Bilim insanları, gelişmiş uzaylı medeniyetlerinin tıpkı ateş böcekleri gibi, gözümüzün önünde olabilecek bir şekilde, yanıp sönen ışıklarla iletişim kurabileceğini öne sürüyor. Bu durum, mevcut gözlem tekniklerimize güvenmeye devam edersek, dünya dışı canlıları tespit etmemizi çok daha zor hale getirebilir.
Bu ilginç düşünce deneyi, uzaylı zekası hakkında merak uyandırıcı soruları gündeme getirse de, bu tür sinyallerin gerçekten var olduğuna dair bir kanıt sunmuyor.
Bugüne dek uzaylı zekasını keşfetme çabaları, uzaklardaki insan benzeri medeniyetlerin izlerini bulmaya odaklandı. Örneğin, uzaylı yaşamı arayışına adanmış önde gelen kuruluşlardan biri olan SETI Enstitüsü, zamanının büyük bölümünü uzak gezegenlerden gelen radyo sinyallerini veya teorik Dyson küresi gibi teknolojik devasa yapıların yaydığı ısıyı arayarak geçiriyor.
Ancak bazı bilim insanları, bu araştırmaların "antropomorfik bir önyargı" taşıdığına inanıyor. Bu, bizim, insan olmayan varlıkları kendi insan bakış açımızla anlamaya çalıştığımız anlamına geliyor ve bize tamamen yabancı olabilecek medeniyetleri gözden kaçırmamıza neden olabilir. Bu önyargı nedeniyle, yaşamın umut verici belirtilerini ıskalıyor olabiliriz.
Geçtiğimiz günlerde bir ön baskı sunucusunda yayımlanan yeni bir çalışmada, araştırmacılar uzaylı bir medeniyetin iletişim kurabileceği yeni bir yol öneriyor: birbirlerine ateş böcekleri gibi yanıp sönerek. Bu yanıp sönen sinyaller, özel ve karmaşık iletişimler için kullanılabilir. Ancak araştırmacılar, bunların daha çok diğer medeniyetlere doğru yaygın bir şekilde, aydınlık ve tekrarlayan bir işaret gibi yayınlanma olasılığının daha yüksek olduğunu savunuyor.
Dünya'da ateş böcekleri, içlerindeki kimyasal reaksiyonların neden olduğu düzenli olarak tekrarlanan yanıp sönmelerle iletişim kurar. Bu yanıp sönmelerin temel amacı eş bulmaktır. Ancak bu sinyaller basit olsa da, farklı ateş böceği türlerinin birbirlerini ayırt etmelerini sağlar.
Araştırmacılar, benzer yanıp sönmelerin bir uzaylı medeniyeti tarafından "buradayız" sinyali olarak kullanılabileceğini öne sürüyor. Ve uzay, tekrarlayan ışık patlamalarıyla dolu.
Yeni çalışmada, araştırmacılar bu sinyallerin nasıl görünebileceğine dair bir fikir edinmek için, hızla dönen, yüksek manyetik alana sahip ve düzenli elektromanyetik radyasyon demetleri yayan nötron yıldızları olan 150'den fazla atarcaların (pulsar) yanıp sönmelerini analiz ettiler. Yapay sinyallere dair herhangi bir kanıt bulamasalar da, atarcalarla ateş böceklerinin sinyalleri arasında bazı benzerlikler tespit ettiler ve gelecekteki ateş böceği benzeri yanıp sönmeleri diğer doğal nesnelerden, örneğin atarcalardan tespit etmenin yollarını önerdiler.
Çalışma ekibi, bu tür sinyallerin, radyo dalgalarının yaygın kullanım ihtiyacını aşmış, uzun ömürlü uzaylı medeniyetlerinde evrimleşme olasılığının daha yüksek olduğunu savunuyor. Araştırmacılar, benzer bir ilerlemenin Dünya'da da yaşandığını, daha spesifik ve yoğun radyo sinyallerine sahip iletişim uydularının kullanımının, gezegenimizin uzaktan daha "radyo sessiz" görünmesine neden olduğunu belirtiyor.
Ve biz doğal olarak bu şekilde iletişim kurmayı düşünmesek bile, bu durum başka medeniyetlerin böyle iletişim kuramayacağı anlamına gelmez.
Çalışmanın ortak yazarlarından biri, "İletişim, tüm yaşam formlarında temel bir özelliktir ve harika bir çeşitlilikte biçim ve strateji sergiler" dedi. "İnsan olmayan iletişimi dikkate almak, uzaylı iletişiminin neye benzeyebileceği ve bir yaşam teorisinin neyi açıklaması gerektiği konusundaki sezgilerimizi ve anlayışımızı genişletmek istiyorsak esastır."
Bu, insan olmayan sinyallerin nasıl görünebileceğinin sadece bir örneği ve araştırmacılar, başkalarını "insan merkezci" kutunun dışına çıkarak insan benzeri olmayan bir medeniyetin nasıl iletişim kurabileceğine dair başka yollar bulmaya teşvik ediyor.
Araştırmacılar, "Çalışmamız kışkırtıcı bir düşünce deneyi ve SETI ile hayvan iletişimi araştırmalarını daha doğrudan etkileşim kurmaya ve birbirlerinin içgörülerinden daha sistematik olarak yararlanmaya bir davettir" dedi.