Ara

İki Yaygın Takviye, Ölümcül Beyin Kanseriyle Savaşta Umut Vadediyor

Glioblastoma, oldukça agresif bir kanser türüdür. Ancak, iki yaygın takviye üzerinde yapılan yeni bir çalışmadan elde edilen umut verici sonuçlar, bu hastalığın tedavisinde yeni bir yol sunabilir.

Çalışmada kullanılan takviyeler resveratrol ve bakırdır. Her ikisi de 'nutrasötik' olarak bilinen, yani sağlık faydaları olduğuna inanılan bitki veya gıda özleridir.

Hindistan'daki Tata Memorial Hastanesi'nde yürütülen bir araştırmada, ameliyat hazırlığı yapan 10 glioblastoma hastası, resveratrol ve bakır içeren tabletler aldı. Araştırmacılar, ameliyat sırasında alınan hastaların beyin tümörü örneklerini, takviye almadan ameliyat olan 10 kontrol hastasının örnekleriyle karşılaştırdı.

Ön sonuçlar umut verici görünse de, araştırmacılar hastaların takviyeleri almaya başlamalarından yaklaşık iki hafta sonra hızla alınan tümörlerin boyutunu veya ilerlemesini değil, beyin tümörü örneklerindeki hücre belirteçlerini analiz etti.

Bilimsel yayınlarda yer alan bilgilere göre, bu sonuçlar basit, ucuz ve toksik olmayan bir nutrasötik tabletin potansiyel olarak glioblastomayı iyileştirme gücüne sahip olduğunu göstermektedir.

Tablet alan hastalardan alınan örneklerde, kanser büyümesinin bir protein biyobelirteci, takviye almayanlara göre yaklaşık üçte bir oranında azaldı. Ancak tümörlerde daha az agresif olduklarına işaret edecek görünür bir değişiklik gözlemlenmedi.

Araştırmacılar ayrıca, tedavi grubundaki doku örneklerinde, kontrol grubuna kıyasla kansere karşı bağışıklık sistemi tepkilerini engelleyebilen belirli protein seviyelerinin ortalama yüzde 41 daha düşük olduğunu buldu.

Kanser büyümesine katkıda bulunabilen kök hücre belirteçleri için üç biyobelirteç, tedavi edilen tümör örneklerinde yüzde 56 daha düşüktü.

Herhangi bir önemli yan etki gözlemlenmedi. Klinik çalışma devam etmekte olup, toplam 66 hastayı dahil etmeyi ve en az 2 yıl boyunca altı aylık taramalarla takip etmeyi amaçlamaktadır. Sadece bu şekilde, kısa süreli takviye tedavisinin hastaların hayatta kalma oranları üzerinde anlamlı bir etkisi olup olmadığını bilebileceğiz.

Araştırmacılar ve meslektaşları, resveratrol ve bakırı test ettiler çünkü önceki çalışmaları, bu takviyelerin hücreler tarafından alındığında DNA'ya zarar veren hücre dışı kromatin parçacıklarını ('cfChPs') 'devre dışı bırakabileceğini' göstermiştir.

Araştırmacılar, tedavi edilen glioblastoma hastalarının beyinlerinde cfChPs'nin neredeyse hiç bulunmadığını tespit etti.

Glioblastomanın düşük hayatta kalma oranları göz önüne alındığında, bilim insanları bu tümörlerle mücadele etmek için yeni ve gelişmiş yollar bulmaya çalışıyorlar ve bu çalışma keşfedilecek başka bir yol sağlayabilir.

Araştırmacılar, antik Yunan'dan beri 2.500 yıldır kanser hücrelerini öldürmeye çalıştıklarını ancak başarılı olamadıklarını belirtiyor.

Belki de kanser tedavisine farklı bakmanın ve kemoterapi ile radyoterapi ile onları yok etmek yerine tümörleri iyileştirmeye çalışmanın zamanı gelmiştir.

Ekibin resveratrol ve bakır takviyeleriyle elde ettiği son bulgular, bu yaklaşıma bir miktar değer olduğunu göstermektedir, ancak tamamlanan denemenin sonuçları için birkaç yıl daha beklememiz gerekecektir.

Bu araştırma, BJC Reports'ta yayımlanmıştır.

Önceki Haber
Teknoloji Devi OpenAI'dan Şaşırtıcı Yenilik: ChatGPT ile Fotoğraf Manipülasyonu Artık Çok Kolay!
Sıradaki Haber
Zaman Neden Her Yıl Aralık Ayını Daha Hızlı Getiriyor? Bilimsel Açıklaması Teknoscope'ta!

Benzer Haberler: