fazla radyo verisi topladı. Bu ek veriler sayesinde araştırmacılar, Jüpiter'in boyutlarını her yönde yaklaşık 1.300 fit (400 metre) kadar hassaslaştırdı.
Kaspi, "Sadece Jüpiter'e olan mesafeyi bilerek ve onun dönüşünü izleyerek, boyutunu ve şeklini anlamak mümkün. Ancak gerçekten doğru ölçümler yapmak daha sofistike yöntemler gerektiriyor." diye belirtti.
Işığı Bükmek
Yeni çalışmada bilim insanları, Juno'dan Dünya'ya geri dönen radyo sinyallerinin, gezegen sinyali tamamen engelleyene kadar atmosferden geçerken nasıl büküldüğünü izledi. Bu ölçümler, ekibin gezegenin gaz yapısını hafifçe değiştiren rüzgarlarını hesaba katmasını sağladı. Ardından, bu bilgiyi gezegenin şekli ve boyutu hakkında hassas hesaplamalar yapmak için kullandılar.
Yeni verilerle ekip, gezegenin kutbundan merkezine olan yarıçapının 41.534 mil (66.842 km) olduğunu hesapladı. Bu, önceki ölçümlerden 7,5 mil (12 km) daha küçük bir değer. Ekvatordaki yeni hesaplanan yarıçap ise 44.421 mil (71.488 km) olarak bulundu; bu da daha önceki düşünülenden 2,5 mil (4 km) daha az.
Çalışmanın bir diğer ortak yazarı ve Weizmann Bilim Enstitüsü'nde gaz devleri uzmanı Eli Galanti, "Bu birkaç kilometre önemlidir. Yarıçapı sadece biraz değiştirmek, Jüpiter'in iç yapısına dair modellerimizin hem yerçekimi verilerini hem de atmosferik ölçümleri çok daha iyi uyum sağlamasına olanak tanıyor." dedi.
Araştırmacılar, güncellenmiş ölçümlerin Jüpiter'in iç yapısına dair anlayışımızı geliştireceğini ve ayrıca bilim insanlarının Güneş Sistemi dışındaki gaz devlerinden elde edilen verileri yorumlamalarına yardımcı olacağını belirtti.
Kaspi, "Bu araştırma, gezegenlerin nasıl oluşup evrimleştiğini anlamamıza yardımcı oluyor. Jüpiter muhtemelen Güneş Sistemi'nde oluşan ilk gezegendi ve içindeki olanları inceleyerek, Güneş Sistemi'nin ve bizim gibi gezegenlerin nasıl var olduğuna dair anlayışımıza yaklaşıyoruz." şeklinde konuştu.