Formaldehit içermeyen saç düzleştirme ürünleri, formaldehit içerenlere kıyasla daha güvenli bir seçenek olarak popülerlik kazanmış olsa da, yeni bir vaka serisi bu alternatif ürünlerin güvenliğini sorgulatıyor. Formaldehit, formaldehidi solüsyon halindeki formları olan formalin ve metilen glikol ile birlikte, saç düzleştirme ve yumuşatma ürünlerine raf ömrünü uzatmak ve saçın dokusunu uzun süre sabit tutmak amacıyla ekleniyor.
Ancak son yıllarda, çeşitli ülkeler sağlık endişeleri nedeniyle bu kimyasalın saç düzleştirme ürünlerinden yasaklanması yönünde adımlar attı. Isıtıldığında, bu tür saç uygulamaları sırasında olduğu gibi, formaldehit gaz olarak havaya salınıyor. Bu durum cilt tahrişi, öksürük, hırıltı ve gözlerde yanma gibi ani sorunlara yol açabiliyor. Özellikle tekrarlanan maruziyetlerde ise formaldehit, kısırlık sorunları, astım ve lösemi ile nazofarengeal kanserler gibi kanser riskini artırabiliyor.
Bu sorunlar göz önüne alındığında, bu ürünlerin formaldehitsiz versiyonları genellikle daha güvenli seçenekler olarak lanse ediliyor. Ancak yeni vaka serisine göre bu durum, onların tamamen zararsız olduğu anlamına gelmiyor. Özellikle, formaldehitsiz saç düzleştirme ürünlerinde bulunan ve saç düzleştirici görevi gören glioksilik aside bağlı potansiyel bir böbrek hasarı riski öne çıkıyor.
Yapılan bir araştırma, farklı kuaför salonlarında bu saç düzleştirme işlemleri uygulandıktan sonra zehirlenme belirtileri gösteren 13 kadın ve genç kızın vaka detaylarını inceliyor. Hastalar, saç düzleştirme uygulamalarından iki ila 72 saat sonra kendilerini hasta hissetmeye başlamışlar. Çalışma yazarları, bu araştırmalar yayınlanmadan önce dahi, benzer ihbarlar aldıklarını ve bu durumun kendilerini kuaför salonlarını ziyaret etmeye yönelttiğini belirtiyor. Bu ziyaretlerde, saç düzleştirme ürünlerinde glioksilik asidin varlığı tespit edilmiş.
15 ila 53 yaş arasındaki 13 hasta, kusma, karın ağrısı ve saç derisinde döküntü gibi semptomlar geliştirmiş. Hastaların on ikisinde, kanda kreatinin atık ürününün birikmesi, idrar çıkışının azalması ve atılan az miktarda idrar örneklerinde küçük kristallerin bulunmasıyla kanıtlanan akut böbrek hasarı gelişmiş.
Böbrek hasarı geliştirmeyen tek hasta, çok hızlı bir şekilde tedaviye alınmış. Hastaneye başvurduktan yalnızca altı saat sonra ve hastaneye kabulden iki saat sonra, glioksilik asidin vücut tarafından parçalanmasına yardımcı olduğuna inanılan B vitaminleri olan tiamin ve piridoksin almış.
Kuaför salonlarında glioksilik asit içeren ürünler bulmanın yanı sıra, tıbbi merkezdeki toksikoloji ekibi bazı salonlarda yetersiz havalandırma olduğunu da tespit etmiş. Hastalar bir ila 10 gün arasında hastanede kalmışlar. Hastalardan hiçbiri hemodiyaliz ile kanlarının filtrelenmesine ihtiyaç duymamış ve ölüm vakası yaşanmamış.
Vaka serisinin nispeten az sayıda hastayı kapsaması, böbrek biyopsisi içermemesi ve kısmen retrospektif (geçmişe dönük) olarak yürütülmüş olması dikkate değerdir. Ancak glioksilik asidin böbrek sorunlarıyla ilişkilendirilmesi ilk kez olmuyor. Bu bileşeni içeren saç ürünleri, geçmişte anekdot raporlarda ve bir kadının tekrarlanan böbrek hasarı vakasında da böbrek hasarıyla ilişkilendirilmiş.
Yazarlar, "Bu bulgular, glioksilik asit içeren saç ürünleriyle ilişkili, potansiyel olarak yeterince tanınmayan bir böbrek toksisitesi riskini vurgulamaktadır. Hızlı tanıma ve erken tedavi, özellikle tiamin ve piridoksin ile, böbrek hasarının şiddetini azaltabilir. Riski daha iyi tanımlamak ve gelecekteki vakaları önlemek için daha fazla çalışma ve düzenleyici eylem gereklidir" sonucuna varmışlar.
Bu arada, Amerika Birleşik Devletleri'nde Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), Nisan 2024'te saç düzleştirme ve yumuşatma ürünlerinde formaldehiti yasaklamaya hazırlanıyordu. Ancak önerilen karar 2024 yılında birkaç kez ertelendi ve 2025 yılında ilerleme kaydedilmedi. Şimdilik FDA, tüketicileri formaldehit veya ilgili bileşenleri içeren saç ürünlerini satın alıp kullanmaktan kaçınmaları konusunda teşvik ediyor. Bazı uzmanlar glioksilik asidin de saç düzleştirme ve yumuşatma ürünlerinden yasaklanması gerektiğini belirtse de, bu konuda henüz bir adım atılmamış durumda.