Bellek tedarikçileri, DRAM sözleşmelerinde geleneksel yöntemleri kökten değiştirerek yeni anlaşmalarda daha yüksek fiyatları sabitleme yoluna gidiyor. Son raporlar, bu yeni stratejinin spot fiyatları da etkilediğini ve sektörü 'ilginç' bir sürece soktuğunu gösteriyor.
DRAM Üreticileri Anlaşma Sürelerini Kısalttı: Sadece Birkaç Haftayla Sınırlı
Sektör genelinde, bellek kıtlıkları tüketici perspektifinden sıkça dile getirilse de, tedarik zincirindeki oyuncular için durum oldukça farklı. DRAM tedarik sıkıntısı döneminde, Samsung, SK hynix ve Micron gibi bellek tedarikçilerinin tek bir şeye odaklandığı görülüyor: üretim hatlarından elde edilecek kârı maksimize etmek. Koreli bir medya kuruluşunun raporuna göre, tedarikçiler DRAM fiyatlarındaki değişimi yansıtmak için sözleşmelere "sözleşme sonrası ödeme" şartları eklemeye başladılar.
Genellikle, uzun vadeli anlaşmalarda (LTA) müşteriler yıllık bir sözleşme yapar ve DRAM fiyat değerlendirmeleri üç ayda bir yapılır. Ancak günümüz piyasasında, DRAM sözleşme fiyatları hızla değişiyor ve günlük, haftalık gibi daha kısa zaman dilimlerinde büyük dalgalanmalar yaşanıyor. Bu durum, "fiyat sabitleme" içeren uzun vadeli anlaşmaların bellek üreticileri için çok da kârlı olmayacağı anlamına geliyor.
Tedarikçi tarafındaki bu "sorunu" çözmek için, sözleşme sonrası ödeme anlaşmaları yapıldığı iddia ediliyor. Bu, kısa vadeli anlaşmalar imzalandıktan sonra DRAM fiyatları önemli ölçüde yükselirse, alıcıların sözleşme süresinin sonunda bu değişen fiyatları ödemesi gerekeceği anlamına geliyor. Eğer Micron gibi şirketlerin DRAM fiyatlarının düşmesi durumunda sorun yaşayabileceğini düşünüyorsanız, yanılıyorsunuz çünkü tedarikçiler bu fiyat eğiliminin yavaşlama ihtimalini görmüyorlar.
Amerika merkezli birçok teknoloji şirketi, bellek üreticileriyle uzun vadeli anlaşmalar imzalamak için yarışıyor. Bu durumda yarış, zamanla değil, hangi müşterinin bellek üreticileri için daha yüksek kâr getirebileceğiyle ilgili. Yapay zeka altyapı yatırımlarının körüklediği devasa DRAM talebiyle, tüm DRAM sektörünün şu anda bir tür "panik" içinde olduğunu söylemek yanlış olmaz.