Bilim dünyasında büyük yankı uyandıran bir gelişmeyle, eski Google CEO'su Eric Schmidt ve eşi Wendy Schmidt, astronomi alanında devrim yaratacak dört yeni teleskop projesini tek başlarına finanse etme kararı aldı. Bu yatırım, özellikle uzay tabanlı Lazuli adlı yeni teleskopla, Hubble Uzay Teleskobu'na teknolojik olarak daha gelişmiş bir alternatif sunmayı hedefliyor.
Tarihsel olarak büyük astronomik araçların finansmanı genellikle zengin hayırseverlerin ilgi alanına girerken, II. Dünya Savaşı sonrası bu yük büyük ölçüde devletlere ve akademik kurumlara kaymıştı. Bunun temel nedenleri, büyüyen teleskop aynalarının maliyetindeki katlanarak artış ve uzay yolculuğunun getirdiği ek masraflardı. Ancak şimdi, Schmidt çiftinin bu eğilimi tersine çevirebilecek devasa yatırımıyla durum yeniden değişiyor.
Eric ve Wendy Schmidt çifti, bu dört projeden oluşan 'Schmidt Gözlemevi Sistemi' için yaptıkları yatırımın miktarını tam olarak açıklamadı. Ancak yapılan tahminler, bu miktarın en az yarım milyar dolar civarında olabileceğini gösteriyor. Bu proje, bilim ve teknolojiye olan derin ilgileriyle bilinen Schmidt çiftinin, hükümetlerin veya özel sektörün finanse etmeyeceği yenilikçi araştırma alanlarına kaynak aktarma felsefesini de yansıtıyor.
Derin Mavi Göz Lazuli
Adını, değerli bir taş olan Lapis Lazuli'nin derin gök mavisi renginden alan Lazuli, 3.1 metrelik bir ana aynaya sahip olacak bir optik uzay teleskobudur. Hubble Uzay Teleskobu'nun ana aynasının çapı 2.4 metre olduğu düşünüldüğünde, Lazuli'nin ne kadar büyük bir gelişme sunduğu anlaşılıyor. 2028'in sonlarına doğru fırlatılması ve 2029'da bilimsel operasyonlarına başlaması planlanan Lazuli, Hubble'dan önemli farklara sahip olacak.
Lazuli'nin en dikkat çekici farklarından biri yörüngesi olacak. Hubble'ın Dünya'ya yaklaşık 500 km mesafede yer alması ve giderek artan uydu trafiğinden etkilenmesiyle karşılaştırıldığında, Lazuli çok daha uzak, 77.000 km ile 275.000 km arasında değişen eliptik bir yörüngede bulunacak. Bu yükseklik, teleskoba çok daha net bir görüş alanı sağlayacak ve veri indirme hızını artıracak. Ayrıca Lazuli, yıldızların ışığını engelleyerek ötegezegenlerin atmosferlerini ve diğer detaylarını incelemeye olanak tanıyan bir koranograf cihazına sahip olacak.
Schmidt Bilim Vakfı'nın başkanlığını yürüten Stuart Feldman, Lazuli projesinin hızla ilerlediğini ve mevcut teknolojik gelişmelerin Hubble'dan bu yana kaydedilen ilerlemeleri kullanıma sunduğunu belirtti. NASA'nın büyük uzay teleskobu projelerinin genellikle 25 yıl süren geliştirme süreçlerine kıyasla, Lazuli'nin beş yıldan kısa sürede tamamlanması oldukça iddialı bir hedef. Feldman, NASA'nın üstlenmekte tereddüt edeceği riskleri aldıklarını ancak projeyi titizlikle yürüterek yüksek başarı olasılığı hedeflediklerini de sözlerine ekledi.
Yerdeki Gözler
Schmidt çiftinin finanse edeceği diğer üç teleskop ise karasal tabanlı olacak. ABD'nin güney ve batı bölgelerine yerleştirilecek bu teleskoplar, modern bilgisayar gücü, depolama ve yapay zeka işleme yeteneklerinden faydalanacak şekilde modüler bir tasarıma sahip.
- Argus Dizisi: Teksas'ta kurulması planlanan bu sistem, 1.200 adet 11 inç aynalı teleskoptan oluşacak ve 8 metrelik optik bir teleskobun etkisini taklit edecek. Kuzey Yarımküre semasını tamamen görüntüleyecek. Bir saniyede bir görüntü üreterek, gece gökyüzünün adeta filmini çekecek olan bu proje, supernova gibi olayları analiz etmek için geriye dönük kayıtları inceleme imkanı sunacak.
- DSA Radyo Teleskobu: Nevada'da bir vadiye yerleştirilecek olan bu sistem, yaklaşık 6 metre çapında 1.600 adet radyo anteninden oluşacak. Günümüzün Netflix veri akışından daha hızlı bir veri işleme kapasitesine sahip olması beklenen bu teleskop, evrendeki milyarlarca radyo kaynağını haritalandıracak.
- LFAST: Arizona'da kurulması beklenen bu enstrüman, büyük açıklıklı spektroskopi yapacak. 20 adet 80 cm aynanın tek bir raf içinde yer almasıyla 3 metrelik bir teleskobun gözlemsel gücüne eşdeğer bir performans sunacak. Bu sistem, diğer dünyalardaki yaşam belirtilerini araştırma potansiyeline sahip olacak.
Schmidt Gözlemevi Sistemi'ndeki tüm teleskopların ortak noktası, modern teknolojilerin sunduğu imkanlarla tasarlanmış olmaları. Miniyatürleşen elektronik bileşenler, güçlü bilgisayarlar, yapay zeka ve daha uygun maliyetli uzaya fırlatma teknolojileri, bu projelerin hayata geçmesini mümkün kılıyor. Petabaytlarca veri depolama ihtiyacı duyan bu teleskoplardan elde edilecek veriler, yapay zeka sayesinde analiz edilerek yeni keşiflerin önünü açacak.
Projenin en önemli yönlerinden biri, elde edilecek tüm verilerin ücretsiz ve açık bir şekilde küresel astronomi topluluğuyla paylaşılacak olması. Schmidt çifti, bu projenin ticari bir proje olmadığını ve teleskopların kullanım hakkının satılmayacağını vurguluyor. Bunun yerine, en iyi bilimsel fikirlerin ve gözlemlerin rekabetçi bir şekilde belirleneceği bir model benimsenecek.