Gök bilimciler, alıştığımızın dışında bir gezegen sistemine ait, normalde oluşması beklenmeyen bir bölgede yörüngede dönen kayalık bir gezegen tespit etti. Bu keşif, gezegen oluşum teorilerimizi yeniden gözden geçirmemize neden oluyor.
Genellikle, kayalık gezegenler yıldızlara daha yakın oluşurken, gaz devleri daha uzakta şekillenir. Kendi Güneş Sistemi'mizde de durum böyledir. İç kısımlarda Merkür, Venüs, Dünya ve Mars gibi kayalık gezegenler yer alırken, asteroid kuşağının ötesinde Jüpiter, Satürn, Uranüs ve Neptün gibi devasa gaz gezegenleri bulunur.
Ancak, yakın zamanda keşfedilen ve dört gezegenden oluşan bu sistemde, ilk üç gezegen bu genel kurala uyuyor. İşin ilginç yanı, sistemin en dış kenarında, yani iki gaz gezegeninin de ötesinde yörüngede dönen kayalık bir gezegenin bulunması. Araştırmacılara göre bu durum, gezegen oluşum diskindeki gazın tükenmesinden sonra bu kayalık gezegenin oluştuğunu gösteriyor. Bu bulgular, 12 Şubat'ta saygın bir bilim dergisinde yayımlandı.
Keşfi yapan ekibin üyelerinden biri, bu durumun sistemi 'benzersiz bir iç-dış sistem' haline getirdiğini belirtiyor. Uzmanlar, kayalık gezegenlerin genellikle ana yıldızlarından uzakta, gaz devlerinin yörüngelerinin dış kısımlarında oluşmasının beklenmediğini vurguluyor.
Gezegenler oluşup büyürken, toz, metal ve diğer katı maddeleri bir araya toplar. Güneş'ten uzaklaştıkça, su ve metan gibi maddeler daha soğuk sıcaklıklar nedeniyle katı halde kalır. Dış kısımdaki gezegenler büyüdükçe, çevrelerindeki hidrojen ve helyumu çekerek gaz devlerine dönüşmüştür.
Gezegen oluşumuna ilişkin teorilerimiz, büyük ölçüde kendi Güneş Sistemi'mizde gözlemlediklerimize dayanıyor. Ancak, giderek daha fazla farklı ötegezegen sistemi keşfetmemizle birlikte, bu teorileri yeniden değerlendirmeye başladık.
Yapılan yeni çalışmada, araştırmacılar, 2019 ile 2023 yılları arasında Geliş Zamanlı Gezegen Avcısı Uydusu (TESS) tarafından gözlemlenen kırmızı cüce yıldızı LHS 1903'ün etrafındaki ötegezegenleri inceledi. Bir gezegen, yıldız ile uydu arasında geçtiğinde, yıldızın ışığında hafif bir azalma meydana gelir. Ardından, ötegezegen karakterizasyon uydusu (CHEOPS) kullanılarak bu gezegenlerin özellikleri analiz edildi.
Bilim insanları, yıldızın etrafında, dış kısımdaki kayalık gezegen de dahil olmak üzere dört ötegezegen tespit etti. Ekip, gezegenlerin muhtemelen aynı anda oluşmadığı, aksine tek tek oluştukları ve her bir sonraki gezegenin oluştuğu ortamı değiştirdiği sonucuna vardı.
Araştırmacılar, bu son oluşan dış gezegen oluştuğunda, yıldız sisteminin gezegen oluşumu için hayati önem taşıyan gazdan yoksun kalmış olabileceğini düşünüyor. Buna rağmen küçük, kayalık bir dünyanın beklenenin dışında var olması dikkat çekici. Bu, gazdan fakir bir ortamda oluşan ilk gezegen kanıtını bulduğumuz anlamına geliyor.
Ekip, bu uzak kayalık gezegenin atmosferini bir çarpışma sonucu kaybettiği veya bir gaz gezegeniyle yer değiştirdiği gibi olasılıkları da dışladı.
Gezegenlerin nasıl oluştuğu ve evrimleştiği hakkında hala birçok gizem çözülmeyi bekliyor. Bu tür ipuçları, bu büyük bilmeceyi çözmek için tam da CHEOPS'un yapması gereken şey. Bu keşif, gezegen bilimindeki ilerlemeler için heyecan verici bir adım olarak öne çıkıyor.